Sosyal bilimlerde nesnelliği yakalamak zordur. Üstelik ilk bakıştaki kadar anlamlı ve önemli de değildir. Algı doğrudan olmak yerine bazı süreçler yoluyla gerçekleştiğinden; olgucu anlayışın dediği kadar mutlak değil, ancak bağıl bir oluşumdur. Belgeler ve bilgiler gerçeği ancak kısmen verirler. Bilime, o bilmi oluşturanların öznellikleri de ilâve olur. Bir süje olarak bizzat birey, bazen istese de tarafsız olamaz; çünkü karşısındaki muhatabı onu “taraf” olarak görür. Bilgi-bilimsel (epistemolojik) bir yaklaşım tarafsızlığı abartmayacağı gibi ona büyük bir kıymet de yüklemeyebilir.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Şubat 2016 |
| Yayımlanma Tarihi | 12 Şubat 2015 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2014 Sayı: 31 |