Bu çalışma, derin öğrenme tabanlı Yapay Zekâ (YZ) sistemlerinin adli görüntü analizlerinde kullanımı ile bu sistemlerin ceza muhakemesi hukuku açısından delil niteliğini disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almaktadır. YZ destekli analizlerin teknik kapasitesine rağmen, bu sistemlerin hukuki geçerliliği; hukuka uygunluk, şeffaflık, denetlenebilirlik, açıklanabilirlik ve kişisel veri koruması gibi temel ilkeler doğrultusunda değerlendirilmelidir. Çalışmada öncelikle derin öğrenme temelli görüntü işleme teknikleri özetlenmiş, ardından bu tekniklerin ceza yargılamasında delil elde etme ve değerlendirme süreçlerine etkisi incelenmiştir. Türk hukukunda delil serbestisi ilkesi kapsamında YZ ile elde edilen verilerin hukuki geçerliliği Anayasa, CMK ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde analiz edilmiş; sokakta bulunan kameralardan yüz tanıma ve güvenlik kamerası görüntüsü gibi veri türlerinin mahkemede kullanılabilirliğine ilişkin kriterler tartışılmıştır. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Birliği AI Act ve ABD Daubert standardı çerçevesindeki uygulamalarla karşılaştırmalı analiz yapılmış; Türkiye’deki düzenleme eksikliklerine dikkat çekilmiştir. YZ’nin “kara kutu” yapısının savunma hakkı ve adil yargılanma ilkeleriyle yaratabileceği çelişkiler açıklanmış ve açıklanabilir yapay zekâ yaklaşımlarının önemi vurgulanmıştır. Sonuç olarak çalışmada, YZ tabanlı adli sistemlerin hukuk düzeniyle uyumlu entegrasyonu için yasal düzenleme, bilirkişi eğitimi, etik ilkeler ve insan denetimi gibi öneriler sunulmuştur. Bu yönüyle çalışma, teknik ve hukuki boyutları birlikte ele alarak alandaki özgün bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Yapay zekâ derin öğrenme görüntü analizi adli bilişim delil niteliği AI act daubert standardı
Bu makale Etik Kurul iznine tabi değildir
This study examines the use of deep learning-based Artificial Intelligence (AI) systems in forensic image analysis and their evidentiary value under Turkish Criminal Procedure Law from an interdisciplinary perspective. Despite the technical capacity of AI-supported analyses, their legal admissibility must be assessed within the framework of key legal principles such as lawfulness, transparency, auditability, explainability, and personal data protection. The study first outlines deep learning-based image processing techniques and then analyzes their impact on the processes of obtaining and evaluating evidence in criminal proceedings. Within the scope of the principle of freedom of evidence in Turkish law, the legal validity of data obtained through AI systems is evaluated in light of the Constitution, the Criminal Procedure Code (CMK), and the Law on the Protection of Personal Data (KVKK). Specific attention is given to the admissibility of data types such as facial recognition and CCTV footage in court. Furthermore, a comparative legal analysis is conducted with reference to the practices of the European Court of Human Rights, the European Union AI Act, and the Daubert standard in the United States, highlighting the regulatory gaps in Turkish law. The study also explains how the “black box” nature of
AI may conflict with the right to defense and the principle of a fair trial, emphasizing the importance of Explainable AI in addressing these concerns. In conclusion, the study offers structural recommendations and a model for the integration of AI-based forensic systems in compliance with legal norms, including legal regulations, expert training, ethical guidelines, and human oversight. By addressing both technical and legal aspects, the study aims to fill a significant gap in the literature.
Artificial intelligence deep learning image analysis forensic informatics evidentiary value AI act daubert standard
This article is not subject to Ethics Committee permission.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 65 |