Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları, Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu aynı madde içerisinde birden fazla suç tipine yer vermiştir. Bunun yanında, toplumsal ve bireysel zararları dikkate alarak bazı durumlarda cezaların artırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren nitelikli haller öngörülmüştür. Bu makalede TCK’nın 188 inci maddesinde düzenlenen nitelikli haller incelenmiştir.
188 inci maddenin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde, suçun mağdurunun çocuk olması hali ele alınmakta ve failin çocuğa uyuşturucu veya uyarıcı madde vermesi ya da satması durumunda cezanın alt sınırı 15 yıl hapis cezası olarak belirlenmektedir. Dördüncü fıkrada ise, maddenin türü ve suçun işlendiği yer bakımından ağırlaştırıcı nedenler düzenlenmiştir. Buna göre, eroin, kokain, amfetamin ve sentetik kannabinoid gibi kişi sağlığı için daha büyük zararlara sebep olan ve risk taşıyan maddelerin suçun konusunu oluşturması; okul, hastane, kışla veya ibadethane gibi kamuya açık mekânlarda suçun işlenmesi cezanın artırılmasına neden olmaktadır. Keza, uyuşturucu madde ticareti suçunun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde veya üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi; suçun belli sağlık mensupları tarafından işlenmesi cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren diğer nitelikli halleri oluşturmaktadır. Suçun konusunun üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddelerden olması halinde ceza hafifletilmektedir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarına ilişkin nitelikli hallerin uygulanmasında, Yargıtay’ın yaklaşımı önem arz etmektedir. Bu meyanda, Yargıtay uygulaması doktrine de ışık tutmaktadır. Ancak, Yargıtay’ın kimi kararlarının ceza hukuku doktrini ile uyumlu olduğunu söylemek mümkün değildir. Keza, mevzuatta ve içtihatlarda değişiklikler görülmektedir. Bu çalışmada, meselenin doktrin ve uygulama boyutuna yer verilmiş; konu ile ilgili son gelişmeler değerlendirilmiştir.
Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti ceza hukuku suçun nitelikli halleri suçun konusu örgütlü suçlar müşterek faillik
Bu makale Etik Kurul iznine tabi değildir
The crimes of manufacturing and trading of narcotic or psychotropic substances are regulated under Article 188 of the Turkish Penal Code (TPC). The legislator has included multiple types of offenses within the same article. In addition, considering the societal and individual harms caused by such crimes, certain aggravated or mitigated circumstances (qualified forms) have been foreseen that result in increased or reduced penalties. This article examines the qualified forms of crime which regulated under Article 188 of the TPC.
The second sentence of the third paragraph of Article 188 addresses cases where the victim of the crime is a child. In such cases, if the perpetrator gives or sells narcotic or psychotropic substances to a child, the minimum penalty is set at 15 years of imprisonment.
The fourth paragraph outlines aggravating factors related to the type of substance and the location of the offense. Accordingly, when the offense involves substances that pose a higher risk to human health—such as heroin, cocaine, amphetamine, or synthetic cannabinoids—or when it is committed in public spaces like schools, hospitals, military facilities, or places of worship, the penalty is increased. Furthermore, when the crime is committed within the framework of an organized criminal activity or by three or more individuals acting together, or when it is committed by certain healthcare professionals, these are also considered other qualified forms that require harsher penalties. On the other hand, if the substance in question is one whose production is subject to official authorization or whose sale requires a prescription issued by a licensed physician, and if the substance produces narcotic or psychotropic effects, the penalty may be mitigated.
The approach of the Turkish Court of Cassation plays a significant role in the implementation of these qualified forms of narcotic or psychotropic substance offenses. In this regard, the Court’s rulings also shed light on legal doctrine. However, it is not always possible to say that the Court’s decisions are fully consistent with criminal law doctrine. Additionally, both legislation and judicial precedents continue to evolve. This study addresses the issue from both doctrinal and practical perspectives and evaluates recent developments on the subject.
Manufacturing and trading drugs or stimulants criminal law qualified forms of crime subject of the crime organized crimes joint perpetration
This article is not subject to Ethics Committee permission.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 65 |