Dirençli kentlerin oluşturulması, yalnızca fiziksel altyapıların güçlendirilmesiyle değil; afetlere hazırlıklı, örgütlü ve katılımcı toplumların inşasıyla mümkündür. Bu bağlamda toplum temelli seferberlik yaklaşımları, afet yönetiminde merkezi kurumsal kapasite ile yerel ve toplumsal kapasitenin bütünleştirilmesini amaçlayan önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de afet yönetimi sistemi içinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), mevzuatta “tali unsur” olarak tanımlanmakla birlikte, sahip olduğu lojistik, mühendislik, haberleşme ve personel kapasitesi nedeniyle afetlerin özellikle ilk saatlerinde kritik bir işlev üstlenmektedir. Bu çalışma, dirençli kent ve dirençli toplum yaklaşımı çerçevesinde, TSK’nın seferberlik uygulamalarının toplum temelli seferberlik modelleriyle nasıl bütünleştirilebileceğini tartışmaktadır. Afetler, bir yandan sivil kapasitenin sınırlarını görünür kılarken, diğer yandan TSK’nın seferberlik hazırlıklarını barış döneminde test edebileceği ve geliştirebileceği özgün pratik alanlar sunmaktadır. Bu yönüyle afet ortamları, seferberlik sistemlerinin yalnızca teorik değil, uygulamalı olarak da denenebildiği dinamik süreçler olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada, afet yönetiminin yalnızca kriz anına odaklanan bir müdahale süreci olmaktan çıkarılarak; hazırlık, eğitim ve tatbikat döngüleriyle desteklenen toplum temelli bir seferberlik mimarisi içinde ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda, TSK’nın arama-kurtarma, lojistik, mühendislik, sağlık ve haberleşme kabiliyetlerinin, önceden tanımlı protokoller aracılığıyla yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü yapılarla entegre edilmesi önerilmektedir. Böyle bir yaklaşımın, hem afet müdahale hızını artıracağı hem de TSK’nın seferberlik hazırlıklarını gerçekçi senaryolar üzerinden güçlendireceği değerlendirilmektedir.
The construction of resilient cities depends not only on strengthening physical infrastructure but also on building prepared, organized, and participatory societies. In this context, community-based mobilization approaches have emerged as a key mechanism for integrating centralized institutional capacity with local and societal resources in disaster management systems. Within Türkiye’s disaster management framework, the Turkish Armed Forces (TAF), although legally defined as a secondary actor, play a critical role in the early phases of disasters due to their logistical, engineering, communication, and manpower capabilities.
This study examines how the mobilization practices of the TAF can be integrated into community-based mobilization models within the broader framework of resilient cities and resilient societies. Disasters not only expose the limitations of civilian response capacity but also provide unique practical environments in which the TAF can test and enhance its mobilization preparedness during peacetime. In this respect, disaster settings are evaluated as dynamic processes where mobilization systems can be exercised and assessed beyond theoretical planning. The study argues that disaster management should move beyond a response-oriented approach and be embedded within a community-based mobilization architecture supported by continuous training and exercise cycles. Accordingly, it proposes the integration of the TAF’s capabilities in search and rescue, logistics, engineering, healthcare, and communications with local governments, non-governmental organizations, and volunteer structures through predefined protocols. Such an approach is expected to improve the speed and effectiveness of disaster response while simultaneously strengthening the TAF’s mobilization readiness through realistic and operational scenarios.
Resilient City Resilient Society Community-Based Mobilization
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kent Sosyolojisi ve Toplum Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 8 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32569/resilience.1810160 |
| IZ | https://izlik.org/JA25FT84LX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 2 |