Sebilürreşad Journal in Debates on Women’s Clothing in Ottoman Modernization
Abstract
The comprehensive reforms implemented in the administrative, legal, educational and social spheres during the final period of the Ottoman Empire significantly transformed the position of women in social life. This change redefined women's status, duties and responsibilities. The modernisation process had a particularly noticeable impact on clothing and dress habits; women's attire became one of the most visible and controversial indicators of change in society. The press stood out for its role in conveying this transformation and shaping public opinion. Debates surrounding women's dress and attire revealed the period's search for identity, the tensions between modernity and tradition, and the reflections of social transformations in daily life. This study examines the discourse on women's clothing in the Sebîlürreşâd magazine, published between 1920 and 1923, using content analysis methods. The articles and news items in the magazine have been classified under four main themes: moral norms, national identity, criticism of Western styles, and everyday practices. Although the period between 1920 and 1923 is not sufficient on its own to establish a direct cause-and-effect relationship with the post-Republic era, it constitutes an important threshold for understanding the discursive continuities and discontinuities that took shape around women's clothing. These debates also heralded the public order and citizen profile that the new regime would construct through clothing. Furthermore, future comparative studies will highlight class and spatial differences through various publications, thereby providing a better understanding of the multi-layered nature of the modernisation process.
Keywords
Osmanlı Modernleşmesinde Kadın Kıyafetleri Tartışmalarında Sebîlürreşâd Dergisi
Öz
Osmanlı Devleti’nin son döneminde idari, hukuki, eğitim ve sosyal alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı reformlar, kadınların toplumsal yaşamdaki konumunu önemli ölçüde dönüştürmüştür. Bu değişim kadınların statüsünü, görev ve sorumluluklarını yeniden tanımlamıştır. Modernleşme süreci özellikle kılık ve kıyafet alışkanlıklarında belirgin etkiler yaratmış; kadın giyimi, toplumdaki değişimin en görünür ve tartışmalı göstergelerinden biri hâline gelmiştir. Basın, bu dönüşümün aktarımında ve kamuoyunu şekillendirmedeki rolüyle öne çıkmış, kadın kılık ve kıyafeti etrafında yürütülen tartışmalar, dönemin kimlik arayışlarını, modernlikle gelenek arasındaki gerilimleri ve toplumsal dönüşümlerin günlük yaşamdaki yansımalarını ortaya koymuştur. Bu çalışma, 1920–1923 yılları arasında yayımlanan Sebîlürreşâd dergisinde kadın giyimine ilişkin söylemi içerik analizi yöntemiyle incelemektedir. Dergideki makale ve haberler ahlaki normlar, millî kimlik, Batılı tarz eleştirisi ve gündelik pratikler olmak üzere dört ana tema altında sınıflandırılmıştır. 1920–1923 dönemi, Cumhuriyet sonrasına doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmak için tek başına yeterli olmasa da kadın giyimi etrafında şekillenen söylemsel süreklilikleri ve kopuşları anlamak açısından önemli bir eşik oluşturur. Bu tartışmalar, yeni rejimin giyim üzerinden inşa edeceği kamusal düzenin ve vatandaş profilinin de habercisidir. Ayrıca gelecek karşılaştırmalı çalışmalar farklı yayınlar aracılığıyla sınıfsal ve mekânsal farklılıkları daha belirgin kılacak, böylece modernleşme sürecinin çok katmanlı doğası daha iyi anlaşılacaktır.
Anahtar Kelimeler
Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadığını beyan etmiştir.
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, çalışmanın Committee on Publication Ethics (COPE)' in tüm şartlarını ve koşullarını kabul ederek etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim. Herhangi bir zamanda, çalışmayla ilgili yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması durumunda, ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.