The pomegranate (Punica granatum L.) is among the earliest fruit trees domesticated in the Near East and the Mediterranean and, from the Neolithic period onward, played a significant role not only in subsistence economies but also in ritual practice, symbolism, and ideology. Archaeobotanical, philological, and iconographic evidence indicates that the pomegranate originated in the Fertile Crescent and subsequently spread across Mesopotamia, the Levant, Anatolia, Egypt, and the Aegean. Early Bronze Age finds from sites such as Jericho and Arad demonstrate its deliberate cultivation from an early date. In the Sumerian and Akkadian worlds, the fruit circulated through long-distance exchange networks and became associated with fertility, abundance, and the cycle of life and death, a symbolism already visible in Late Uruk glyptic art. During the Middle and Late Bronze Ages, the pomegranate was firmly embedded in the ritual landscapes of the Levant, where it frequently appears as a votive offering, particularly in association with female deities. In New Kingdom Egypt, it was linked to rebirth, the afterlife, and divine fertility, as reflected in funerary contexts. The Uluburun shipwreck provides clear evidence of its role as a high-value commodity in Late Bronze Age trade networks. By the Iron Age, the pomegranate had become widespread throughout the Mediterranean, functioning as both an economic good and a powerful symbol of regeneration and prosperity.
Pomegranate (Punica granatum) Ritual Foods Plant Symbolism Archaeobotany Hittite.
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while conducting and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
Nar (Punica granatum L.), Yakın Doğu ve Akdeniz dünyasında evcilleştirilen en erken meyve ağaçları arasında yer almakta olup Neolitik Dönem’den itibaren yalnızca geçim ekonomilerinde değil, aynı zamanda ritüel uygulamalar, sembolizm ve ideoloji bağlamlarında da önemli bir rol oynamıştır. Arkeobotanik, filolojik ve ikonografik veriler, narın Kökeninin Bereketli Hilal’e dayandığını ve buradan Mezopotamya, Levant, Anadolu, Mısır ve Ege dünyasına yayıldığını ortaya koymaktadır. Eriha ve Arad gibi merkezlerden ele geçen Erken Tunç Çağı buluntuları, narın erken dönemlerden itibaren bilinçli olarak yetiştirildiğini göstermektedir. Sümer ve Akad dünyasında nar, uzun mesafeli değişim ağları içerisinde dolaşıma girmiş ve doğurganlık, bolluk ve yenilenme kavramlarıyla ilişkilendirilmiştir; bu sembolik anlamlar Geç Uruk Dönemi gliptik sanatında da izlenebilmektedir. Orta ve Geç Tunç Çağları’nda nar, Levant bölgesindeki ritüel peyzajın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş ve özellikle kadın tanrılarla ilişkili kült bağlamlarında adak sunusu olarak sıklıkla kullanılmıştır. Yeni Krallık Dönemi Mısır’ında ise nar, yeniden doğuş, ölüm sonrası yaşam ve ilahi doğurganlıkla ilişkilendirilmiş; bu anlamlarıyla mezar bağlamlarında yer bulmuştur. Uluburun Batığı, narın Tunç Çağı ticaret ağları içerisinde değerli bir meta olarak dolaşımda bulunduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Demir Çağı’na gelindiğinde nar, tüm Akdeniz dünyasında yaygınlaşmış; hem ekonomik bir ürün hem de yenilenme ve refahın güçlü bir simgesi olarak işlev görmüştür.
Nar (Punica granatum) Ritüel Besinler Bitki Sembolizmi Arkeobotanik Hitit.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Erken Tunç Çağ Arkeolojisi, Hitit Arkeolojisi, Neolitik Çağ Arkeolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 17 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.30692/sisad.1861507 |
| IZ | https://izlik.org/JA59RT44TJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |