Hıristiyanlıkta kutsal mekanlarda gerçekleştirilen ritüeller, inananların manevi bağlarını somutlaştırdıkları önemli dinî pratikler arasında yer almaktadır. Tarih boyunca gelişen bu ritüeller, insanların imanlarını ifade etme ve kutsal ile iletişim kurma çabalarının bir yansıması olmuştur. Bu ritüeller, kutsal mekanlarda insanların dilek ve dualarını bezler veya çaput parçaları aracılığıyla somutlaştırdığı uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Hıristiyan azizlerine ait mezarların yanı sıra kutsal kabul edilen ağaçlar ve su kaynakları çevresinde de bu uygulamalara rastlanmaktadır. Bez bağlama ve bırakma uygulamaları sadece dua ile sınırlı kalmayıp, bireylerin manevi taleplerine yönelik beden ya da malzeme temelli adak ve niyetlerin de ifadesi olmuştur. Relik kültürüyle bağlantılı bu uygulamalarda, bez parçaları kutsal kalıntıların sembolik uzantıları olarak düşünülmüştür. Bu açıdan, çaput bağlama ve bez bırakma geleneklerinin maddi ve manevi kültürel unsurlar taşıyan zengin bir ritüel alanı oluşturduğu söylenebilir. Bu çalışma, Hıristiyanlık bağlamında şekillenen çaput bağlama ve bez bırakma pratiklerini tarihsel, kültürel ve işlevsel boyutlarıyla ele almaktadır. Genellikle İslam kültürüne özgü bir halk dindarlığı biçimi olarak algılanan bu uygulamanın, yalnızca İslam dünyasına değil Hıristiyanlık başta olmak üzere pek çok inanç sistemine ait benzer formlarla da sürdürüldüğü görülmektedir. Araştırma kapsamında özellikle Katolik gelenek merkez alınarak aziz mezarları, kutsal su kaynakları ve ağaçların halk inançları çerçevesinde nasıl kutsallaştırıldığı analiz edilmiştir. Ayrıca Hıristiyan aziz mezarlarına bırakılan bezler ile brandea ve relik (kutsal kalıntılar) uygulamaları arasındaki ilişki incelenerek konu detaylandırılmıştır. Örneklem, çoğunlukla Katolik geleneğin güçlü olduğu ve relik–brandea kültünün yoğun biçimde yaşandığı, veri açısından daha zengin olan farklı Hıristiyan ülkeler arasından seçilmiş olup çalışmanın tüm mezhepleri ve coğrafyaları kapsama iddiası bulunmamaktadır. Modernleşme ve dijitalleşme süreci ile birlikte, bu gelenekler sadece fiziksel mekanlara bağlı kalmayıp, online dua ve bez bırakma platformları gibi sanal alanlara da taşınmış, böylece inanç pratiği yeni mecralarda kendini yeniden üretebilmiştir. Bu durum, Hıristiyan halk dindarlığında bu pratiklerin canlılığını ve adaptasyon becerisini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda söz konusu pratiğin modern dönemde geçirdiği dönüşümler ele alınarak dijitalleşme süreciyle birlikte bu geleneğin sanal mekâna nasıl uyarlanabildiği üzerinde durulmuştur. Makale, bezle ilgili ritüellerin dinî ve kültürel uygulamalarını, seçilmiş örnekler ve akademik literatür ışığında değerlendirmekte, çaput bağlama ve bez bırakma pratiklerinin, Hıristiyan halk dindarlığında yalnızca tarihsel bir gelenek değil, aynı zamanda günümüzde de yaşayan ve dönüşen bir inanç biçimi olduğunu ortaya koymaktadır
Rituals performed at sacred sites in Christianity are among the important religious practices through which believers embody their spiritual bonds. These rituals, which have evolved throughout history, have reflected people's efforts to express their faith and communicate with the sacred. These rituals manifest as practices in which people embody their wishes and prayers through cloths or pieces of cloth in sacred spaces. These practices are found not only around the tombs of Christian saints but also around sacred trees and water sources. The practice of tying and leaving cloths is not limited to prayer; it also expresses bodily or material-based offerings and intentions directed at individuals' spiritual needs. In these practices linked to relic culture, pieces of cloth are considered symbolic extensions of sacred relics. In this respect, it can be said that the traditions of tying and leaving cloths constitute a rich ritual domain encompassing both material and spiritual cultural elements. This study examines the historical, cultural, and functional dimensions of the tying and leaving cloths practices shaped within the context of Christianity. This practice, generally perceived as a form of folk religiosity specific to Islamic culture, is observed to be sustained not only in the Islamic world but also in similar forms within many belief systems, particularly Christianity. Focusing particularly on the Catholic tradition, the study analyzed how saints' tombs, holy springs, and trees are sanctified within the framework of folk beliefs. Furthermore, the relationship between the cloths placed on Christian saints' graves and the practices of brandea and relics (holy relics) was examined and explored in detail. The sample was selected from various Christian countries, where the Catholic tradition is strong and the relic-brandea cult is intensely practiced, and data is richer. The study does not claim to encompass all denominations or geographies. With the processes of modernization and digitalization, these traditions are no longer confined to physical spaces but have also migrated to virtual spaces such as online prayer and cloth-laying platforms, allowing faith practices to be reproduced in new environments. This demonstrates the vitality and adaptability of these practices in Christian folk religiosity. In this context, the transformations this practice has undergone in the modern era are examined, focusing on how this tradition has been adapted to the virtual realm through the process of digitalization. The article evaluates the religious and cultural practices of cloth-related rituals in light of selected examples and academic literature, demonstrating that the practices of rag tying and cloth leaving are not only a historical tradition in Christian folk piety but also a form of belief that lives on and evolves today.
History of Religions Sacred Place Saint Prayer Cloth Online Prayer.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dinler Tarihi, Hrıstiyanlık Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |