Since the establishment of the Republic of Turkey, ensuring public order has been a primary concern for governing cadres. Internal security has played a crucial role in establishing state authority, maintaining safety, and ensuring the continuity of production. During the Early Republican Period, Mustafa Kemal Atatürk and the leadership showed great sensitivity to internal security issues. After the Treaty of Lausanne, the arrival of refugees at the borders and the irregular settlement of nomadic groups posed threats to internal security. In particular, in the eastern provinces, the ease with which tribes could be provoked through religious discourse and groups with unclear state affiliations along the borders made security efforts more challenging. During this period, the Gendarmerie played a key role in suppressing uprisings. Between 1924 and 1938, several revolts were quelled, particularly in Eastern Anatolia. The focus of this study, the Sason Rebellion (1934-1937), occurred with the incitement and support of Armenians both within and outside the country. Although recorded as a Kurdish tribal uprising, the British were also believed to be involved in the process. The Gendarmerie aimed to ensure public order and contribute to constructing a modern nation through the security measures it implemented. This article examines the security policies of the Republican People’s Party (CHP) governments, analyzing the state’s legal, economic, and administrative structures. The study is based on official archives, parliamentary records, and contemporary press sources.
Public order National security Settlement Eastern provinces Terror
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren yönetici kadrolar için asayişin sağlanması öncelikli bir mesele olmuştur. Devletin otoritesinin tesis edilmesi, güvenliğin sağlanması ve üretim sürekliliğinin korunması açısından iç güvenlik hayati bir rol oynamıştır. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve lider kadro, iç güvenlik konularına büyük bir hassasiyet göstermiştir. Lozan Antlaşması sonrası mültecilerin sınırlara ulaşması ve göçerlerin düzensiz yerleşimi iç güvenliği tehdit eden unsurlar olmuştur. Özellikle Doğu illerinde aşiretlerin dinî söylemlerle kolay kışkırtılması ve sınır boylarında aidiyeti belirsiz grupların varlığı, güvenliği sağlama çabalarını zorlaştırmıştır. Bu dönemde, Jandarma teşkilatı ayaklanmaların bastırılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. 1924-1938 yılları arasında özellikle Doğu Anadolu’da birçok isyan bastırılmıştır. Araştırma konusu olan 1934-1937 Sason İsyanı, yurtiçi ve yurtdışındaki Ermenilerin desteğiyle gerçekleşmiş, ancak Kürt aşiretlerinin isyanı olarak tarihe geçmiştir. İngilizlerin de sürece müdahil olduğu düşünülmektedir. Jandarma teşkilatı, aldığı tedbirlerle iç güvenliği sağlamaya çalışarak, modern bir ulus inşa etme hedefi doğrultusunda hareket etmiştir. Bu bağlamda makalede Cumhuriyet Halk Fırkası Hükûmetlerinin asayişin sağlanması yönünde uygulamaları ele alınırken, devletin iç bünyesi, hukuku, ekonomisi, örgütleri, yönetim biçimleri ve halk-devlet ilişkileri gibi konular göz önünde bulundurulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın hazırlanması sırasında; Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (CDAB), TBMM Arşiv ve Kütüphanesi kayıtlarından, dönemin süreli yayınlarından, telif ve tetkik eserlerden de yararlanılmıştır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Savunma Çalışmaları, Siyaset Bilimi (Diğer), Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 2 |