Ukrayna ve Rusya arasında devam eden savaş bölgesel ve küresel çerçevede gündem olmuş önemli bir uluslararası olaydır. Aktörler tarafından bu savaş varoluşsal bir tehdit unsuru olarak görülmüştür. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği ve NATO gibi uluslararası örgütlerde bu savaşı kendileri açısından varoluşsal tehdit olarak değerlendirmişlerdir. Aktörler tarafından izlenen politikalarda ABD Başkanlık seçimi sonrasında yeni Başkan Donald Trump’ın izlediği stratejilerin doğrudan etkisi olmuştur. Ukrayna ve Rusya arasında devam eden savaş taraflar arasındaki varoluşsal tehdit algısı nedeniyle süreç içinde değişen güvenlik politikalarını zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla tehdit riskinin büyüklüğü aktörlerin dinamik bir güvenlikleştirme politikasını izlemesine yol açmıştır. Çalışma aktörlerin Ukrayna-Rusya Savaşı bağlamında algıladıkları varoluşsal tehdit karşısında dinamik güvenlikleştirme dönüşümlerini kapsamlı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda Ukrayna, Rusya, Avrupa Birliği ve NATO’nun savaş sürecinde tehdit algılamalarıyla uygulanan caydırıcılık stratejileri çerçevesinde dinamik güvenlikleştirmeye dönüşüm motivasyonlarına odaklanılmıştır. Araştırma, Ukrayna’nın Avrupa Birliği ve NATO vasıtasıyla Batı değerlerini benimsediğini ve stratejilerini bu çerçevede oluşturduğunu göstermiştir. Rusya tarafından ise kendi etki sahasındaki bir aktörün kontrol dışına çıkmasıyla beraber Batılı aktörler tarafından gelen büyük bir varoluşsal tehdit algısı vardır. Avrupa Birliği bağlamında Ukrayna’nın savaşı kaybetmesi doğrudan doğruya kendi güvenliğini tehdit edecektir. NATO açısından ise Rusya’nın kazanması sonrasında üye devletleri büyük bir varoluşsal tehdide maruz kalacaktır. Aktörlerin dinamik güvenlikleştirmeyi etkili bir şekilde uyguladıkları görülmüştür. Çalışma varoluşsal tehdit algılamaları karşısında aktörlerin stratejik dönüşümler odağında dinamik güvenlikleştirmeye geçiş motivasyonlarını analiz ederek uluslararası ilişkiler alanına özgün katkılar sağlamayı hedeflemektedir.
Dinamik Güvenlikleştirme Genişletilmiş Caydırıcılık Varoluşsal Tehdit Stratejik Dönüşüm Ukrayna-Rusya Savaşı
The ongoing war between Ukraine and Russia is an important international event that has become a regional and global issue. The actors have viewed this war as an existential threat. In addition, international organizations such as the European Union and NATO have also evaluated this war as an existential threat to themselves. The strategies pursued by the new President Donald Trump after the US presidential election have had a direct impact on the policies pursued by the actors. The ongoing war between Ukraine and Russia has necessitated changing security policies over time due to the existential threat perception between the parties. Therefore, the magnitude of the threat risk has led the actors to pursue a dynamic securitization policy. The study aims to comprehensively analyze the dynamic securitization transformations of the actors in the face of the existential threat they perceive in the context of the Ukraine-Russia War. In this context, the focus is on the motivations for the transformation to dynamic securitization within the framework of the deterrence strategies implemented by Ukraine, Russia, the European Union and NATO in response to threat perceptions during the war. The study aims to make original contributions to the field of international relations by analyzing the motivations of the actors to switch to dynamic securitization with a focus on strategic transformations in the face of existential threat perceptions.
Dynamic Securitization Extended Deterrence Existential Threat Strategic Transformation Ukraine-Russia War
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyaset Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 4 |
Bu eser Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.