Historic urban structures are not only physical components of the built environment, but also spatial reflections of socio-cultural values and lifestyles that form an essential part of urban identity. Traditional houses, as key elements of the urban structure, represent the cultural essence of a society. Edirne is home to significant examples of traditional Ottoman residential architecture. This study examines the spatial changes that have occurred in the conversion of traditional houses on Maarif Street in Edirne city centre. It evaluates how the original qualities of the registered buildings are preserved during their integration into modern urban life and how the spatial changes unfold in this process. A three-phase methodology was applied, including field studies, archival documents and visual material. The study discusses the functional changes of 28 registered traditional houses and analyses 7 of them in detail. It has been found that commercial and hospitality uses tend to exert greater pressure on the original character of buildings, while non-profit uses have less impact. However, functional change alone does not guarantee sustainable use. Some buildings remain underutilised despite new functions, highlighting the need for a comprehensive adaptive reuse strategy that considers not only physical, but also administrative, economic and social aspects. Appropriately reused and actively utilised buildings not only retain their physical form, but also remain as living elements of the urban memory. Ensuring continuity of use contributes to spatial sustainability and provides a solid basis for integrating the historic building fabric into contemporary life.
Adaptive reuse traditional house spatial change Edirne Maarif Street.
Tarihi kent dokuları, yalnızca yapılı çevrenin fiziksel bileşenleri değil, aynı zamanda sosyo-kültürel değerlerin ve yaşam biçimlerinin mekânsal yansımalarıdır ve kent kimliğinin temel bir parçasını oluştururlar. Kentsel dokunun temel unsurları olan geleneksel konutlar, bir toplumun kültürel özünü temsil etmekte olup; Edirne, geleneksel Osmanlı konut mimarisinin önemli örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu çalışma, Edirne kent merkezindeki Maarif Caddesi üzerindeki geleneksel konutların yeniden kullanımı sırasında yaşanan mekânsal dönüşümleri incelemektedir. Çalışmada, tescilli yapıların özgün niteliklerinin modern kent yaşamına entegrasyonu sırasında nasıl korunduğu ve bu süreçte mekânsal değişimlerin nasıl ortaya çıktığı değerlendirilmektedir. Araştırmada üç aşamalı bir metodoloji yürütülmüş; saha çalışmaları, arşiv belgeleri ve görsel materyaller ışığında 28 tescilli geleneksel konut yapısının işlevsel dönüşümlerinden söz edilmiş ayrıca yeniden işlev kazanan 7 konut detaylı olarak ele alınmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ticari ve konaklama amaçlı kullanımlarda yapının özgün karakteri üzerinde daha fazla baskı oluşurken, kamu yararına yönelik işlev değişikliklerinde bu baskının daha sınırlı kaldığı gözlemlenmektedir. Ancak, işlev değişikliği tek başına yapının sürdürülebilir biçimde kullanılacağı anlamına gelmemektedir. Bazı yapılar yeni bir işleve kavuşturulmalarına rağmen hâlâ atıl durumda kalabilmekte; bu durum, sadece fiziksel değil, aynı zamanda yönetsel, ekonomik ve toplumsal boyutları da içeren kapsamlı bir yeniden işlevlendirme yaklaşımının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Uygun biçimde işlevlendirilen ve etkin bir şekilde kullanılan yapılar, yalnızca fiziksel varlıklarını korumakla kalmayıp, aynı zamanda kentsel bellekte yaşayan öğeler olarak varlıklarını sürdürmektedir. Bu tür yapıların kullanım sürekliliği sağlandığında, hem mekânsal sürdürülebilirliğe katkı sunulmakta hem de tarihi dokunun çağdaş yaşama entegre edilmesi için güçlü bir zemin oluşturulmaktadır.
Yeniden işlevlendirme geleneksel konut mekânsal değişim Edirne Maarif Caddesi.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mimari Miras ve Koruma, Mimari Tarih, Teori ve Eleştiri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54864/planarch.1749875 |
| IZ | https://izlik.org/JA45KX78MD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution NonCommercial 4.0 International License