Hz. Peygamber’in en önemli aklî mucizesi olan Kur’ân-ı Kerîm, bir benzerini getirmeye yönelik çabalara genelden özele; bir benzerinin, on sûresinin, onun sûrelerine benzer bir sûrenin getirilmesi şeklinde tedrici olarak meydan okumaktadır. Bununla müşrik Arapların konu ile alakalı iddialarının anlamsız ve ne denli başarısız olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık tarih boyunca Kur’ân’a yönelik farklı itirazlar, başta Müslüman bilginlerin konuyla ilgili yazdıkları i‛câzu’l-Kur’ân eserleriyle yetkin kalemlerce cevaplandırılmıştır.
Günümüzde de bu çabalar içerik yönünden farklı olmamakla birlikte yeni formatlarda sürdürülmektedir. Bu mücadeleye cevap vermek adına kadîm kültürümüzde yazılmış eserler ve verilmiş cevaplar bu güne de ışık tutması açısından önem arz etmektedir. Bu makalede geçmişte Kur’ân’a yönelik konuyla ilgili bu itirazlara Eş’arî kelâmcısı Bâkıllânî’nin (ö. 403/1013) diğer eserlerinden de istifade etmekle beraber, yakın bir tarihte yayımlanmış Hidâyetü’l-müsterşidîn isimli eseri baz alınarak, naklî delillerden daha çok aklî, mantıkî ve iknâ edici yöntemlerle Kur’ân’ın özgünlüğüne dair verdiği cevaplar aktarılmaya ayrıca ateistlerin birtakım eleştirilerine ve Kur’ân’ın benzerini yazma konusundaki iddialarına Bâkıllânî’nin verdiği cevaplarla karşılık verilebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.
The most significant intellectual miracle of the Prophet, the Holy Quran, issues a graduated challenge to produce something similar, from the general to the specific; that is, by demanding the production of a similar work, ten similar chapters, or a chapter similar to one of its chapters. This demonstrates how meaningless and unsuccessful the claims of the polytheistic Arabs on this matter are. In response, throughout history, various objections to the Qur'an have been answered by competent writers, primarily in the works of Muslim scholars on the subject, entitled i'câzu'l-Qur'an.
Today, these efforts continue in new formats, although they are not different in content. In order to respond to this struggle, the works written and the answers given in our ancient culture are important in terms of shedding light on the present day. In this article, in addition to the other works of the Ash'ari theologian Bāqillānī (d. 403/1013) and his recently published work Hidayat al-Mustarshidin, the focus will be on his rational, logical, and persuasive methods for defending the Qur’an’s uniqueness, rather than on traditional evidences. Furthermore, it has been attempted to demonstrate that Bāqillānī's responses can be used to counter certain criticisms from atheists and claims regarding the possibility of writing something similar to the Qur'an.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kelam |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 3 |
Sinop İlahiyat Dergisi © 2024 by Sinop University is licensed under CC BY-NC-ND 4.0