Bu çalışma, gündelik bir pratik olarak bisiklet kullanmanın mekânı deneyimleme ve anlamlandırma süreçlerindeki rolünü inceleyen kuramsal ve ampirik bir araştırmadır. Temel çıkış noktası, gündelik hayat deneyimleri ile mekânın birbirini karşılıklı olarak şekillendirdiği düşüncesidir. Buradan hareketle araştırma, bisiklet sürmenin bireylerin mekânla kurduğu ilişkide ne tür tecrübeler ve anlamlar yarattığını ve bunların mekânsal ilişkileri nasıl yapılandırdığını sorunsallaştırmaktadır. Araştırmanın teorik temelini, Henri Lefebvre’in mekânın üretimi, yaşanan mekân ve şehir hakkı kavramları oluşturmaktadır. Michel de Certeau’nun gündelik pratiklere ve Maurice Merleau-Ponty’nin beden-mekân ilişkisine dair yaklaşımları ise bu çerçeveyi tamamlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma olarak tasarlanmış ve araştırma yöntemi olarak fenomenolojik desen benimsemiştir. Araştırmada Türkiye’nin farklı şehirlerinden, bisikleti gündelik hayatının bir parçası haline getirmiş, kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulgular, bisikletin mekânsal deneyimde çok katmanlı bir rol oynadığını göstermektedir. Bisiklet bireyin mekânı bedeniyle doğrudan deneyimlemesini sağlayarak, onu yalnızca araçsal bir boyutta değil, yaşanan mekân boyutunda da anlamlandırmasını sağlamakta; böylece mekâna kişisel ve kurucu anlamlar yüklenmesine aracılık etmektedir. Bisiklet kent mekânının kamusal ve politik bir mesele olarak deneyimlenmesinde kritik bir araçtır. Katılımcılar, bisikletli olarak yaşadıkları, otomobil odaklı kentle bir mücadeleye ve mekânın paylaşımına dair sorgulamalara işaret etmektedir. Bu durum, “şehir hakkı” talebinin somutlaştığı bir pratiğe dönüşmektedir. Sonuç olarak, bisikletli mekânsal deneyim hem bireysel hem de kolektif düzeyde, “mekânın üretilmesi”ne maddi ve sosyal anlamda katkı sunmakta; bireyin mekânda var olma biçimini etkilerken, o mekânın daha adil ve erişilebilir kılınması için bir mücadele aracı haline gelmektedir. Dolayısıyla bisiklet, gündelik hayatın sıradan bir nesnesi olmanın ötesinde, mekânla kurulan ilişkide dönüştürücü potansiyele sahip bir araç olma özelliği taşımaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kent Sosyolojisi ve Toplum Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 21 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.18490/sosars.1862859 |
| IZ | https://izlik.org/JA24WS35LX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 29 Sayı: 1 |

This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.
Sosyoloji Araştırmaları Dergisi / Journal of Sociological Research
SAD / JSR