This article examines the conception of evil developed by Aaron ben Elijah, a leading thinker of 14th-century Byzantine Karaism, through his interpretation of the Book of Job in Ets Ḥayim, and its connection to Muʿtazilite kalām. The Book of Job has long been a central text for Jewish thinkers, who adapted its debates to their own philosophical and theological systems, using it to explore divine justice and providence. Maimonides, one of the most influential medieval Jewish thinkers, offered a reading of Job that criticized kalām theologians, Rabbanite sages influenced by kalām, and Karaite Jews, weakening kalām’s influence in Jewish thought. Within Byzantine Karaism, this context paved the way for new theological inquiries. Known as the “Karaite Maimonides,” Aaron ben Elijah emerged within this intellectual landscape, aiming to defend classical Karaite theology by reconstructing kalām’s conceptual heritage through his interpretation of Job. The article first outlines the intellectual structure of Byzantine Judaism and Karaite reorganization, highlighting figures such as Judah Hadassi and Aaron ben Joseph. Aaron’s distinctive engagement with Muʿtazilite kalām is examined alongside his critical distance from Maimonides’ Aristotelianism. While Ets Ḥayim addresses themes similar to The Guide of the Perplexed, it grounds its arguments explicitly in kalām theology. The second section focuses on the problem of evil in Job, comparing Rabbanite, Maimonidean, and Karaite interpretations. Aaron rejects the Rabbanite view that Job’s sufferings were punishments for sins, finding it incompatible with the biblical text, and criticizes Maimonides’ emphasis on Job’s supposed deficiency of faith. According to Aaron, Job’s sufferings are not punitive but serve as divine trials for the perfection of the soul, described as “sufferings of love (yisurin shel ahava).” This view aligns closely with the Muʿtazilite principle of divine justice (ʿadl), which holds that God’s actions are always wise and purposeful. In conclusion, Aaron’s approach represents a major attempt to revive kalām within Byzantine Karaism. By reinterpreting the narratives of Job and Abraham, he reshapes the notion of divine justice beyond punishment, defining it in terms of love, wisdom, and the soul’s perfection. This provides an original Karaite alternative to both Rabbanite tradition and Maimonidean philosophy, demonstrating the enduring interplay between Jewish exegesis and Islamic theological principles.
History of Religions Jewish Kalam Karaism Muʿtazila Aaron ben Elijah Maimonides
Bu makale, 14. yüzyıl Bizans Karailiğinin önde gelen düşünürlerinden Aharon ben Eliyahu’nun Ets Ḥayim adlı eserinde Eyüp Kitabı üzerinden geliştirdiği kötülük anlayışını ve bu anlayışın Mu‘tezilî kelam ile ilişkisini incelemektedir. Tanah’ın Eyüp Kitabı, geçmişten günümüze Yahudi düşünürler arasında en çok yorumlanan kitaplardan olmuştur. Orta Çağ yorumcuları, Eyüp kıssasında yer alan tartışmaları kendi felsefi ve teolojik sistemlerine uyarlamaya çalışmış; bu metni, Tanrı’nın adaleti ve inayeti konularındaki düşüncelerine destek olarak kullanmışlardır. Orta Çağ’ın en önemli Yahudi düşünürlerinden İbn Meymun, Eyüp Kitabı’nı yorumlarken hem kelamcılara hem de kelamcılardan etkilenen Rabbani bilgelere ve Karai Yahudilere çeşitli eleştiriler yöneltmiştir. İbn Meymun’un bu eleştirileri, Yahudi düşüncesinde kelamın etkisini büyük ölçüde zayıflatmış ve özellikle Bizans Karailiğinde yeni bir teolojik arayışın zeminini hazırlamıştır. “Karailerin İbn Meymun’u” olarak bilinen Aharon ben Eliyahu, İbn Meymun’un etkisiyle şekillenen bu dönemde, klasik Karai teolojisini savunmak ve kelamın kavramsal mirasını Yahudi düşüncesi içinde yeniden inşa etmek amacıyla Eyüp kıssasını yorumlamıştır. Makalenin ilk bölümünde, Bizans Yahudiliğinin genel entelektüel yapısı ve Karailiğin yeniden yapılanma süreci incelenmiş; Yehuda Hadassi ve Aharon ben Yosef gibi isimlerin Karai düşüncesindeki konumu ortaya konmuştur. Aharon ben Eliyahu’nun, seleflerinden farklı olarak Mu‘tezilî kelamı Yahudi düşüncesi içinde sistematik biçimde savunması ve İbn Meymun’un Aristotelesçiliğine eleştirel mesafesini koruması bu bağlamda değerlendirilmiştir. Ets Ḥayim, Delâletü’l-ḥâirîn ile benzer konuları ele almakla birlikte, kelamî ilkelere dayanması bakımından ondan ayrılmaktadır. Makalenin ikinci bölümünde, Eyüp Kitabı bağlamında kötülük problemi ele alınmakta ve Rabbanî, İbn Meymuncu ve Karai yorumlar karşılaştırılmaktadır. Aharon, Rabbanî geleneğin Eyüp’ün acılarını geçmiş günahların cezası olarak yorumlamasını Tanah metniyle uyumsuz bulmakta; İbn Meymun’un Eyüp’ün inanç eksikliğini vurgulayan yaklaşımını ise eleştirmektedir. Ona göre Eyüp’ün çektiği acılar bir ceza değil, “aşkın ızdırapları (yisurin şel ahava)” olarak adlandırılan, nefsin kemale ermesini hedefleyen ilahî bir imtihandır. Bu anlayış, Mu‘tezile’nin adl ilkesi doğrultusunda Tanrı’nın fiillerinde hikmet ve maslahat bulunduğu düşüncesiyle örtüşmektedir. Sonuç olarak makale, Aharon ben Eliyahu’nun kötülük problemine yaklaşımının, Bizans Karailiğinde kelamın ihya girişimlerinden biri olduğunu göstermektedir. Aharon, Eyüp ve İbrahim kıssaları üzerinden ilahî adaleti cezalandırıcı bir çerçeveden çıkararak ilahi sevgi ve hikmet ve nefsî kemale ulaşma ekseninde yeniden yorumlamış; böylece hem Rabbanî geleneğe hem de İbn Meymuncu felsefeye karşı özgün bir Karai alternatif geliştirmiştir.
Dinler Tarihi Yahudi Kelamı Karailik Mu’tezile Aharon ben Eliyahu İbn Meymun
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yahudilik Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |