Sünnî Âlim ve Şiî İktidar: el-Mâverdî’nin Büveyhîler ile İlişkileri
Öz
Bu çalışma, Büveyhîler dönemi ile Selçuklu hâkimiyetinin ilk yıllarında Bağdâd’da yaşamış klasik Sünnî siyaset düşünürü el-Mâverdî’nin (öl. 450/1058), Şiî mezhebine mensup Büveyhîler ile münasebetlerini incelemektedir. el-Mâverdî, Sünnî Abbâsî hilâfetine bağlı kalmakla birlikte, fiilî iktidarı elinde tutan Büveyhîler ile doğrudan temas kurmuş ve dönemin siyasî gerçekleriyle yüzleşmiştir. 4./10. yüzyılda Büveyhîler, Abbâsî hilâfetinin siyasî otoritesini ellerinden alarak sembolik bir makama indirmiştir. el-Mâverdî ise hem klasik hilâfet teorisini savunmuş hem de dönemin karmaşık siyaset ortamına pragmatik yaklaşımlar geliştirmiştir. Diğer taraftan Büveyhî hükümdarları Bahâü’d-devle, Celâlü’d-devle ve Ebû Kâlîcâr yakın ilişkiler kurmuş, onların sarayında hürmet görmüş, Bahâü’d-devle adına kitap telif ederek ona sunmuştur. Tüm bu yakınlığa rağmen Büveyhîler ile Abbâsîler arasındaki bazı temaslarda ikincisinden yana tavır almaktan da geri durmamıştır. Büveyhîler ile Abbâsî halifesi el-Kâdir Billâh arasındaki iktidar mücadelesinde el-Mâverdî arabulucu rolü üstlenmiş, hilâfeti teorik olarak savunmuş fakat Büveyhîleri doğrudan hedef almamıştır. Kezâ Halife el-Kâ’im Biemrillâh’ın Büveyhî hükümdarlarıyla münasebetlerinde 423/1032, 428/1036-37 ve 434/1042 yıllarında elçilik yapmıştır. Yine aynı halife ile Selçuklular arasındaki ilk münasebetlerde de 435/1043-44 yılında elçilik göreviyle önemli rol oynamıştır.
Anahtar Kelimeler
el-Mâverdî, Büveyhîler, Abbâsî Hilâfeti, Selçuklular, Sünnî-Şiî İlişkileri
Etik Beyan
Bu makale, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Tarihi Anabilim Dalı’nda, Prof. Dr. Osman G. Özgüdenli danışmanlığında hazırlanan “Abbasi Halifesi el-Kaim Biemrillah ve Dönemi (1031-1075)” (İstanbul, 2014) başlıklı yüksek lisans tezinden üretilmiş, yeni kaynaklar ve değerlendirmelerle gözden geçirilerek genişletilmiştir.
A Sunnī Scholar and Shi‘īte Authority: al-Māwardī’s Relationship with the Būyids
Öz
This study examines the relationship between al-Māwardī (d. 450/1058), a classical Sunnī political thinker who lived in Baghdad during the Būyid period and the early years of Seljuk rule, and the Būyids, who adhered to the Shi‘īte sect of thought. Although al-Māwardī remained loyal to the Sunnī Abbāsid caliphate, he engaged directly with the Būyids, who held de facto power, thereby confronting the political realities of his time. In the tenth century, the Būyids deprived the Abbāsid caliphate of its political authority, reducing it to a largely symbolic institution. al-Māwardī, however, simultaneously defended the classical theory of the caliphate and developed pragmatic approaches to navigate the complexities of the contemporary political landscape. He established close relations with the Būyid rulers Bahā’ al-Dawla, Jalāl al-Dawla, and Abū Kālījār, enjoyed respect at their courts, and even authored a book dedicated to Bahā’ al-Dawla. Nevertheless, despite this proximity, he did not refrain from siding with the Abbāsids in certain interactions between the two powers. During the struggle for authority between the Būyids and the Abbāsid caliph al-Qādir bi’llāh, al-Māwardī assumed the role of mediator: while defending the caliphate in theoretical terms, he avoided directly confronting the Būyids. Likewise, he served as an envoy in the relations between the ʿAbbāsid caliph al-Qāʾim bi-amr Allāh and the Būyid rulers in the years 423/1032, 428/1036-37, and 434/1042. He also played an important diplomatic role in the early contacts between the same caliph and the Seljuks in 435/1043-44, fulfilling an official mission as an envoy.
Anahtar Kelimeler
al-Māwardī, Būyids, Abbāsid Caliphate, Seljuks, Sunnī-Shi‘īte Relations
Etik Beyan
This article is derived from the master’s thesis titled “The Abbasid Caliph al-Qā’im bi-Amr Allāh and His Era (1031–1075)” (Istanbul, 2014)—prepared under the supervision of Prof. Dr. Osman G. Özgüdenli at the Department of Turkish History, Institute of Turkic Studies, Marmara University—and has been revised and expanded with new sources and evaluations.