Bu çalışma Karaman’da yaşayan halkın XIX. yüzyılın son çeyreğiyle 1910’lu yıllar arasında bölgeye gelen göçmenlere verdiği tepkilere odaklanmıştır. Bundan amaç Karaman’da yerli halkın göç karşısında ne tür davranışlar sergilediğini ve ana vatana döndüklerini düşünen göçmenlerin nasıl bir tabloyla karşılaştıklarını anlamaktır. Ayrıca Osmanlı topraklarına yapılan göçler konusunda yapılan araştırmaların bazılarında görülen göçmenlerin hoş karşılanmış oldukları yönündeki düşünce Karaman örneğindeki vakalarla sorgulanmak istenmiştir. Dolayısıyla arşiv vesikalarında yerleşik halkın yaşam alanlarındaki bu yeni gelişmeye gösterdikleri tepkilerin izi aranmış ve başlıklar bu olayların en belirgin yönleri gözetilerek tespit dilmiştir. Buna göre mevcut düzenin göçmenler tarafından bozulduğunu gören Karaman yerleşikleri yasal yöntemlerle hak aramaktan sonu katle varabilecek saldırılar arasında değişiklik gösteren birtakım reaksiyonlar göstermişlerdir. Bu olaylar ise bir canlı olarak insanın her şeyden önce kendi yaşamını sürdürmek için toprak gibi önemli sosyo-ekonomik ve geçimlik bir emtiayı güvence altına alma gayretinin göçmenler karşısında da sürdürüldüğünü kanıtlamaktadır. Göçle yüzleşmek zorunda kalan Karaman yerleşiklerinin zor süreçlerden geçerek uzak mesafelerden gelen göçmenlere karşı “ben” ve grupsal anlamda “biz” dürtüleriyle hareket ettikleri ve aynı dinden veya ırktan olmanın bu önceliklere bir tesiri olmadığı sonuca varılabilmektedir. Dolayısıyla hayatta kalma dürtüsüyle göçmenlerle yaşanan sosyal olaylar arasında bağ kurmak isteyen çalışma, geleneksel toplum için “göçmenlere kucak açma” anlatasında ciddi gedikler olduğuna dikkat çekmiştir.
This study focuses on the treatments of the residents of Karaman to the immigrants who came to the region during the period from the last quarter of the 19th century to the 1910s. People who escaped from the oppression of the Russians and the new Balkan states that wanted to strengthen their ethnic structures in the lands lost by the Ottoman Empire wanted to come to their homeland and live in security. When the general course of studies on this subject is examined, it is striking that there is a general opinion that the settled people treated the immigrants mercifully. However, many immigrants lived on these lands, perhaps much more. The traces of the reactions of the settled people to this new development in their living spaces were sought in the archive documents used and the titles were determined by considering the most significant aspects of these events. It was seen that in these events, the people as the inhabitants of Karaman wanted to secure their subsistence lands and sovereignty areas and did not care much about being of the same race or religion as the immigrants. Therefore, our study aims to draw attention to the serious gaps in the narrative of “welcoming immigrants” by establishing a connection between the human instinct for survival and the social events resulting from immigration.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Göç Sosyolojisi, Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 64 |