Türkiye’de Muhalefetin Siyasal Pazarlama Stratejileri (2013–2019): Kritik Eşik Vakaları Üzerinden Karma Yöntemli Bir Analiz
Öz
Bu çalışma, 2013–2019 döneminde Türkiye'de ana muhalefetin siyasal pazarlama stratejilerini yedi kritik siyasal eşik vakası (2013 Gezi olayları, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, 2015 Haziran–Kasım genel seçimleri, 2016 darbe girişimi sonrası süreç, 2017 anayasa referandumu, 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri ile 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi) üzerinden karşılaştırmalı biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma sorusu, muhalefetin siyasal pazarlama tercihleri ile seçimsel performans göstergeleri arasında kritik eşiklerde nasıl bir örüntü oluştuğudur. Çalışma, nitel ağırlıklı çoklu vaka çalışması tasarımı içinde yönlendirilmiş içerik analizi, karşılaştırmalı vaka analizi ve betimsel seçim istatistiklerini bir araya getiren karma yöntemli veri üçgenlemesine dayanmaktadır. Kuramsal çerçeve, Lees-Marshment'in parti-yönelimi tipolojisi, Smith ve French'in siyasal marka yaklaşımı, Coombs'un Durumsal Kriz İletişim Kuramı (SCCT) ve Capoccia ile Kelemen'in kritik kavşak kavramsallaştırması üzerinden kurulmuştur. Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları, kurumsal karar metinleri, kampanya dokümanları ve Google Trends verileri, önceden tanımlanmış altı analitik boyut üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgular, 2019 İstanbul yenileme seçiminde altı boyutun eşzamanlı olarak yüksek değer aldığını; 2014 ve 2018 vakalarında ise izole boyut başarısının yapısal seçimsel sonuca tek başına dönüşmediğini göstermektedir. Çalışma, kriz-yoğun siyasal konjonktürlerde aday markası uyumu ile kriz iletişimi tutarlılığının birbirini tamamlayan iki merkezi siyasal pazarlama kapasitesi olarak çalıştığı yönünde, nedensellik iddiasını sınırlı tutan vaka temelli ampirik destek sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışma yalnızca kamuya açık birincil belgeler ve agrege seçim verileri (Yüksek Seçim Kurulu belgeleri, kurumsal karar metinleri, parti belgeleri ve Google Trends verileri) üzerinden yürütüldüğü için kişi-düzeyi etik kurul onayı gerektirmemektedir. Bireysel katılımcıdan veri toplanmamış, anket veya görüşme yapılmamıştır. Tüm değerlendirmeler hukuki nitelendirme dilinden kaçınarak siyasal pazarlama terminolojisi içinde tutulmuştur. Ayrıca, Bu makalenin hazırlanması sırasında yazar, literatür taraması, dilsel biçimlendirme, kavramsal çerçevenin sistematizasyonu, veri tablolarının düzenlenmesi ve tanımlayıcı bulguların raporlanmasında yapay zeka destekli araçlardan (Claude - Anthropic ve ChatGPT - OpenAI) yararlanmıştır. Araştırma problemi, teorik çerçevenin seçimi, veri kaynaklarının belirlenmesi, analiz tasarımı, bulguların yorumlanması, literatür karşılaştırmaları, sonuçların çıkarılması ve metnin nihai bilimsel sorumluluğu tamamen yazara aittir. Yapay zeka çıktıları, yazar tarafından dikkatlice incelenmiş, doğrulanmış, düzenlenmiş veya gerektiğinde reddedilmiştir. Bu çalışmada kullanılan tüm veriler, kamuya açık birincil kaynaklardan (Yüksek Seçim Kurulu belgeleri, kurumsal karar metinleri, parti belgeleri ve Google Trends verileri) elde edilmiş olup yapay zeka tarafından üretilmemiştir. Makalenin özgünlüğü, doğruluğu ve bilimsel bütünlüğü yazarın sorumluluğundadır.
Political Marketing Strategies of the Opposition in Türkiye (2013–2019): A Mixed-Methods Analysis Through Critical Threshold Cases
Öz
This study aims to comparatively examine the political marketing strategies of the main opposition in Türkiye in the period of 2013-2019 through seven critical political threshold cases (2013 Gezi Park protests, 2014 Presidential election, June-November 2015 general elections, post-coup attempt period of 2016, 2017 constitutional referendum, 2018 Presidential and parliamentary elections, 2019 Istanbul Metropolitan Municipality mayoral election rerun). The main research question is how a pattern emerges between the opposition's political marketing preferences and electoral performance indicators at critical thresholds. The study is based on a mixed-methods data triangulation approach that combines directed content analysis, comparative case analysis, and descriptive election statistics within a qualitative, multi-case study design. The theoretical framework is established through Lees-Marshment's party-orientation typology, Smith and French's political brand approach, Coombs' Situational Crisis Communication Theory (SCCT), and Capoccia and Kelemen's critical juncture conceptualization. The final results of the Supreme Election Board, institutional decision texts, campaign documents, and Google Trends data were evaluated across six predefined analytical dimensions. The findings show that in the 2019 Istanbul rerun election, all six dimensions simultaneously achieved high values and translated into electoral performance; in contrast, in the 2014 and 2018 cases, isolated dimension success did not alone translate into structural electoral results. The study provides case-based empirical support, with limited causal claims, for the idea that candidate brand alignment and crisis communication consistency function as two complementary central political marketing capacities in crisis-intensive political conjunctures.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
This study does not require individual-level ethics committee approval as it was conducted solely using publicly available primary documents and aggregated election data (Supreme Election Board documents, institutional decision texts, party documents, and Google Trends data). No data was collected from individual participants, and no surveys or interviews were conducted. All assessments were kept within political marketing terminology, avoiding legal terminology. Furthermore, during the preparation of this article, the author utilized AI-assisted tools (Claude - Anthropic and ChatGPT - OpenAI) for literature review, linguistic formatting, systematization of the conceptual framework, organization of data tables, and reporting of descriptive findings. The author bears full scientific responsibility for the research problem, selection of the theoretical framework, identification of data sources, analysis design, interpretation of findings, literature comparisons, drawing conclusions, and the final scientific responsibility of the text. AI outputs were carefully reviewed, verified, edited, or rejected by the author when necessary. All data used in this study were obtained from publicly available primary sources (Supreme Election Board documents, institutional decision texts, party documents, and Google Trends data) and were not generated by artificial intelligence. The author is responsible for the originality, accuracy, and scientific integrity of the article.