Technological transformations in the cinema industry have enabled the rapid dissemination and reproduction of ideological representations and prejudices on a global scale. This process prepares the ground for the internalization of these representations at the societal level through various media tools. This study aims to examine how Islamophobic discourse is structured within the cinematic narrative of the film London Has Fallen (2016), within the framework of Roland Barthes Saussure-based semiotic analysis approach. In the post-9/11 era, the frequent association of Muslim identity with connotative codes such as “terrorism”, “violence”, and “barbarism” in West-centric media products produced in mainstream Hollywood cinema has contributed to the reintroduction of Islamophobic discourse in cultural production spaces. Designed with a qualitative research design, the article meticulously analyzes the character representations, spatial configurations, scenes, and dialogues in the film through layers of denotation, connotation, and myth, thereby analyzing the processes of constructing the “other”. The findings of the analysis are presented below; The study reveals that the film presents a mythological framework that legitimizes West-centric security discourse within a security-centered narrative structure, and that a global threat perception is discursively reproduced through representations of Muslim identity.
Sinema endüstrisindeki teknolojik dönüşümler, ideolojik temsillerin ve önyargıların küresel ölçekte hızla yaygınlaşmasını ve yeniden üretilmesini mümkün kılmıştır. Bu süreç, farklı medya araçları aracılığıyla söz konusu temsillerin toplumsal düzeyde içselleştirilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, London Has Fallen (2016) filmi özelinde İslamofobik söylemin sinematik anlatı içerisinde nasıl yapılandırıldığını, Roland Barthes’ın Saussure temelli göstergebilimsel çözümleme yaklaşımı çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. 11 Eylül sonrası dönemde, ana akım Hollywood sinemasında üretilen Batı merkezli medya ürünlerinde Müslüman kimliğinin sıklıkla “terör”, “şiddet” ve “barbarlık” gibi yananlamsal kodlarla ilişkilendirilmesi, İslamofobik söylemin kültürel üretim alanlarında yeniden dolaşıma sokulmasına katkı sağlamıştır. Nitel araştırma deseniyle tasarlanan makalede; filmdeki karakter temsilleri, mekânsal kurgular, sahneler ve diyaloglar; düzanlam, yananlam ve mit katmanları üzerinden titizlikle çözümlenerek “öteki”nin inşa süreçleri analiz edilmiştir. Elde edilen analiz bulguları; filmin güvenlik merkezli bir anlatı yapısı içerisinde Batı merkezli güvenlik söylemini meşrulaştıran mitolojik bir çerçeve sunduğunu ve Müslüman kimlik temsilleri üzerinden küresel bir tehdit algısının söylemsel olarak yeniden üretildiğini ortaya koymaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Sosyolojisi, Sinema Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30692/sisad.1824370 |
| IZ | https://izlik.org/JA22JH48MX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |