The present study examines the 1943 Bengal Famine in the context of Krishen Chandar’s short story Ann Data, a seminal work of modern Urdu literature. It explores the impact of British colonial administration on the famine, alongside the tragic consequences of the political and economic policies of the era and societal indifference. The Bengal Famine led to the demise of approximately three million individuals, a consequence of British food policies and wartime strategies. The narrative of Ann Data unfolds through the observations of a foreign consul stationed in Calcutta during the famine, starkly revealing individual moral collapse and social indifference. The prevailing silence and helplessness exhibited by the Bengali populace in the face of the famine is indicative of the historical tendency of Western powers to subjugate India as a passive society. The present article evaluates the role of the Ann Data story in literature’s narration of historical events and its contribution to social memory. The Ann Data story is not merely a tale recounting the Bengal Famine; it is also a powerful narrative that exposes the cruel effects of global colonial policies on human life and the conflict between individual conscience and social realities. In this context, the narrative contends that the Bengal Famine should be regarded not merely as a natural disaster but largely as a man-made tragedy, thereby demonstrating the capacity of literature to preserve social and historical memory and to recount the realities of the period.
1943 Bengal Famine Krishen Chander Ann Data Hunger Colonialism Z11
Bu çalışma, Modern dönem Urdu Edebiyatçılarından Krişen Çandar’ın Ann Data öyküsü bağlamında 1943 Bengâl Kıtlığı’nı ele alarak, İngiliz sömürge yönetiminin kıtlık üzerindeki etkilerini, dönemin siyasi ve ekonomik politikalarının yanı sıra toplumsal duyarsızlığın trajik sonuçlarını incelemektedir. Bengâl Kıtlığı, İngiliz yönetiminin gıda politikaları ve savaş dönemi stratejileri nedeniyle yaklaşık üç milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Ann Data öyküsü, kıtlık sürecinde Kalküta’da görev yapan yabancı bir konsolosun gözlemleri üzerinden ilerleyerek, bireysel ahlaki çöküşü ve toplumsal kayıtsızlığı çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bengâl halkının kıtlığa rağmen gösterdiği sessizlik ve çaresizlik, Batılıların Hindistan’ı tarih boyunca nasıl pasif bir toplum haline getirdiğinin yansımasıdır. Bu makale, Ann Data öyküsünü edebiyatın tarihsel olayları anlatmadaki rolünü ve toplumsal hafızaya katkısını değerlendirmektedir. Ann Data öyküsü, sadece Bengâl Kıtlığı’nı anlatan bir öykü değil, aynı zamanda küresel sömürgecilik politikalarının insan hayatı üzerindeki acımasız etkilerini ve bireyin vicdanı ile toplumsal gerçekler arasındaki çatışmasını ortaya koyan güçlü bir anlatıdır. Bu bağlamda öykü, Bengâl Kıtlığı’nın yalnızca bir doğal afet olarak değil, büyük ölçüde insan kaynaklı bir trajedi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmakta ve edebiyatın, toplumsal ve tarihsel hafızayı himaye etme ve dönemin gerçeklerini anlatma gücüne sahip olduğunu göstermektedir.
1943 Bengal Kıtlığı Krişen Çandar Ann Data Açlık Sömürgecilik Z11
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Urdu Dili, Edebiyatı ve Kültürü, Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.52642/susbed.1777131 |
| IZ | https://izlik.org/JA23KK93RR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 59 |