In the second half of the 17th century, the relative influence of local powers in Jerusalem and its neighboring sanjaks declined following the political withdrawal of prominent families such as the Al-Tarabay, Al-Ridwan, and Al-Farrukh households. This development coincided with the Ottoman Empire’s tendency toward centralizing provincial administration and its efforts to reorganize the region’s governance structure. Accordingly, Jerusalem Sanjak became more tightly subordinated to the Ottoman central administration.
The study concludes that, during the examined period, forty-three mutasarrıfs were appointed to the Jerusalem Sanjak, all from external to local power structures. In selecting these officials, priority was given to individuals deemed competent and experienced in provincial administration, who were generally regarded as familiar with the region’s local conditions. The reasons for terminating these officials’ service varied, with the majority either being reassigned to other posts or dismissed from office. The most prestigious duties entrusted to the mutasarrıfs were the Amir al-Hajj, the leadership of the Hajj caravan, and the Jarda başbuğuluğu, the commandership responsible for ensuring the security of this caravan. However, as these assignments were gradually withdrawn for various reasons, the sanjak became increasingly subordinate to the provincial authorities of Damascus.
This study, based on Ottoman archival documents, Jerusalem Sharia Court records, and local sources, illuminates and analyzes the individuals appointed to Mutasarrif in Jerusalem between 1670 and 1724.
I declare that this study is original; that I have acted by the principles and rules of scientific ethics at all stages of the study, including preparation, data collection, analysis, and presentation of information; that I have cited sources for all data and information not obtained within the scope of this study and included these sources in the bibliography; that I have not made any changes in the data used, and that I comply with ethical duties and responsibilities by accepting all the terms and conditions of the Committee on Publication Ethics (COPE). I hereby declare that if a situation contrary to my statement regarding the study is detected, I agree to all moral and legal consequences that may arise.
17. yüzyılın ikinci yarısında Tarabay, Rıdvan ve Ferruh ailelerinin siyasi bakımdan geri plana çekilmeleriyle Kudüs ve komşu sancaklardaki yerel güçlerin göreceli önemi azaldı. Bu durum Osmanlı Devleti’nin taşra idarelerinde merkezileştirme eğilimi ve bölgedeki idari mekanizmayı düzenleme çabasıyla eşzamanlı olarak gerçekleşmiştir. Buna bağlı olarak Kudüs sancağı Osmanlı merkezi yönetimine daha sıkı bir şekilde bağlı hale gelmeye başladı.
Çalışmada, incelediğimiz dönemde Kudüs Sancağına yerel güçler dışından kırk üç mutasarrıf atandığı tespit edilmiştir. Bu mutasarrıflar seçilirken sancak yönetimi konusunda yetkin ve tecrübeli olmalarına ve genel olarak bölgenin yerel şartları hakkında bilgi sahibi olmalarına dikkat edilmiştir. Bu dönemde Kudüs Sancağında görev yapmış olan mutasarrıfların görevden ayrılma gerekçeleri çeşitlilik arz etmiştir. Bu gerekçeler arasında başka bir göreve atanma ve azledilerek ayrılmalar çoğunluktadır. Mutasarrıflara tevdi edilen en prestijli görev ise Hac kafilesinin yönetimi olan Hac emirliği ve bu kafilenin güvenliğini sağlayan Cerde başbuğuluğu idi. Ancak zamanla ve çeşitli sebeplerle Kudüs sancağı mutasarrıflarına bu görevler verilmemeye başladığında sancak, Şam eyaletine daha sıkı bir şekilde bağlı hale gelmeye başladı.
Çalışma, Osmanlı arşiv belgeleri, Kudüs Şeri Mahkeme Sicilleri ve yerel kaynaklara dayanarak 1670-1724 yılları arasındaki dönemde, Kudüs mutasarrıflığına atanan kişilere ışık tutmakta ve bu atamalarla ilgili bir okuma sunmaktadır.
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, çalışmanın Committee on Publication Ethics (COPE)' in tüm şartlarını ve koşullarını kabul ederek etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim. Herhangi bir zamanda, çalışmayla ilgili yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması durumunda, ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Merkez Teşkilatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21021/osmed.1631702 |
| IZ | https://izlik.org/JA44PS49ZJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 28 |
İndeksler / Indexes
SCOPUS, TÜBİTAK/ULAKBİM TR DİZİN [SBVT]
INDEX COPERNİCUS [ICI], ISAM, SOBIAD, İdealOnline ve Scilit tarafından dizinlenmektedir.

Dergimizde yayımlanan makaleler, aksi belirtilmediği sürece, Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası (CC BY 4.0) ile lisanslanır. Dergiye yayımlanmak üzere metin yollayan tüm yazar ve çevirmenlerin, gönderdikleri metnin yegâne telif sahibi olmaları ya da gerekli izinleri almış olmaları beklenir. Dergiye metin yollayan yazar ve çevirmenler bu metinlerin CC BY 4.0 kapsamında lisanslanacağını, aksini sayı editörlerine en başında açıkça beyan etmedikleri müddetçe, peşinen kabul etmiş sayılırlar.