PSYCHOLOGICAL RESILIENCE AND COMPASSION IN CANDIDATE RELIGIOUS OFFICIALS
Öz
This study aims to examine the relationship between psychological resilience and compassion in prospective religious personnel from a descriptive and correlational perspective. The study sought to answer the questions: “What are the levels of psychological resilience and compassion among prospective religious officials?” and “Do these levels differ according to variables such as age, gender, marital status, parental attitude, number of children, and the form of religious education?” The data for the study were obtained from 345 prospective religious officials continuing their education at Diyanet Academies. Participants were administered a “Personal Information Form,” an “Adult Psychological Resilience Scale,” and an “Adult Compassion Scale.” The data obtained were analyzed and interpreted. According to the findings, the psychological resilience and compassion levels of the prospective religious officials were found to be high. However, no significant relationship was found between psychological resilience and compassion. Psychological resilience levels differed according to age, father's attitude, number of children, and the method of religious education; they did not differ according to gender, marital status, or mother's attitude. Compassion levels were found to vary according to age, marital status, parental attitude, and number of children; however, they did not vary according to gender or the form of religious education received. Psychological resilience and compassion serve functions such as performing one's profession diligently, increasing job satisfaction, and reducing the risk of burnout. These qualities are necessary for prospective religious officials to be able to continue their duties in the long term and be useful to society. Considering the roles of religious officials, such as providing spiritual and psychological support to individuals in society, the importance of this study is highlighted by the fact that the psychological resilience and compassion levels of prospective religious officials are the subject of this study.
Anahtar Kelimeler
ADAY DİN GÖREVLİLERİNDE PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK VE MERHAMET
Öz
Bu araştırma, aday din görevlilerinde psikolojik dayanıklılık ile merhamet arasındaki ilişkiyi betimsel ve ilişkisel açıdan incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada “Aday din görevlilerinin psikolojik dayanıklılık ve merhamet düzeyleri ne düzeydedir?” ve “Bu düzeyler yaş, cinsiyet, medeni hâl, anne-baba tutumu, çocuk sayısı ve dini eğitimin veriliş şekli değişkenlerine göre farklılaşmakta mıdır?” sorularına yanıt aranmıştır. Araştırmanın verileri, Diyanet Akademilerinde eğitime devam eden 345 aday din görevlisinden elde edilmiştir. Katılımcılara “Kişisel Bilgi Formu”, “Yetişkin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği” ve “Yetişkin Merhamet Ölçeği” uygulanmıştır. Elde edilen verilen analiz edilerek yorumlanmıştır. Bulgulara göre aday din görevlilerinin psikolojik dayanıklılık ve merhamet düzeyleri yüksek bulunmuştur. Ancak psikolojik dayanıklılık ile merhamet arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Psikolojik dayanıklılık düzeyleri yaş, baba tutumu, çocuk sayısı ve dini eğitimin veriliş şekline göre farklılaşırken; cinsiyet, medeni hâl ve anne tutumuna göre farklılaşmamaktadır.
Merhamet düzeylerinin ise yaş, medeni hâl, anne-baba tutumu ve çocuk sayısına göre farklılaştığı; cinsiyet ve dini eğitimin veriliş şekline göre farklılaşmadığı görülmüştür. Psikolojik dayanıklılık ve merhamet, mesleği özenle icra etme, mesleki memnuniyeti arttırma ve tükenmişlik riskini azaltma gibi işleve sahiptir. Bu nitelikler, aday din görevlilerinin uzun vadede görevlerini sürdürebilmeleri ve topluma faydalı olabilmeleri için gereklidir. Din görevlilerinin, toplumdaki bireylere manevi ve psikolojik destek sunma gibi rolleri de dikkate alındığında aday din görevlilerin psikolojik dayanıklılık ve merhamet düzeylerinin çalışma konusu yapılması bu çalışmayı önemini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışma için etik kurul onayı Dicle Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu'nun 27/03/2024 tarihli ve 682770 numaralı kararı ile alınmıştır.