Araştırma Makalesi

Dil-kültür ilişkisi bağlamında Eski Türkçe yaktur- üzerine

Sayı: 24 21 Eylül 2021
  • Nurdan Besli *
PDF İndir
TR EN

Dil-kültür ilişkisi bağlamında Eski Türkçe yaktur- üzerine

Öz

Uyguların yerleşik bir düzenle yaşamaları, benimsedikleri dinlerle birlikte hayatlarında meydana gelen değişimler, çevrelerindeki toplumlarla ilişkileri, ticarî hayatları, beşerî ve sosyal hayattaki rolleriyle, diğer Türk kavimlerinden ayrıştıkları düşünülmektedir. Nitekim Uygurların yaşadığı dönemlerde meydana gelen kültürel gelişimler bu düşüncelerin delilleri durumundadır. Uygur eserleri pek çok açıdan (muhteva, yazı tarzı, kâğıt kalitesi, kitap cildi, baskı vb.) göz önüne alındığında ileri düzeyde bir kültür hayatının varlığına işaret etmektedir. Bu zengin kültürel ortama dair en önemli deliller, o dönemde oluşturulan dinî ve din dışı metinlerin söz varlığıdır. Değişen yaşam koşulları ve Uygurların siyasî, sosyal, ekonomik, dinî vb. farklı sebeplerle iletişim kurdukları toplumların da etkisiyle, söz varlığında üretme/türetme/ödünçleme hususlarında pek çok değişiklik meydana gelmiştir. Benimsenen dinlerle birlikte kabul gören uygulamalar, dilde yeni sözcüklerin türetilmesine neden olmuştur. Budizm’in canlıların sevaplarını ve iyiliklerini merkeze koyan yaklaşımları, Uygurların “buyan” adını verdiği “sevap ve iyilikler” ve bunların artışı nispetinde karmalarının da iyi olacağı düşünceleri, basım ve çoğaltım faaliyetlerinin de gelişmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda Uygurlarda sevap ve iyiliklerin artması düşüncesi ile pek çok eser çoğaltılmaya başlanmış bu faaliyetleri anlatacak yeni eylemler de dilde kullanılmaya başlanmıştır. Eser çoğaltma gereksinimine karşılık olarak dilde bu eylemi anlatmak üzere bilhassa Uygurların son dönem eserlerinde yaktur- “bastırmak, çoğaltmak, kopyalamak” eylemi ile karşılaşılmıştır. Bilhassa Tibet Budizmi çevresinde şekillenen metinlerde karşılaşılan sözcük, Eski Türkçe Dönemi sözlüklerinde yer almamış (2021 yılına kadar) ve araştırmacıların metin aktarımında farklı anlamlandırmalarıyla anlam karışıklığına uğradığı tespit edilmiştir. Bu yönüyle, eldeki çalışma, son dönem Uygur baskı tekniğinin önemli terimlerinden olan Eski Uygurca yaktur- eylemi üzerinde değerlendirmelerden oluşmaktadır. Öncelikle çalışmada, Uygur baskı tekniği ve tekniğin gelişimine mukabil “yaktur” eyleminin oluşum süreçleri ve sözcüğün metinlerde anlamlandırılma hadiseleri üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ağca, F. (2014). Eski Uygurca metinlerin tarihlendirilişi ile ilgili tespitler. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Türkoloji Dergisi, 21, 1, s. 1-14.
  2. Ağca, F., Arıcan A. (2019). Eski Uygurca kolofonlar hakkında. Türk Moğol Dil Tarih Kültür Araştırmaları, (Ed. Şaban Doğan), s. 15-27.
  3. Ağca, M. (2015). Eski Uygur Türkçesinde dua/alkış (anlambilimsel bir inceleme). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek LisansTezi.
  4. Akı, S. (2020). Türkçede ya-* fiil kökünden türemiş kelimeler. Söylem Filoloji Dergisi, 5/1, s. 304-310.
  5. Arat, R. R. (1991). Eski Türk şiiri. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  6. Atalay, B. (2006). Divanü Lûgat-it Türk IV (Dizin). (Çev. Besim Atalay). Ankara: Türk Dil Kurumu.
  7. Begtimur, M. E. (2018). İlk matbaanın mucidi. Uluslararası Uygur Araştırmaları Dergisi, Sayı 12, s. 160-168.
  8. Binark, İ. (1964). Türk kitapçılık tarihinde tezhip sanatı. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, Cilt:8, s. 3-4.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Dilbilim

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yazarlar

Yayımlanma Tarihi

21 Eylül 2021

Gönderilme Tarihi

31 Mayıs 2021

Kabul Tarihi

20 Eylül 2021

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2021 Sayı: 24

Kaynak Göster

APA
Besli, N. (2021). Dil-kültür ilişkisi bağlamında Eski Türkçe yaktur- üzerine. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 24, 364-372. https://doi.org/10.29000/rumelide.997529