Selçuklu Türklerinin Anadolu’yu bir Türk yurdu haline getirmesinde Malazgirt Savaşı çok önemli bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Söz konusu coğrafyanın Türklerin eline geçiş sürecini, Çağrı Bey’in 1018’de gerçekleştirdiği Batı seferi başlatmıştır. Selçuklular bu seferle birlikte o zamanki adı Vaspurakan olan Van bölgesine kadar ulaşmış ve bu civardaki etkinliklerinden sonra bölge üzerinde kendilerine engel teşkil edebilecek herhangi bir kuvvetin olmadığını görmüşlerdir. Böylece sürülerine otlak ve su bulmak, ayrıca Maveraünnehir bölgesinde Karahanlılar ve Gazneliler arasındaki çekişmelerden kurtulmak için akınlarının yönlerini Anadolu’ya çevirmişlerdir. Selçuklular, 1040’daki Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan zaferinden sonra düzenli ordularını kurmuş ve Anadolu kapılarına düzenledikleri akınlar bu sayede daha sistemli bir biçimde gerçekleşmiştir. Büyük veya küçük gruplar halindeki Oğuzlar, Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınır bölgelerine aralıksız bir şekilde devam eden akınlarda bulunmuşlardır. Bu akınların sonucunda yaklaşmakta olan tehlikenin farkına varan Doğu Roma İmparatorluğu, toprakları üzerinde genişlemekte olan Selçukluların ilerleyişine son vermek istemiştir. Bu durum, Romalılar ile Selçukluları karşı karşıya getiren Malazgirt Savaşı’na yol açmıştır. 11. yüzyıl Yakın Doğu tarihinin en önemli olaylarından birisi olan bu savaş, o dönem için çok büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu makalede Malazgirt Savaşı hakkında son derece ayrıntılı bilgiler veren Matteos Urhayetsi’nin “Yıllık” adı taşıyan eserindeki bu savaşa ilişkin kısımların Ermeniceden çevirisi ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Malazgirt Savaşı Selçuklular Doğu Roma İmparatorluğu Ermeni Tarihyazımı
The Battle of Manzikert represents a significant turning point in the Seljuk Turks’ transformation of Anatolia into a Turkish homeland. The process of the Turks taking control of this region began with Chaghri Beg’s western expedition in 1018. Through this campaign, the Seljuks reached the region of Van, then known as Vaspurakan. After their activities in the vicinity, they realized there was no force capable of hindering their influence over the area. Consequently, seeking pastures and water for their herds and wishing to escape the conflicts between the Karakhanids and the Ghaznavids in the Transoxiana region, they redirected their raids toward Anatolia. Following their victory over the Ghaznavids at the Battle of Dandanakan in 1040, the Seljuks established a regular army, allowing their incursions toward the gates of Anatolia to be conducted more systematic. The Oghuz Turks, in both large and small groups, launched continuous raids into the border regions of the Eastern Roman Empire (Byzantine Empire). As these raids persisted, the Byzantines became aware of the looming threat and sought to halt the Seljuks’ expansion across their territory. This tension ultimately led to the Battle of Manzikert, which brought the Romans and the Seljuks face to face. One of the most significant events in the history of the Near East during the 11th century, this battle had a profound impact at the time. This article presents the translation from Armenian and an evaluation of the passages concerning to the Battle of Manzikert in Matt’eos Urhayec’i’s work titled Chronicle, which offers highly detailed information about the battle.
Battle of Manzikert Seljuks Eastern Roman Empire Armenian Historiography
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Genel Türk Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21563/sutad.1725843 |
| IZ | https://izlik.org/JA49BG38MK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 67 |
Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.