Building and Transmitting Spiritual Influence in Sūfī Communication: The Hybrid Communicative Role of Beshiktashi Yahyā Efendi Between Political Power and Society
Öz
In Sufism, the relationship between spiritual authority and political power is generally based on a hierarchical distance or an understanding of seclusion. This study aims to demonstrate a different form of communication by moving beyond this generally accepted dichotomy through the case of Beshiktashi Yahyā Efendi. Indeed, Beshiktashi Yahyā Efendi, one of the prominent Sufi of the 16th-century Ottoman era and Istanbul, was also the milk-brother of Suleiman the Magnificent, the sultan of the period. This circumstance afforded him a natural proximity and a prestigious standing within the court and administrative circles. However, the bond between these two figures should not be confined solely to a familial proximity originating from childhood. Reducing this multidimensional communication to a mere kinship relation would represent a highly superficial approach to the matter. To this end, in our study, the interaction Yahyā Efendi established with Suleiman the Magnificent is not viewed merely as a familial bond; rather, it is evaluated as a case study to understand how spiritual influence is shaped within a Sufi framework. The core problem of the research is how a Sufi maintains a balance between the state dignitaries on the vertical axis symbolizing his spiritual bond with the Creator and the public strata on the horizontal axis encompassing social ties and human relations and how he serves as a powerful communication bridge between these two layers. Conducted through qualitative research methods, this study analyzes historical data and hagiographical works; consequently, Yahyā Efendi’s life is examined as a hybrid style of communication that harmonizes state and societal relations. The findings demonstrate how successfully Yahyā Efendi managed these two distinct social positions simultaneously and established a balanced connection between them. While holding a position that could bypass court protocols and guide the ruling power through a direct language of counsel, he also managed to develop an inclusive language that ensured integration with a wide array of social segments, ranging from non-Muslims to sailors, and from the public to the ulema. The impact of Yahyā Efendi is evaluated not as a superiority based on political hierarchy, but on the contrary, as an encompassing effect originating from the very essence of Sufism, embracing the interlocutor and guiding through spiritual influence.
Anahtar Kelimeler
Tasavvufî İletişimde Manevî Nüfuzun İnşası ve Aktarımı: Beşiktaşlı Yahyâ Efendi’nin İktidar ve Toplum Arasındaki Hibrit İletişim Modeli
Öz
Tasavvufta, manevî otorite ile siyasal iktidar arasındaki ilişki, genellikle hiyerarşik bir mesafe veya uzlet anlayışına dayandırılır. Çalışmamız, Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (ö. 978/1571) örneği üzerinden, genel kabul gören bu ikiliği aşarak farklı bir iletişim biçimini ortaya koymayı hedeflemektedir. Nitekim 16. yüzyıl Osmanlı döneminin ve İstanbul’un önemli mutasavvıflarından bir tanesi olan Beşiktaşlı Yahyâ Efendi ile dönemin padişahı Kanûnî Sultan Süleyman (ö. 974/1566) aynı zamanda sütkardeşidir. Bu durum, ona saray ve yönetim çevresinde doğal bir yakınlık ve saygın bir konum kazandırmıştır. Ancak bu iki şahsiyet arasındaki bağı sadece çocukluktan gelen ailevi bir yakınlıkla sınırlı tutmamak gerekir. Aralarındaki bu iletişimi sadece akrabalık ilişkisine indirgemek, meseleye oldukça yüzeysel bir yaklaşım getirmek olacaktır. Bu amaçla çalışmamızda; Yahyâ Efendi’nin Kanûnî ile kurduğu etkileşim, sadece bir ailevi bağ olarak görülmemiş; tasavvufî bir çerçevede manevî nüfuzun o günkü toplum üzerinde nasıl şekillendiğini anlamaya yönelik bir örnek olarak değerlendirilmiştir. Bu araştırmada temel olarak, bir mutasavvıfın dikey eksende yaratıcısıyla kurduğu manevî bağ ile yatay eksende devlet ricâli ve toplumun farklı kesimleriyle geliştirdiği beşerî ilişkiler arasındaki dengeyi inceliyoruz. Temel amacımız, bu iki farklı düzlem arasında nasıl güçlü bir iletişim köprüsü kurulabildiğini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmada, tarihsel veriler ve menâkıbnâme türündeki eserler incelenmiş; bu inceleme sonucunda Yahyâ Efendi’nin hayatı, devlet ve toplum ilişkilerini bir araya getiren hibrit bir iletişim tarzı olarak ele alınmıştır. Bulgular, Yahyâ Efendi’nin bu iki farklı toplumsal konumu nasıl başarıyla bir arada yürüttüğünü ve aralarında dengeli bir bağ kurduğunu göstermektedir. O, saray protokolünü aşabilen ve doğrudan nasihat diliyle iktidara yol gösteren bir konumdayken; aynı zamanda gayrimüslimlerden denizcilere, halktan ulemâya kadar uzanan çok çeşitli toplumsal kesimlerle bütünleşmeyi sağlayan kapsayıcı bir dil geliştirebilmiştir. Yahyâ Efendi’nin etkisi, siyasi hiyerarşiye dayalı bir üstünlükten değil aksine tasavvufun özünden gelen, muhatabını kucaklayan ve manevî nüfuzuyla yönlendiren kuşatıcı bir etki olarak değerlendirilmelidir.
Anahtar Kelimeler