The loss of a loved one is one of the most stressful and traumatic events a child or adolescent can experience, and this situation is associated with negative outcomes, including mental and physical disorders, as well as various life problems that can affect long-term development. In this regard, understanding the stages of grief, the tasks of mourning, and the factors that influence grief forms the foundation for comprehending grief in children and adolescents. It is also important to differentiate grief responses and the meanings attributed to death within the framework of developmental stages to understand and clinically define grief reactions during childhood and adolescence. Prolonged Grief Disorder in children is often observed in conjunction with other mental health disorders and is associated with increased distress and functional impairment. Similar to adults, children respond well to supportive interventions and evidence-based treatments specific to the grieving process. Although there are several intervention methods for children and adolescents experiencing grief, it is notable that the evidence supporting these methods is limited. It is clear that with increased research focusing on the underlying mechanisms and risk factors of complicated grief among children and adolescents, along with the rise of evidence-based interventions, more specific findings will emerge.
Sevilen birinin kaybı, bir çocuk ya da ergenin deneyimleyebileceği en stresli travmatik olaylardan biridir ve bu durum, ruh sağlığı ve bedensel bozuklukların yanı sıra, yaşamla ilgili çeşitli sorunlar ve uzun vadeli gelişimi etkileyebilecek olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilmektedir. Bu doğrultuda öncelikle yasın evrelerini, görevlerini ve yası etkileyen faktörleri bilmek çocuklar ve ergenlerde yası anlamanın temelini oluşturmaktadır. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde meydana gelen yas tepkilerini anlamak ve klinik olarak tanımlamak için gelişimsel aşamalar çerçevesinde yasa verilen tepkilerin ve ölüme yüklenen anlamların ayrıştırılması da önem teşkil etmektedir. Çocuklarda Uzamış Yas Bozukluğu da artan sıkıntı ve işlevsellikte bozulma ile ilişkili olarak genellikle diğer ruhsal bozukluklarla birlikte görülmekte ve yetişkinlerde olduğu gibi destekleyici müdahaleler ve yas sürecine özgü kanıta dayalı tedavilere yanıt vermektedir. Yası deneyimleyen çocuklar ve ergenler için birçok müdahale yöntemi bulunmakla birlikte, bu yöntemleri destekleyen kanıtların sınırlı olduğu dikkat çekmektedir. Çocuklar ve ergenler arasında karmaşık yasın altında yatan mekanizmaların ve risk faktörlerinin anlaşılmasına odaklanan araştırmaların yanı sıra kanıta dayalı müdahalelerin artmasıyla daha özgül bulguların elde edileceği açıktır.
Gözden geçirme çalışması olduğu için etik beyan bulunmamaktadır.
Destekleyen kurum bulunmamaktadır.
Teşekkür bilgisi bulunmamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Klinik Psikoloji |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Mayıs 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 7 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 69 |
Bu dergide yer alan çalışmalar Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.