Abū Ḥayyān’s Approach to the Basran and Kūfan Schools of Arabic Grammar
Öz
With the expansion of Islam beyond the Arabian Peninsula, the Arabic language came into contact with a wide range of linguistic and cultural environments, which led to increasing errors in Arabic language use among non-native speakers. Over time, these mistakes began to affect the correct recitation of the Qurʾān and reached a level that posed a serious threat to its semantic integrity. This situation necessitated the systematic formulation and preservation of Arabic grammar rules, ultimately giving rise to the discipline of naḥw (Arabic grammar). Early grammatical studies gradually evolved and deepened over time, leading to the emergence of two major schools of grammar: the Basran school, followed approximately a century later by the Kūfan school. Abū Ḥayyān al-Andalusī, a prominent scholar of the 8th century AH (14th century CE) , benefited from the works of his grammatical predecessors and enriched Arabic linguistic studies with his critical insights and independent reasoning. His distinctive grammatical approach, as reflected in his various works, contributed significantly to the field and further highlighted his scholarly importance. This study first presents an overview of Abū Ḥayyān’s scholarly background and major works. It then explores the historical development of the dicipline of naḥw, followed by an examination of the Basran and Kūfan grammatical traditions and their principal representatives. Finally, the paper offers a systematic analysis of Abū Ḥayyān’s approach to these two schools, his evidentiary principles , and the grammatical positions he either accepted or critiqued, revealing his independent and analytical stance within the Arabic grammatical tradition. The methodology of this research is based on the primary works of Abū Ḥayyān, most notably Irtishaf al-Darab min Lisan al-Arab, alongside classical sources of Arabic syntax (nahw). The data obtained were evaluated using a comparative and analytical approach. Within this framework, the criteria by which Abū Ḥayyān utilized linguistic evidence—such as attested linguistic usage (samāʿ)), analogy (qiyas), consensus (ijma’), Quranic recitations (qira’at), and poetry—were identified.The study concludes that Abu Hayyan did not strictly adhere to either the Basran or Kufan schools of syntax; rather, he adopted an evidence-centered and independent approach. It was observed that while he aligned with the Basran school on certain issues and the Kufan school on others, he subjected the views of both schools to critical scrutiny. In this respect, the study determines that Abū Ḥayyān’s understanding of syntax occupies a conciliatory and original position within classical Arabic grammar.
Anahtar Kelimeler
Ebû Hayyân’ın Basra ve Kûfe Nahiv Ekollerine İlişkin Yaklaşımı
Öz
İslâmiyet’in Arap Yarımadası dışındaki bölgelere yayılmasıyla birlikte, Arap dili farklı coğrafyalarda çeşitli etkileşimlere maruz kalmış ve bu süreçte dil hataları giderek artış göstermiştir. Bu dil yanlışlıkları, zamanla Kur’ân-ı Kerîm’in okunmasına da yansımış; anlam kaymalarına sebebiyet verecek ölçüde tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Söz konusu durum, Arap dilinin kurallarının sistematik biçimde tespit edilmesi ve koruma altına alınması gerekliliğini doğurmuş; bu ihtiyaçtan hareketle nahiv ilminin temelleri atılmıştır. Nahiv ilmine dair ilk çalışmalar, zaman içerisinde artarak derinleşmiş; bu sürecin doğal bir sonucu olarak önce Basra, ardından yaklaşık bir asır sonra Kûfe merkezli iki önemli nahiv ekolü teşekkül etmiştir. Hicrî sekizinci yüzyılın önde gelen isimlerinden biri olan Ebû Hayyân el-Endelüsî, kendisinden önceki nahiv âlimlerinin görüşlerinden faydalanmış; buna kendi birikimini ve eleştirel düşüncesini de katarak Arap dil çalışmalarına özgün katkılarda bulunmuştur. Özellikle yazdığı eserlerde ortaya koyduğu farklı görüşler ve kendine özgü nahiv yaklaşımı, onun Arap dili araştırmaları açısından önemini daha da artırmıştır. Bu çalışmada, öncelikle Ebû Hayyân’ın ilmî kişiliği ve eserlerine dair temel bilgiler özetlenmiş; ardından nahiv ilminin tarihsel gelişim süreci ele alınmıştır. Çalışmanın devamında, Basra ve Kûfe nahiv ekollerinin temsilcileri ve temel özellikleri üzerinde durulmuş; son olarak Ebû Hayyân’ın, bu iki ekolün görüşleri karşısındaki yaklaşımı, tercih ettiği deliller, katıldığı ve eleştirdiği görüşleri sistematik bir biçimde değerlendirilmiştir. Araştırmada yöntem olarak, Ebû Hayyân’ın başta İrtişâfü’ḍ-ḍarab min lisâni’l-ʿArab olmak üzere temel eserleri ile klasik nahiv kaynakları esas alınmış; elde edilen veriler, karşılaştırmalı ve analitik bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, Ebû Hayyân’ın semâʿ, kıyas, icmâ, Kur’ân kıraatleri ve şiir gibi nahiv delillerini hangi ölçütlere göre kullandığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Ebû Hayyân’ın Basra ve Kûfe nahiv ekollerinden herhangi birine mutlak biçimde bağlı kalmadığı; aksine delil merkezli ve bağımsız bir yaklaşım benimsediği görülmüştür. Onun, bazı meselelerde Basra ekolüne, bazı durumlarda ise Kûfe ekolüne yaklaştığı; ancak her iki ekolün görüşlerini de eleştirel bir süzgeçten geçirerek değerlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu yönüyle Ebû Hayyân’ın nahiv anlayışının, klasik Arap grameri içerisinde uzlaştırıcı ve özgün bir konuma sahip olduğu tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler