Although Basil of Caesarea is commonly regarded as the founding figure of monasticism in Anatolia, by the time he undertook this work in the late 350s, monastic life had already made considerable progress and had begun to take institutional form. The leading figure in this development was Eustathius, bishop of Sebaste, who was about thirty years older than Basil and served as his spiritual guide. Eustathius was not renowned as an orator, but his spiritual charisma enabled him to persuade thousands in Anatolia to adopt the ascetic life. For these communities he established a structured program encompassing worship, fasting, manual labor, and charitable works. In contrast to the Egyptian model, which located monasteries in remote deserts and mountains, Eustathius situated his monastic communities within towns and cities, in close connection with the Church. Many of these features were later incorporated into Orthodox Byzantine monasticism, for which Basil came to be seen as the chief representative. The church historian Sozomen even describes Eustathius as the true founder of monasticism in Anatolia and suggests that he may have been the actual author of Basil’s ascetic writings. For much of their careers, Basil and Eustathius acted in concert. During the Arian controversy they aligned themselves with the Homoiousian bishops—those who professed the doctrine of the “similar essence”—a position then widespread in Anatolia. This group charted a middle course between the Nicene defenders of the “same essence” (homoousios) and the Anomoeans, who emphasized the dissimilarity of essence between Father and Son. Together with Macedonius of Constantinople and Basil of Ancyra, Eustathius emerged as one of the leading figures of this party; these people were also responsible for laying the theoretical and practical foundations of monasticism in Anatolia. The more extreme aspects of Eustathius’ ascetic program were condemned and prohibited at the Synod of Gangra (Çankırı) in the 350s. Nevertheless, he continued to serve as bishop of Sebaste, and it appears that some of the censured practices persisted in modified form. Basil initially followed Eustathius closely, both in ascetic practice and in doctrinal alignment. Yet in 373, together with his brother Gregory of Nyssa and his close friend Gregory of Nazianzus, Basil assumed leadership of the Neo-Nicene movement committed to the homoousios formula. After this shift, Basil and his allies distanced themselves from Eustathius, censured him, and effectively erased traces of their earlier association. Even so, the defining features of Byzantine monasticism—long attributed to Basil—owe their conceptual and practical origins to Eustathius. For this reason, he deserves more sustained scholarly attention. The present article seeks, on the basis of both primary sources and modern studies, to reconstruct the life of this significant figure, his ascetic vision, and his doctrinal stance.
Homoiousianism Arianism Christian Monasticism Heterodoxy Orthodoxy Orthopraxy
Her ne kadar Anadolu manastırcılığının kurucu figürü olarak Kayzeria’lı Basileus gösterilse de Basileus 350’li yılların sonunda bu faaliyete giriştiğinde manastırcılık epeyce yol almıştı ve kurumsallaşma başlamıştı. Burada en etkin lider ise Basileus’tan 30 yaş kadar büyük olan ve Basileus’un da manevi lideri konumundaki Sebastea piskoposu Eustathius’tu. Eustathius çok belagat sahibi bir hatip değildi; ancak manevi karizması ile Anadolu’da binlerce insanı asketik yaşam sürmeye ikna etti; ibadet, oruç, üretim ve hayır hizmetlerinden oluşan bir program ile manastırları teşkilatlandırdı. Manastırları yerleşim yerlerinden uzak çöllerde ve dağ başlarında konumlandıran Mısır manastır modelinin aksine, Eustathius manastır cemaatlerini Kilise’yle iç içe olacak şekilde şehir ve kasaba merkezlerinde konumlandırdı. Bu özelliklerin çoğu Basilues’un temsil ettiği şekilde Ortodoks Bizans manastırcılığına mal oldu. Kilise tarihçisi Sozomon’e göre Anadolu’daki manastırcılığın asıl kurucusu Eustathius idi; hatta Basileus’un asketik yazılarının müellifi de oydu. İkili kariyerlerinin büyük kısmında birlikte hareket ettiler. İkisi de Aryüsçülük tartışmasında Anadolu’daki piskoposların çoğunun görüşü olan benzer özcü (homoiousius) piskoposlarla hareket etti. Bu grup İznikçi “aynı özcü” (homoousius) görüş ile Aryüs’ü takip eden Baba ile Oğul arasındaki ayrışmayı vurgulayan “benzemez özcü” (anomean) görüşleri arasında orta yolu takip ediyordu. Eustathius, Konstantinopol’lü Macedonius, Ancyralı Basileus ile birlikte bu grubun en önemli liderlerinden biriydi. Söz konusu grup aynı zamanda hem teorik hem pratik bakımdan Anadolu manastırcılığının temellerini atmıştır. Eustathius’un temsil ettiği asketizm anlayışının aşırılıkları 350’li yıllarda gerçekleşen Gangra (Çankırı) sinodunda mahkûm edilip yasaklanmıştır. Ancak buna rağmen Eustathius Sebasta piskoposu olarak devam etmiştir. Bu eleştirilen asketik uygulamaların bir kısmının devam ettirildiği sanılmaktadır. Basileus da her iki cephede onu takip ederek onunla birlikte hareket etti. Ancak 373 yılında Basileus, kardeşi Nyssa’lı Gregorius ve en yakın dostu Nazianzus’lu Gregorius ile birlikte, aynı özcü (homoousius) Neo-İznikçi pozisyonun liderliğini üstlendi. Bu ayrışmadan sonra Basileus ve arkadaşları Eustathius’a cephe alarak onu sansürlediler; onun daha önce kendileriyle olan tüm ilişkilerini yok saydılar. Ancak Basileus’un kurucusu sayıldığı Bizans manastırcılığının ayırıcı özelliklerinin fikir babası Eustathius’tur ve bu özelliği ile daha derin tarihsel araştırmaları hak eder. Bu makalenin konusu kaynaklardaki bilgiler ve modern çalışmalardan yola çıkarak bu önemli şahsiyetin hayatını, asketik görüşlerini ve doktrinel duruşunu ortaya koymaktır.
Benzer Cevhercilik (Homoiousius) Aryüsçülük Hıristiyan Manastırcılığı Heterodoksi Heteropraksi ortodoksi ortopraksi.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hrıstiyanlık Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |