Tasavvuf tarihinde kadın sûfîlere dair ilk bilgileri sağlayan sadece sınırlı sayıda biyografi ve tabakât kaynağı bulunmaktadır. Kadın sûfîlerin seyr u sülûk (manevî yolculuk) deneyimlerini aydınlatan vâridât türü eserler ise neredeyse tamamen yoktur. Bu bağlamda, tasavvufla ilişkisi bilinen kadın sûfîlerin, âlimlerin ve şairelerin kaleme aldığı ilmî eserler ile vâridât türü risaleler ve dîvânlar, kadınların tasavvufla ilişkisine dair önemli bilgileri saklayan gizli hazineler işlevi görmektedir. Bu çalışma, Sultan II. Mahmud’un kızı olan Âdile Sultan’ın (1826–1899) Dîvânı’nda yer alan tasavvufî unsurları ve manevî yolculuğa dair yansımaları incelemektedir. On dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir Osmanlı prensesi olan Âdile Sultan, sadece kendi tasavvufî deneyimlerini kaydetmekle kalmamış, aynı zamanda katıldığı sohbetler ve sağladığı maddî ve manevî destek aracılığıyla tekkeler ve şeyhlerle bağlar kurmuştur. Tarihî kaynaklar onun dindarlığını, cömertliğini ve dirayetli kişiliğini; ayrıca mûsiki, şiir ve hat gibi güzel sanatlara olan yeteneğini ve döneminin eğitim hayatına yaptığı katkıları vurgulamaktadır. Âdile Sultan’ı Osmanlı sultanları arasında farklı kılan özelliği ise duygu ve düşünce dünyasını benzersiz bir şekilde ortaya koyan Dîvânı’dır. Âdile Sultan, Osmanlı hanedanında dîvân sahibi olduğu bilinen tek kadın sultandır. Padişah–şeyh ilişkileri üzerine birçok çalışma bulunmakla birlikte, onun Dîvânı bir kadın sultanın tasavvufa bakışı, tasavvufa yönelişi ve sûfîlerle irtibatı hakkında son derece zengin bilgiler sunmaktadır. Konuyla ilgili ikinci önemli kaynak ise bıraktığı vakfiyelerdir. Dîvânı ile birlikte bu vakfiyeler, saray hiyerarşisinde öne çıkan bir Osmanlı prensesinin derviş yönünü ortaya koymakta ve onun yazıya döktüğü seyr u sülûk yolculuğunu görünür kılmaktadır. Yirminci yüzyılın eşiğinde Dîvânı’nda aktardıkları, saray–tekke–şeyh ilişkilerine dair açık ve takip edilebilir veriler sunmaktadır. Ayrıca Dîvânı’nda tarikat âdâbı, mürid–mürşid ilişkileri, tasavvufî hâl ve makamlarla ilgili tasvirleri ve tarikat silsilesine dair aktardığı bilgiler bizlere hem nüfuz hem de maddî imkân sahibi bir kadın müridin manevî yolculuğunu görme imkânı tanımaktadır.
Tasavvuf Âdile Sultan Kadın Âdile Sultan Dîvânı Nakşibendiyye Seyr u sülûk .
In the history of Sufism, only a limited number of biographical and ṭabaqāt sources provide early information about female mystics. Works of the wāridāt type, which illuminate the seyr u sulūq (spiritual journey) of women Sufis, are almost entirely absent. In this context, the scholarly writings of female Sufis, scholars, and poets—together with wāridāt -type treatises and dīwāns—function as hidden treasures that preserve significant insights into women’s engagement with Sufism. This study examines the mystical elements and reflections on the spiritual path in the Dīwān of Adile Sultan (1826–1899), daughter of Sultan Mahmud II. A nineteenth-century Ottoman princess, Adile Sultan not only recorded her own mystical experiences but also forged connections with tekkes (Sufi lodges) and sheikhs by attending gatherings and offering material and financial support. Historical sources emphasise her piety, generosity, and resolute character, alongside her talents in music, poetry, and calligraphy, and her contributions to education in her era. What sets her apart among Ottoman princesses is her authorship of a Dīwān, which uniquely reveals her emotional and intellectual world. Adile Sultan is the only woman of the Ottoman dynasty known to have composed such a work. While many studies discuss sultan–sheikh relations, her Dīwān offers particularly rich insights into a woman’s perspective on Sufism, her devotion, and her ties to mystics. A second major source is the set of waqfiyyas she left behind. Together with her Dīwān, they reveal the dervish dimension of a prominent Ottoman princess within the palace hierarchy and make visible the mystical journey she expressed in writing. At the dawn of the twentieth century, her accounts provide transparent evidence of palace–tekke–sheikh relations. In her Dīwān, the descriptions of the rules of the Sufi order, the relationships between disciple and master, the states and stages of mysticism, as well as the information she conveys about the spiritual lineage of the order, provide us with the opportunity to observe the spiritual journey of a female disciple who possessed both influence and material means.
Sufism Adile Sultan woman Adile Sultan’s Dīwān Naqshbandiyya seyr u sulūq.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Tasavvuf |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.46231/sufiyye.1781011 |
| IZ | https://izlik.org/JA52YF36BN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 19 |