Bu araştırma, Osmanlı siyasal yapısında halkın yönetime doğrudan katılımının sınırlı olduğu koşullarda bireylerin taleplerini iletebildiği sembolik ve dolaylı bir iletişim aracı olan arz-ı hâl kurumunu sosyolojik bir perspektifle ele almaktadır. Arz-ı hâl belgeleri yalnızca bireysel mağduriyetin ifadesi olmanın yanında, aynı zamanda bireyin siyasal görünürlük kazanma, adalet talep etme ve iktidarla temasa geçme çabalarının yazılı bir formudur. Çalışma, Norbert Elias’ın içsel denetim anlayışı, Jürgen Habermas’ın kamusal alan kuramı ve Charles Tilly’nin müzakereci devlet modeli çerçevesinde sivilleşme olgusunu kavramsallaştırmakta; bu bağlamda arz-ı hâl mekanizmasını, doğrudan siyasal katılımın mümkün olmadığı bir sistemde sivil müdahalenin özgün bir biçimi olarak değerlendirmektedir. Ayrıca Tanzimat ve II. Meşrutiyet dönemlerinde bireyselleşmenin ve siyasal farkındalığın artmasıyla birlikte arz-ı hâl uygulamasının daha kurumsal ve görünür hâle geldiği ortaya konmuştur. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı bağlamında yerel koşullara özgü bir sivilleşme deneyiminin izlerini sürmektedir.
This study examines the institution of arz-ı hâl a symbolic and indirect means through which individuals in the Ottoman political system conveyed their demands to the authorities within a sociological framework. In a context where direct public participation in governance was limited, arz-ı hâl petitions functioned not only as expressions of personal grievances, but also as written forms of civic visibility, demands for justice, and efforts to engage with political authority. Drawing on Norbert Elias’s concept of internalized self-restraint, Jürgen Habermas’s theory of the public sphere, and Charles Tilly’s model of the negotiating state, the study conceptualizes civilization (or civil development) as a multi-layered process. Within this framework, the arz-ı hâl mechanism is interpreted as a unique form of civic intervention in a system where direct political participation was not feasible. Moreover, the research shows that during the Tanzimat and Second Constitutional periods, rising individualization and political awareness contributed to the institutionalization and increased visibility of arz-ı hâl practices. Thus, the study traces the contours of a localized civil experience within the Ottoman context.
Arz-ı hâl Individual State Ottoman political life Civil development
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyaset Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 2 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30794/pausbed.1755843 |
| IZ | https://izlik.org/JA22UB64BK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 73 |
Bu dergide yer alan çalışmalar Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.