İlkel Birikim ve Yerleşimci Sömürgecilik Bağlamında İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İsrail Devleti Tarafından İşgal Hukuku Yerine İnsan Hakları Hukukunun Uygulanmasının Sorunları
Öz
Elinizdeki çalışma, İsrail Devleti’nin işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında izlediği politikaları ilkel birikim ve yerleşimci sömürgecilik kuramları çerçevesinde incelemek ve İsrail Devleti’nin işgal atındaki Filistin topraklarında işgal hukuku yerine insan hakları hukukunu uygulamasının sakıncalarını yerleşimci sömürgecilik bağlamında ortaya koymak amaçlarını gütmektedir. Yerleşimci sömürgeci politikalar İsrail Devleti bağlamında yapısal bir özellik arz etmektedir. İlkel birikim kapitalist üretim tarzının ortaya çıkış sürecinde şeylerin sermaye ilişkisine dahli ve üreticilerin üretim araçlarından koparılmasını kapsamakta, ilkel birikimin ülke dışı veçhesi ise sömürgeciliğe tekabül etmektedir. İlkel birikim süreçlerinin sömürgecilikle olan bağı, sömürgeci politikaların ilkel birikim bağlamında değerlendirilmesini gerektirmektedir. Yerleşimci sömürgeci politikalar da bu bağlamda ilkel birikim pratiklerini bünyelerinde ihtiva etmektedirler. Ama yerleşimci sömürgeciliği klasik sömürgecilikten ayıran, İsrail Devleti’nin politikalarında da görülebileceği üzere sömürgeleştirilen toprakların yerli halkının yerinden edilmesinin ve topraklarına el konulmasının belirleyici nitelikte olmasıdır. İlkel birikim ve yerleşimci sömürgecilik arasındaki yapısal ilişki, İsrail Devleti’nin işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü yerleşimci sömürgeci politikaların kapitalist üretim tarzı ile olan ilişkisini gösterir. Söz konusu yapısal ilişki İsrail Devleti’nin işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında kurduğu yerleşimlere ilişkin uyuşmazlıklarda işgal hukukundan ziyade insan hakları hukukunu uygulamaya yönelmesi bağlamında özel bir önemi haizdir. İşgal hukuku yerine insan hakları hukukunun uygulanması, sömürgeci politikaların hukuki bir kılıf altında gizlenmesini sağlamakta ve sömürgecilik yoluyla el konulup yerleşimcilere dağıtılan topraklar ve sair şeylerin mülkiyetinin yerleşimcilerde kalmasına olanak vermektedir. Çalışmamız kapsamında incelediğimiz Beit Sourik Köy Konseyi davası örneği bize İsrail Yüksek Mahkemesi’nin yerleşimci sömürgeci toprak gasplarını hukuksallaştırma yoluyla aklarken insan hakları hukukunu yerleşimcilerin mülkiyet haklarını sömürgeci niteliğinden bağımsız bir biçimde korumak üzerine nasıl kullandığını göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Aaron PG, ‘The Idolatry of Force: How Israel Embraced Targeted Killing’ (2017) 46 Journal of Palestine Studies 75. google scholar
- ——, ‘The Idolatry of Force (Part II): Militarism in Israel’s Garrison State’ (2019) 48 Journal of Palestine Studies 58. google scholar
- Abbasi M, ‘The Fall of Acre in the 1948 Palestine War’ (2010) 39 Journal of Palestine Studies 6. google scholar
- Abdel-Qader S and Roberts-Davis TL, ‘Toxic Occupation: Leveraging the Basel Convention in Palestine’ (2018) 47 Journal of Palestine Studies 28. google scholar
- Abdulhadi Ramis, ‘Land Use Planning in the Occupied Palestinian Territories’ (1990) 19 Journal of Palestine Studies 46. google scholar
- Abi-Saab G, ‘The Third World Intellectual in Praxis: Confrontation, Participation, or Operation behind Enemy Lines?’ (2016) 37 Third World Quarterly 1957. google scholar
- Abu-Baker A and Farah M, ‘Established Practice: Palestinian Exclusion at the Dead Sea’ (2020) 49 Journal of Palestine Studies 48. google scholar
- Abusalim J, ‘The Great March of Return: An Organizer’s Perspective’ (2018) 47 Journal of Palestine Studies 90. google scholar
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Uluslararası ve Karşılaştırmalı Hukuk (Diğer)
Bölüm
Teorik Makale
Yayımlanma Tarihi
21 Temmuz 2026
Gönderilme Tarihi
22 Şubat 2025
Kabul Tarihi
3 Mart 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Cilt: 46 Sayı: 1