Hekimlerin sosyal iletişim becerileri
Öz
Sağlıklı hekim-hasta iletişimi için hekim açısından değerlendirmeler de çok önemlidir.
Bu konuda ciddi literatür eksikliği olduğunu düşünmekteyiz ve çalışmamızda, hekim açısından iletişim güçlüklerini belirleyebilmeyi ve dolayısıyla hasta-hekim iletişimini güçlendirmeye, hekim açısından bakışla katkı sunmayı amaçladık.
Gereç ve yöntem: Çalışmaya hastanemizde görevli ve katılıma gönüllü 60 doktor alındı. Çalışmaya katılan doktorların demografik özellikleri ve uzmanlık alanları kaydedildi. Gönüllü hekimlere, kendi iletişim özelliklerini kapsayan tanımlayıcı anket soruları ve iletişim ölçeği yüz yüze görüşülerek uygulandı.
Bulgular: Çalışma toplam 60 doktor ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcı doktorların 37’si (%61,7) kadın, 23’ü (%38,3) erkektir. En çok katılımcı 35-44 yaş aralığındadır (%46,7). Katılımcıların ortalama uzmanlık süresi 11,03±5,22 yıldır.
Katılımcıların 41’i (%68,3) hayalindeki mesleğin doktor olmak olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların 37’si (%61,7) tekrar tercih şansı olsa, yine doktor olmak istediğini belirtirken 23’ü (%38,3) tekrar doktor olmayı istemediğini belirtmiştir.
Uzmanlık dalının sosyal iletişim becerisine etkisi istatistiki olarak önemli değildir (p>0,05). Hayalindeki mesleğin doktorluk olduğunu söyleyenler ile hayalinin doktor olmak olmadığını ifade edenlerin sosyal iletişim becerileri arasında anlamlı fark yoktur (p>0,05). ‘’Yine doktor olmak ister miydiniz?’’ sorusuna ‘’Evet’’ diyen katılımcılarla ‘’Hayır’’ diyenler arasında sosyal iletişim becerisi bakımından anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05).
Sonuç: Daha önce hasta-hekim iletişimi konusunda birçok çalışma yapılmış olup, çok büyük bir kısmı konuyu hasta bakış açısıyla değerlendirmiştir. Çalışmamızın en önemli ayrıcalığı bu konuyu hekimlerin bakış açısıyla değerlendirmemizdir. Çalışmamız sonuçlarına göre; doktorların, ister hayalindeki meslek olsun ister hayalindeki meslek olmasın ister cerrah olsun ister dahili branşta olsun, kısacası şartlar ve koşullar ne olursa olsun, iletişimi hiçbir parametreye bağlı olmadan mesleğinin kutsallığının bilincinde görevini yerine getirdiği ortaya konmuştur.
Çalışmamız, pandemi dönemi öncesinde doktorlarla görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızı pandemi döneminde fedakârca, vicdanlı ve bütün risklere rağmen var gücüyle çalışan hekim arkadaşlarımıza ve sağlık emekçilerine ithaf ediyoruz.
Anahtar Kelimeler
Doktorlar, sağlıklı iletişim, hastalar
Destekleyen Kurum
Proje Numarası
Teşekkür
Kaynakça
- Atıcı E. (2007)‘’ Hasta - Hekim İlişkisini Etkileyen Unsurlar’’ Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 33 (2) 91-96.
- Yağbasan M., Çakar F., (2005). Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı:15, Doktor Hasta İlişkisinde Dile ve Davranışa Dayalı İletişimsel Sorunları Belirlemeye Yönelik Bir Alan Araştırması, Elazığ.
- The Empathic Physician William Zinn. Arch Intern Med. 1993;153(3):306-312. doi:10.1001/archinte.1993.00410030022004.
- Sayar K., Sayar N. A., (1998). Yeni Symposium 36(1-2):19-28, Sağlık Çalışanlarında Empati Becerisinin Değerlendirilmesi, İstanbul.
- Oğuz N.Y. (1995) ‘’ Klinik Uygulamada Hekim-Hasta İlişikisi’’. T Klin J Med Ethics. 2-3:59-65.
- Atıcı E. (2007).’’Hasta-Hekim İlişkisi Kavramı’’. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 33 (1) 45-50.
- Özçakır A. (2004). ‘’Hekim-Hasta İlişkisi: Karar Verme Sürecinde Hastanın Yeri’’. T Klin J Med Sci, 24:411-415.
- Kutlu M, Çolakoğlu N. ve ark. ‘’Hasta Hekim İlişkisinde Empatnin Önemi Hakkına Bir Araştırma’’. Sağlıkta Performans ve Kalite Dergisi,127:143.
- Atilla G., Çarıkçı İ H. ve ark. (2013).’’Hastanelerde Duygusal Zeka-Hasta Memnuniyeti İlişkisi: Isparta İl Merkezi Örneği’’ Afyon Kocatepe Üniversitesi, İİBF Dergisi C. XV, S. I:101-119.
- Tuncer Ö. Sistemlerin bütünleşmesinde bir köprü: “psikosomatik hekimlik uygulamada psikosomatik hekimliğin bütünleştirici rolü”. In: Hatemi H, Doğan H (eds). Medikal etik-5(davranış bilimleri, psikiyatri ve ahlak ile tıp etiğinin etkileşimi-bireyin profili özelinde-. İstanbul: Yüce Yayım; 2003. 47-51.
