Tasavvuf, İslam’ın zuhur ettiği ilk yüzyıl içerisinde vuku bulan siyasi, toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimler neticesinde oluşmaya başlamıştır. Dört Halife devrinin sona ermesiyle İslam coğrafyasındaki toplulukların siyasi ve toplumsal çekişmeleri, akabinde gelen Emevî devrinde Arap kabile üstünlüğünün kabul görmesine yol açmıştır. Bu üstünlük, Gayri Arap Müslümanlar üzerinde baskı kurmaya başlamıştır. Başlayan bu baskı, Abbasi devrinde de muhtelif sebeplerle devam etmiştir. Baskılara karşı bir mistik direniş veya tepki olarak tasavvufun güçlenmesine sebep olmuştur. Siyasi ve toplumsal karışıklıkların en fazla etkilediği zümre olan esnaflar, tasavvuf düşüncesinin hâkim olduğu topluluk haline gelmiştir. Tasavvuf, etkili olduğu bölgelerde daha önceden var olan kültürlerle harmanlanmış ve bulundukları bölgelerde tekke/dergâh halinde örgütlenmiştir. Bu yayılım sırasında ortaya çıkan Melamilik akımı, Horasan ve Maveraünnehir’de taraftar bulmuştur. Melamiliğin bir kolu niteliğinde ortaya çıktığı düşünülen Kalenderilik, tasavvuf tasavvurundan yaşam tarzına, giyim kuşam geleneğinden İslami kurallara kadar muhtelif alanlarda, siyasi ve toplumsal düzenden dışlanan topluluklarda doğmuş, gelişim ve yayılım göstermiştir. Kalenderiliğin yayılım gösterdiği sahalardan biri de Hindistan’dır. Bu çalışmada, Babür Resim/Minyatür Okulu atölyelerinden çıkan bazı Kalenderî dervişlerine ait resim örnekleri çalışmanın merkezini oluşturmaktadır. Günümüzde dünyanın farklı müzelerinde muhafaza edilen ve XVI. yüzyıla tarihlenen portreler ile çeşitli anlatımları süsleyen sahneler, kompozisyon ve giyim kuşam açısından değerlendirilecek; Osmanlı ve İran resim okullarında üretilen örneklerle mukayese edilerek sanat tarihi camiasına tanıtılması amaçlanmıştır.
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi; kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı, kabul ederek etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim. Herhangi bir zamanda, çalışmayla ilgili yaptığım bu beyana aykırı bir durumun saptanması durumunda, ortaya çıkacak tüm ahlaki ve hukuki sonuçlara razı olduğumu bildiririm.
Desteklen kurum bulunmamaktadır.
Palmet Dergisi ekibine teşekkür ederim.
Sufism began to take shape as a result of the political, social, economic, and cultural transformations that occurred within the first century of Islam's emergence. With the end of the Rashidun Caliph era, political and social conflicts among communities in the Islamic world led to the dominance of Arab tribal superiority during the Umayyad period. This dominance placed pressure on non-Arab Muslims. This pressure continued in the Abbasid period for various reasons. This oppression contributed to the strengthening of Sufism as a form of mystical resistance or reaction. The tradesmen, who were among the groups most affected by political and social turmoil, became a community in which Sufi thought prevailed. Sufism blended with the pre-existing cultures of the regions where it spread and established itself in the form of tekkes or dergahs. During this expansion, the Malamatiyya movement emerged, gaining followers in Khorasan and Maveraünnehir. Qalandariyya, which is considered a branch of Malamatiyya, developed and spread among communities excluded from the political and social order, shaping their way of life, clothing traditions, and interpretations of Islamic rules. One of the areas where Qalandariyya spread was India. This study focuses on visual representations of Qalandari dervishes found in the works produced by the Babur Painting/Miniature School workshops. The portraits, which are preserved in various museums around the world today and date back to the 16th century, along with illustrated narrative scenes, will be evaluated in terms of composition and clothing. Additionally, these depictions will be compared with examples produced in the Ottoman and Persian painting schools, aiming to introduce them to the community of art history.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Resim Tarihi, Sanat Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 7 |
Palmet Dergisi Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 (CC BY-NC) Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.