12 Eylül Döneminde Almanya’ya Gelen Ülkücü ve Devrimci Aydınların Almanya’daki Türk Diasporasının Oluşumuna Katkıları
Öz
12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesinde Türkiye, derin bir siyasal kutuplaşma, yaygın sokak şiddeti ve devlet otoritesinin ciddi biçimde zayıfladığı karmaşık bir döneme sahne olmuştur. Sol-devrimci gruplarla milliyetçi-ülkücü yapılar arasındaki çatışmalar, birçok şehirde günlük yaşamı felç edecek düzeye ulaşmıştır. Bu kaotik ortamı daha da karmaşık hâle getiren önemli bir unsur ise, zaman zaman devletle örtülü ilişkiler içinde hareket eden paramiliter yapıların varlığı olmuştur. Bu grupların provokatif eylemleri, toplumsal güveni zedelemiş ve siyasal şiddetin tırmanmasında belirleyici bir rol oynamıştır. Bu süreç, hem sol görüşlü devrimci aydınlar hem de ülkücü-milliyetçi entelektüeller için Türkiye’de yaşamayı imkânsız hâle getirmiştir. Can güvenliklerini sağlamak ve siyasi baskılardan kurtulmak amacıyla birçok aydın, başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine iltica etmek veya bu ülkelerde ikamet etmek zorunda kalmışlardır. Bu ülkeler yalnızca birer sığınak olmakla kalmamış, aynı zamanda bu bireylerin siyasal ve kültürel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için de uygun bir zemin sunmuştur. Avrupa’ya yerleşen devrimci aydınlar, göçmen işçilerle dayanışma içinde, demokratik değerler ve insan hakları temelinde örgütlenmişlerdir. Ülkücü ve milliyetçi kesimler ise Türk kimliğini ve kültürel değerleri koruma amacıyla dernekler, eğitim kurumları ve kültürel yapılar oluşturmuşlardır. Farklı ideolojik kökenlerden gelen bu gruplar, özellikle Almanya’da gelişen Türk diasporasının politik, sosyal ve kültürel kimliğinin şekillenmesinde önemli roller üstlenmişlerdir. Bu makalede, 12 Eylül döneminde Almanya’ya gelen fikir insanlarının çeşitli alanlardaki iz bırakmış çalışmalarının, Türk diasporasının oluşumu üzerindeki etkileri ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler
12 Eylül, Diaspora, Entelektüel Göç, Paramiliter Yapılar, Siyasal Kutuplaşma
The Contributions of Nationalist and Revolutionary Intellectuals Who Came to Germany During the September 12 Period to the Formation of the Turkish Diaspora in Germany
Öz
Before the military coup of 12 September 1980, Turkey experienced a complex period marked by deep political polarization, widespread street violence, and a significant weakening of state authority. Clashes between left-wing revolutionary groups and nationalist-idealist movements reached a level that paralyzed daily life in many cities. An additional factor that further complicated this chaotic environment was the presence of paramilitary structures that at times operated in covert alignment with elements of the state. The provocative actions of these groups undermined public trust and played a decisive role in the escalation of political violence. This process made it virtually impossible for both leftist revolutionary intellectuals and nationalist-idealist thinkers to continue living in Turkey. In order to ensure their personal safety and escape political repression, many intellectuals sought asylum in various European countries, particularly Germany, or were compelled to reside there. These countries not only served as places of refuge but also provided a conducive environment for continuing political and cultural activities. Revolutionary intellectuals who settled in Europe organized themselves in solidarity with migrant workers, grounded in democratic values and human rights. Nationalist and conservative circles, on the other hand, established associations, educational institutions, and cultural organizations to preserve Turkish identity and cultural values. Despite their differing ideological backgrounds, these groups assumed significant roles in shaping the political, social, and cultural identity of the emerging Turkish diaspora, particularly in Germany. This article examines the impact of the diverse and influential activities of intellectuals who arrived in Germany during the post-coup period on the formation of the Turkish diaspora.
Anahtar Kelimeler
September 12th, Diaspora, Intellectual Migration, Paramilitary Structures, Political Polarizations