This article undertakes an interdisciplinary investigation of digital mourning in Türkiye through the intersecting frameworks of cultural memory, affect theory, and the politics of recognition. The primary objective is to elucidate the mechanisms by digital mourning practices reconstitute mnemonic continuity and collective identity within algorithmically mediated environments. Traditional ritual forms such as mevlit (memorial prayer gatherings), taziye evi (condolence houses), and ağıt (laments) are recontextualized within digital infrastructures in which private loss acquires collective visibility through systems of circulation, mediation, and datafication. Hashtags, commemorative profiles, and visual repertoires function as semiotic mechanisms by grief is transformed into a reproducible archive of cultural memory. The study employs qualitative content analysis and visual sociology to examine digital mourning practices in Türkiye between 2014 and 2023, focusing on emblematic events including the Soma mining disaster, the coup attempt of 15 July, and the 2023 Maraş earthquake. The findings reveal the mechanisms by digital mourning transcends the expressive domain of emotion and evolves into a hybrid ritual economy where devotional idioms, national iconography, and civic critique converge. Algorithmic visibility operates as a cultural mechanism that regulates attention, structures affective flows, and reconfigures hierarchies of recognition. By foregrounding the specificity of the Turkish case, the study challenges the universalist assumptions of Western-centered models of mourning and advocates for plural, contextually situated theoretical frameworks. It contributes to ongoing debates in cultural sociology, media studies, and the sociology of emotions by conceptualizing digital mourning as a constitutive cultural formation of the contemporary global condition.
Digital culture Affective regimes Digital memory Algorithmic visibility Hybrid identity Digital mourning
Bu makale, Türkiye’de yasın dijitalleşmesini kültürel bellek, duygulanımsal dolaşım ve tanınma siyaseti eksenlerinde disiplinlerarası bir çerçevede incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, dijital yas pratiklerinin algoritmik olarak aracılanan çevrimlerde kültürel sürekliliği ve kolektif kimliği hangi düzenekler aracılığıyla yeniden kurduğunu ortaya koymaktır. Mevlit, taziye evi ve ağıt gibi geleneksel ritüel biçimleri, dijital altyapılar içinde yeniden konumlanmakta; böylece bireysel kayıp deneyimleri, dolaşım, aracılanma ve verileşme süreçleri yoluyla kamusal görünüme taşınmaktadır. Hashtagler, anı hesapları ve görsel-dilsel repertuarlar, yalnızca duygusal ifadenin araçları değil; aynı zamanda yasın yeniden üretildiği ve kültürel belleğin kurumsallaştığı anlam taşıyıcı düzeneklerdir. Araştırma, nitel içerik analizi ve görsel sosyoloji yöntemlerini birleştirerek Türkiye’de 2014–2023 yılları arasında gerçekleşen Soma maden faciası, 15 Temmuz darbe girişimi ve 2023 Maraş depremi gibi örnek olayları incelemektedir. Bulgular, dijital yasın salt duygusal dışavurumun ötesine geçerek dini göndermelerin, ulusal simgelerin ve sivil eleştirinin kesiştiği hibrit bir ritüel ekonomisine dönüştüğünü göstermektedir. Algoritmik görünürlük, bu sürecin kültürel belleği düzenleyen, dikkat ve duygulanım akışlarını yöneten ve tanınma hiyerarşilerini yeniden biçimlendiren merkezi bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır. Türkiye bağlamında gözlemlenen veriler, yasın dijitalleşmesini açıklayan Batı-merkezli modellerin genelleştirici kabullerini sorgulamakta; daha çoğul, bağlamsal ve yerel dinamiklere duyarlı kuramsal yaklaşımların gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çalışma, dijital yasın günümüz küresel koşulları içinde özgün bir kültürel biçim olarak kavramsallaştırılmasına katkı sunmakta ve kültür sosyolojisi, medya çalışmaları ile duygular sosyolojisi alanlarında yeni bir tartışma zemini önermektedir.
Dijital kültür Duygu rejimleri Dijital hafıza Algoritmik görünürlük Hibrit kimlik Dijital yas
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kültür Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi © 2015 Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı (CC-BY-NC-ND 4.0) ile lisanslanmıştır.