TR
EN
Aşın kutu yahut kutsuz aş
Öz
Tarihi, coğrafi, dini ve sosyolojik sebeplerden Türk ailesi, kadın egemen yapıdan ataerkilliğe ve sonrasında eşitlikçi aileye doğru üç farklı kültürel geçiş aşaması takip eder. Her bir aile tipi kendine haiz özelliklere sahiptir ve toplumsal cinsiyet de buna göre şekillenir. Ailede otoritenin tekilliği ya da bölünmüşlüğü, kadın-erkek arasındaki görev dağılımında değişiklikleri beraberinde getirse dahi; kadın, toplumun kendisine verdiği birçok vazifesi ile birlikte doyurmak görevini daima üstlenir ve bu yükümlülük hemen hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar intikal eder. Türklerde aş yahut aş verme toplumbilimsel mana ve bağlamda çok yönlü bir eylemdir. Yemeğin hazırlık evresi, boş vakit kavramına yabancı olan Türk kadınının bir araya geldiği, sohbetler ettiği, işi ve aşı kolaylaştırdığı sosyalleşme alanlarından birisidir. Söz konusu buluşmalar bilgi alışverişinin yapıldığı, yeni nesillere birikimlerin, Türkün örf ve adetinin aktarıldığı okullardır. Kadın burada toplumsallaşırken geleneğin icrası ve sonraki kuşaklara nakli konusunda önemli bir görev ifa eder. Böylelikle kadının örtük veya açık bu eğitimi, yalnızca tekil bir eylem olmaktan çıkar ve kültürün yaratıldığı, yaşatıldığı bir fiile dönüşür. Çalışmada, toplumun eril ve dişil fertlere taksim edilen ödevler neticesinde, ocak ve etrafında teşekkül eden vazifelerin kadına yüklendiği, görev dağılımının Türk kültüründe yer alan kız çocuğun erkek çocuktan değersiz, arka plânda veya farklı konumda düşünülüp görülmesi ile ilişkisi, toplumsal cinsiyet bağlamında kadın ve erkeğin sofradaki rolü üzerinde durulmuştur. Türkün konukseverliği bilhassa Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten konu bağlamında verilen örneklerle gösterilmiş, aş ve aşın siyasi, sosyal ve ekonomik fonksiyonu değerlendirilmiş, Türk tefekkürüne göre uğur ve bereketine inanılan aşın, Barak Ovası’nı yurt tutan Çarganlı Türkmenleri arasında, kadın eli ile kutsuz aşa ve akabinde bir halk inanmasına nasıl dönüştüğüne değinilmiştir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Abdurrezzak, A. O. (2014). İşlevsel Teori Bağlamında Yemek Kültürünün İletişimsel Yönü. Turkish Studies, 9(11), 1-16.
- Akın, E. (1991). Ananın Aile İçindeki Rolü. Türk Aile Ansiklopedisi I. Ankara: T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 110-113.
- Aktaş, E. (2011). Hakas Destanları III. Ankara: Türk Dil Kurumu.
- Beşirli, H. (2010). Yemek, Kültür ve Kimlik. Milli Folklor, (87), 159-169.
- Beşirli, H. (2011a). Dede Korkut Hikâyelerinde İktidar Göstergesi Olarak Yemek Sembolizmi. Yeşil, Y. (Editör). Dede Korkut ve Geçmişten Geleceğe Türk Destanları Uluslararası Sempozyumu. Ankara: TÜRKSOY, 103-113.
- Beşirli, H. (2011b). Türk Kültüründe Güç, İktidar, İtaat ve Sadakatin Yemek Sembolizmi Esasında Değerlendirilmesi. Türk Kültürü ve Hacı Bektaşı Veli Araştırma Dergisi, (58), 139-152.
- Dinç, M. (2021). Halk Bilgisinin Beslenme ve Mutfak Kültürüne Dönük Temsilleri. Aça, M. (Ed). Halk Bilimi El Kitabı. Ankara: Nobel Akademik, 287-314.
- Dilek, İ. (1996). Altay Türklerinde Çocuğun Doğması ve Doğum Günü Kutlamalarına Dair Bazı İnanışlar. Bilig, (1), 51-55.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Dilbilim
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
21 Haziran 2021
Gönderilme Tarihi
17 Mart 2021
Kabul Tarihi
20 Haziran 2021
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2021 Sayı: 23