Tasavvufî Tefsîrin Îşârî ve Nazarî olarak iki kısma ayrıldığı iddiasının değerlendirildiği bu çalışmada söz konusu taksimin teorik alt yapısı incelenmektedir. Bu taksime göre nazarî sûfî tefsîr yapanlar işârî sûfî tefsîr sahiplerinin aksine yorumlarında keşfe dayanmamakta ve âyetlerin zâhiri anlamını ihmal etmektedirler. Ancak bu tefsîr türünün önde gelen ismi olarak zikredilen İbn Arabî’nin iddia edilenin aksini ifade eden birçok beyanı vardır. Sonuç olarak bu makalede İbn Arabî’nin görüşleri bağlamında ilgili taksimin doğruluğu analiz edilecektir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Temmuz 2017 |
| IZ | https://izlik.org/JA39LT63UK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2017 Sayı: 27 |
Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (SDU-SD), Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Legal Kod https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/ kapsamında lisanslanmıştır.