Bu çalışma, Türkiye’nin Güneydoğusunda yer alan Batman ilinin afet potansiyelini, özellikle sel ve deprem riskleri açısından incelemektedir. Meteorolojik, hidrolojik, jeolojik ve yapısal veri setlerinden yararlanılarak, son yıllarda meydana gelen afetlerin sıklığı ve şiddeti analiz edilmiş, bölgenin kırılganlığı mekânsal ve istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Bulgular; hızlı kentleşme, zayıf zemin koşulları, yüksek yeraltı su seviyesi ve eski yapı stoğunun hem hidrolojik hem de sismik tehlikelerin etkisini önemli ölçüde artırdığını ortaya koymaktadır. 2006 ve 2023 yıllarındaki büyük sel olaylarına dair detaylı incelemeler, drenaj altyapısındaki yetersizlikleri ve kentsel planlamadaki eksiklikleri gözler önüne sererken; 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında gözlemlenen yapısal hasarlar, zemin sıvılaşması ve donatı korozyonuna bağlı bozulmalar nedeniyle bölgenin sismik riskini açıkça ortaya koymuştur. Ayrıca, sahada yapılan gözlemler, performansa dayalı yapı denetimlerinin yetersizliği ve yaygın izinsiz güçlendirme uygulamalarının yapı bütünlüğünü zayıflattığını göstermektedir. Bu çalışma, Batman gibi orta ölçekli kentler için proaktif denetimler, sürdürülebilir arazi kullanım planlaması, kurumsal eşgüdüm ve toplumsal dirençlilik odaklı bütüncül bir afet yönetim modeli önermektedir. Elde edilen bulgular, afetlere açık kentlerde çok disiplinli yaklaşımların gerekliliğini vurgulamakta ve karar alıcılara yönelik önemli politika önerileri sunmaktadır.
This study investigates the disaster potential of Batman Province, located in Southeastern Turkey, with a particular focus on flood and earthquake risks. Utilizing meteorological, hydrological, geological, and structural data sets, the research examines the frequency and intensity of recent disasters and assesses the region’s vulnerability through spatial and statistical analyses. Findings reveal that rapid urbanization, poor soil conditions, high groundwater levels, and outdated building stock significantly exacerbate both hydrological and seismic hazards. Detailed assessments of the 2006 and 2023 flood events expose critical weaknesses in drainage systems and urban planning, while structural damage observed after the February 6, 2023 earthquakes underscores the region's susceptibility due to soil liquefaction and corrosion-related degradation in reinforced concrete. Additionally, field surveys indicate a lack of performance-based assessments and widespread unauthorized retrofitting practices that compromise building integrity. The study proposes an integrated disaster management model tailored for medium-sized cities like Batman, emphasizing proactive inspections, sustainable land-use planning, institutional coordination, and community-based resilience. The findings contribute to disaster mitigation literature by highlighting the necessity of multi-disciplinary approaches in hazard-prone urban areas. The outcomes offer valuable insights for policymakers and urban planners aiming to enhance disaster preparedness and reduce long-term vulnerabilities in high-risk regions such as Southeastern Anatolia.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Deprem Mühendisliği, Su Kaynakları Mühendisliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 16 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.47495/okufbed.1743696 |
| IZ | https://izlik.org/JA59UY32BF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 2 |
* Uluslararası Hakemli Dergi (International Peer Reviewed Journal)
* Yazar/yazarlardan hiçbir şekilde MAKALE BASIM ÜCRETİ vb. şeyler istenmemektedir (Free submission and publication).
* Yılda Ocak, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık'ta olmak üzere 5 sayı yayınlanmaktadır (Published 5 times a year)
* Dergide, Türkçe ve İngilizce makaleler basılmaktadır.
*Dergi açık erişimli bir dergidir.
Bu web sitesi Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.