Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi bazen yüklenici eseri tamamlamadan arsayı yükleniciye devretmekte, o da üçüncü kişilere satış yap-maktadır. Böylece üçüncü kişiler satın aldıkları bağımsız bölümün maliki olmaktadırlar. Fakat yüklenici temerrüde düştüğünde arsa sahibi sözleşmeden dönerek üçüncü kişilere karşı tapu sicilinin düzeltilmesi davası açmakta, Yargıtay da bu davaları kabul etmektedir. Böylece üçüncü kişiler taşınmazlarını kaybetmektedir.
Yargıtay’ın bu kararları pek çok açıdan hatalıdır. İlk olarak, üçüncü kişiler yüklenicinin halefi değildir. İkinci olarak arsanın yükleniciye devrini avans olarak nitelendirmektedir. Fakat avans para borçlarında söz konusu olur. Üçüncü olarak Yargıtay, yükleniciden bağımsız bölüm alan kişinin hakkını bir şahsî hak olarak nitelendirmektedir. Fakat bu bir aynî haktır. Dördüncü olarak Yargıtay, aynî etkili dönme görüşünü benimsemiştir. Beşincisi Yargıtay yükleniciden arsa payı alan kişileri peşinen kötü niyetli olarak kabul etmekte ve TMK m. 1023’ten yararlanamayacaklarına hükmetmektedir. Bu görüş de hem TMK m. 3’e hem de 1023’e aykırıdır.
Avans tapu halefiyet tapu siciline güven Arsa Payı Karşılığı sözleşmeden dönme
In land share in exchange for construction agreements, the landowner sometimes transfers the land to the contractor before the construction is completed, allowing the contractor to sell units to third parties. As a result, these third parties become the owners of the independent units they purchase. However, when the contrac-tor defaults, the landowner terminates the contract and files a lawsuit against these third parties for the rectification of the land registry. The Turkish Court of Cassation has consistently upheld such claims, leading to the loss of ownership rights for third-party buyers.
The Court of Cassation’s rulings are flawed in several respects. First, third parties are not successors of the contractor. Second, the court characterizes the transfer of land to the contractor as an advance payment, even though advance payments typically apply to monetary debts. Third, the court classifies the right of third-party buyers as a personal right, whereas it is actually a real right. Fourth, the Court of Cassation has adopted the real-effect termination doctrine. Finally, the court assumes that individuals acquiring land shares from the contractor act in bad faith and denies them the protection of Article 1023 of the Turkish Civil Code (TMK). This approach contradicts both Article 3 and Article 1023 of the TMK.
Advance property title transfer Legal Succession Trust in the Land Registry Construction Agreement in Return for Land Share Rescission of Contract
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Mülkiyet Hukuku (Fikri Mülkiyet Hukuku hariç) |
Bölüm | ARAŞTIRMA MAKALELERİ |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 26 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 13 Şubat 2025 |
Kabul Tarihi | 24 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 33 Sayı: 1 |
Dergimizin yayıncı kuruluş website adresi: https://yayinevi.selcuk.edu.tr/index.php/su
Yayıncı kuruluş: Yazışma Adresi ve E-posta
Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Alaeddin Keykubat Yerleşkesi, Akademi Mah. Yeni İstanbul Cad. No:369 Posta Kodu:42130 Selçuklu-Konya / TÜRKİYE