Kıraat ilminde kârînin rivâyet ettiği kıraat vücûhâtı içinden çeşitli sebeplerle bazı harfleri seçip kendine bir tarik oluşturması ihtiyâr olarak tanımlanır. “Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek, üstün tutmak” manasına gelen ihtiyâr terimi lugavî anlamı ile ilintili kalarak kıraat vecihleri arasından bireysel sebeplerle daha üstün olanı seçmeyi ifade eder ve bu sebeple yalnızca nakilden ibaret değildir. İlk örnekleri ikinci nesil sahâbe döneminde başlayan ve tam manası ile tabiîn ve tebeu’t-tabiîn dönemlerinde başlayan ihtiyârın erken dönemde ruhsat çerçevesi oldukça geniştir. Müslüman coğrafyanın genişlemesi ile tabiîn asrında oldukça fazla olan kurrâ sayısı tebeu’t-tâbiîn döneminde Kur’ân muallimine duyulan ihtiyaç doğrultusunda daha çok artmıştır. Bu dönemde kendi ihtiyârı olmayıp yalnızca öğrendiği kıraati rivayet edenler olsa da ilk üç asırda ihtiyâr çeşitliliğinin artmasının temel sebebi, kıraat bilgisi ile öne çıkan isimlerin öncelikle kendileri ve sonrasında talebelerine okutmak için ihtiyâr oluşturmanın yaygınlaşması olarak açıklanabilir. Böylelikle ihtiyâr edinme, hicrî ikinci asrın ortaları ile dördüncü asırda dönemin ilmî örfü haline gelmiş, kurrâ başta olmak üzere pek çok ilim ehli; ashâb ve tabiînden nakledilen hurûf içinden kendi ihtiyârını oluşturmuştur. Kıraat tarihinde ihtiyâr olgusunu ele alan çalışmaların geneli konuyu yalnızca erken dönem kurrâ üzerinden ele almakta, aynı çağda yaşamış fukahâ ve özel olarak da mezhep imamlarının kıraat tercihleri bağlamında konunun disiplinler arası zeminde ele alınışı eksik kalmaktadır. Erken dönem fukahânın kıraat tercihleri klasik literatürde kurrâ biyografilerinde, tefsir kaynaklarında veya menâkıb türü çeşitli eserlerde dağınık bilgiler halinde yer almaktadır. Bu çalışmada dört mezhep imamı Ebû Hanîfe, Mâlik b. Enes, Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’in kıraat tercihleri ilgili çalışmalardan analiz edilerek ele alınmıştır. Çalışmanın amacı erken dönemde ihtiyâr olgusunun fukahâya yansıyan tarafının görülmesi ve onların kıraat tercihlerinin tarihî arka plan, metodolojik eğilimler ve fıkhî istinbat süreçleri bağlamında değerlendirilmesidir. Bu amaca binâen erken dönem tarih, tabakât, menâkıb, mesâil ve tefsir kaynaklarından yararlanılmış, bulgular analiz edilmiştir. Netice itibarıyla Ebû’l-Kâsım Hüzelî’nin (ö. 465/1073) ihtiyâr sahipleri arasında zikrettiği İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe ve Ahmed b. Hanbel’in kendi ihtiyârlarının olduğu kanaatini oluşturacak güçlü kanıtlara ulaşılmıştır. Bunun yanında Ebû Hanîfe’nin ihtiyârına dair onun Âsım kıraatine uyduğu; kendi ihtiyârının olduğu ve kendi ihtiyarı olarak sunulan derleme rivâyetlerin aslı olmayan nakillerden oluştuğu yönünde üç ihtimal de değerlendirmeye alınmıştır. Ahmed b. Hanbel, mezkûr fukahâ arasında ihtiyâr kriterleri konusunda en fazla veriye ulaşılan fakih olmuştur. İmam Şafiî ve Enes b. Malik’in ise genel olarak beldelerinde okunan kıraate tâbî oldukları kanaati oluşmuştur. Bu yönüyle çalışma hüküm istinbatında kıraat farklılıklarını göz önünde bulundurduğu bilinen dört mezhep imamının ihtiyâr karşısındaki tutumunu ele almayı ve onların kıraat tercihlerine dair bütüncül bir çerçeve oluşturmayı hedeflemektedir.
Kıraat İhtiyâr Tercih Fukahâ Ebû Hanîfe Mâlik b. Enes İmam Şâfiî Ahmed b. Hanbel.
In the science of Qurʾānic readings (qirāʾāt), ikhtiyār (selection) is defined as a reciter’s choice of certain letters from among the various transmitted reading variants for specific reasons, thereby forming a distinctive reading path of his own. This definition demonstrates that, within the diversity of early reading traditions, reciters adhered to transmitted material while simultaneously exercising preference among the reported variants according to particular criteria. Ikhtiyār, in its fully developed sense, emerged during the periods of the Tābiʿūn and their successors, when the scope of permissibility was notably broad, allowing reciters greater flexibility in navigating transmitted variants and granting scholarly legitimacy to regional reading differences. From the mid-second to the fourth Hijrī century, the formation of ikhtiyār from among the reading variants became an established scholarly convention. During this period, reciters as well as other scholars formed their own selections from the letters transmitted from the Companions and the Tābiʿūn. This development reflects a phase in which the discipline of qirāʾāt became increasingly systematized, preferences were grounded in clear scholarly frameworks, and local reading traditions gained recognition within intellectual circles. Consequently, ikhtiyār evolved from a merely personal preference into a scholarly practice that contributed significantly to the formation and development of the science of qirāʾāt. This article examines the phenomenon of ikhtiyār through a juristic lens by analyzing the Qurʾānic reading preferences of the four Sunni legal school founders: Abū Ḥanīfa, Mālik b. Anas, Muḥammad b. Idrīs al-Shāfiʿī, and Aḥmad b. Ḥanbal. The primary aim of the study is to identify how the concept of ikhtiyār was reflected in early Islamic jurisprudence and to elucidate the attitudes of these jurists toward different reading variants. To this end, early historical, biographical (ṭabaqāt), hagiographical (manāqib), legal (masāʾil), and exegetical sources have been consulted, and the relevant reports have been analyzed systematically. The findings indicate that Abū Ḥanīfa and Aḥmad b. Ḥanbal developed their own distinctive selections in qirāʾāt, whereas al-Shāfiʿī and Mālik b. Anas generally adhered to the readings prevalent in their respective regions. This observation provides valuable insight into how the founders of the legal schools approached reading variations in the process of legal reasoning. In this respect, the study offers a new perspective on the phenomenon of ikhtiyār by examining the positions of the four legal school founders and is expected to contribute to the existing literature while laying a solid foundation for more detailed future research.
Qirāʾāt Ikhtiyār Preference Jurists Abū Ḥanīfa Mālik b. Anas Imam al-Shāfiʿī Aḥmad b. Ḥanbal.
يُعرَّفُ الاختيارُ في علم القراءات بأن يقوم القارئ باختيار بعض الحروف من وجوه القراءات التي رُويت إليه، لأسبابٍ مختلفة، وتكوين طريقٍ خاصٍّ لنفسه. ويُظهر هذا التعريف أنّ القرّاء في ظلّ تعدّد الأوجه القرائية في العصور الأولى كانوا ملتزمين بالرواية، وفي الوقت نفسه يمارسون الترجيح بين الحروف المنقولة وفق معايير معيّنة. وقد بدأ الاختيار بمعناه الدقيق في عصر التابعين وتابعيهم، حيث اتّسمت دائرة الرخصة في تلك المرحلة بسعةٍ واضحة، الأمر الذي أتاح للقرّاء مجالًا أوسع للحركة بين الوجوه المروية، كما أسهم في إضفاء المشروعية العلمية على اختلاف القراءات باختلاف الأمصار. وأصبح تكوين الاختيار من بين وجوه القراءات، منذ منتصف القرن الثاني الهجري إلى القرن الرابع، عُرفًا علميًا سائدًا؛ إذ قام القرّاء، بل وغيرهم من أهل العلم، باختيار قراءاتهم الخاصة من الحروف المروية عن الصحابة والتابعين. ويشير هذا التطوّر إلى مرحلةٍ بدأت فيها مادة القراءات بالتقعيد والتنظيم، وصارت عملية الترجيح قائمة على خلفية علمية واضحة، كما برزت التقاليد القرائية المحلية في الأوساط العلمية. وبهذا لم يعد الاختيار مجرّد تفضيلٍ شخصي، بل غدا ممارسة علمية أسهمت في تشكيل علم القراءات وتطوّره. وتتناول هذه الدراسة مسألة الاختيار من خلال نماذج فقهية، وذلك بدراسة تفضيلات القراءات عند أئمة المذاهب الأربعة: أبي حنيفة، ومالك بن أنس، ومحمد بن إدريس الشافعي، وأحمد بن حنبل. وتهدف الدراسة إلى الكشف عن انعكاس ظاهرة الاختيار في الفكر الفقهي المبكّر، والتعرّف على مواقف أئمة المذاهب من وجوه القراءات. وتحقيقًا لهذا الهدف، تم الاعتماد على مصادر التاريخ، والطبقات، والمناقب، والمسائل، والتفسير في العصور الأولى، مع تحليل الروايات المتعلقة بأئمة المذاهب تحليلًا منهجيًا. وقد خلصت الدراسة إلى أنّ كلاً من أبي حنيفة وأحمد بن حنبل كان لهما اختيارٌ خاصٌّ بهما في القراءات، في حين أنّ الشافعي ومالك بن أنس كانا – في الجملة – تابعين للقراءة السائدة في أمصارهما. وتُسهم هذه النتيجة في إيضاح كيفية تعامل أئمة المذاهب مع اختلاف القراءات في سياق استنباط الأحكام الشرعية. ومن هذه الجهة، تُقدّم الدراسة منظورًا جديدًا لظاهرة الاختيار من خلال تناول مواقف أئمة المذاهب الأربعة منها، كما يُتوقَّع أن تسهم في إثراء الأدبيات العلمية وتمهيد الطريق لدراساتٍ أكثر تفصيلًا في المستقبل.
القراءات الاختيار الترجيح الفقهاء أبو حنيفة مالك بن أنس الإمام الشافعي أحمد بن حنبل
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kuran-ı Kerim Okuma ve Kıraat |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32950/rid.1841598 |
| IZ | https://izlik.org/JA42NU48ST |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |