Bu makalede, belirli bir dönem dinden uzak yaşam sürdürdükten sonra dine yönelen kadınların dinî ve psikolojik süreçleri ele alınmıştır. Makalede, bireylerin dine yönelme motivasyonları, bu süreci nasıl deneyimledikleri ve dine yönelmenin psikolojik ve sosyal yaşamları üzerindeki etkileri derinlemesine incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenerek fenomenolojik desen kullanılmıştır. Kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan katılımcılar (n=33) ise kadın olmaları, 18 yaşından büyük olmaları, en az bir yıldır dindar bir yaşam sürdürmeleri gibi bazı ölçütlere göre belirlenmiştir. Ulaşılan nitel veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Analizler sonucunda, dine yöneliş sürecinin farklı dinî ve psiko-sosyal faktörlerden etkilendiği ortaya konmuştur. Bu bağlamda, dine yönelişi başlatan ve tamamlayan nedenler olmak üzere iki aşamalı bir model geliştirilmiştir. Başlatıcı nedenler arasında psikolojik etkenler (travmatik yaşantılar, kayıplar, duygusal çöküntüler), dinî tecrübe (rüya, manevi deneyimler, kutsal mekânlarla temas), sosyal etkilenme (din-dar bireylerle kurulan ilişkiler), günahkârlık duygusu ve arınma isteği, sorgulama ve anlam arayışı ile ölüm kaygısı belirlenmiştir. Tamamlayıcı faktörler ise bireysel sorgulama ve araştırmalar, sos-yal çevreden alınan destek ve manevi deneyimlerin güçlenmesi olarak öne çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, dine yönelme sürecinin bireylerin yaşam tarzlarını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik iyi oluşlarını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Katılımcıların büyük bir kısmı, dine yönelme sürecinin ardından sosyal çevrelerinde değişimler yaşadıklarını, dindar bireylerle daha yakın ilişkiler kurduklarını ve eski sosyal çevrelerinden uzaklaştıklarını belirtmiştir. Özellikle başörtüsü kullanımı, katılımcılar için bireysel ve toplumsal anlamda önemli bir dönüşüm aracı olmuş, bazı katılımcılar bu süreçte aileleriyle çatışma yaşarken, bazıları sosyal destek mekanizmalarından faydalanmıştır. Psikolojik etkiler açısından değerlendirildiğinde, dine yönelen bireylerin büyük bir kısmı bu sürecin iç huzur, özgüven, sabır ve yaşamın anlamına yönelik daha güçlü bir kavrayış kazandırdığını; kaygı düzeylerini azalttığını ve yaşam doyumlarını arttığını ifade etmiştir. Sözü edilen bu nitel bulgular, dine yönelmenin sadece bireysel bir içsel dönüşüm olmadığı, aynı zamanda sosyal etkileşimler, dinî deneyimler ve psikolojik süreçlerle bütünleşen karmaşık ve dinamik bir yapı arz ettiği şeklinde yorumlanmıştır.
Din psikolojisi Dine yöneliş İhtida Dini deneyim Kadın dindarlığı
In this article, the religious and psychological processes of women who turned toward religion after a period of relative distance from religious practice are examined. The study explores individuals’ motivations for religious orientation, how they experience this transformation, and the impact of religious commitment on their psychological and social lives. A qualitative research design was adopted within a phenomenological framework. Participants (n = 33) were recruited through snowball sampling and selected according to several criteria, including being female, over the age of 18, and having lived a religiously observant life for at least one year. The qualitative data obtained were analyzed using descriptive and content analysis techniques. The findings indicate that the process of turning toward religion is shaped by a range of religious and psychosocial factors. Accordingly, a two-stage model was developed, distinguishing between initiating and consolidating factors. Initiating factors include psychological elements (traumatic experiences, losses, emotional breakdowns), religious experiences (dreams, spiritual encounters, contact with sacred spaces), social influences (relationships with religious individuals), feelings of guilt and the desire for purification, existential questioning and meaning-seeking, as well as death anxiety. Consolidating factors were identified as personal inquiry and self-reflection, social support received from the environment, and the strengthening of spiritual experiences. The findings further reveal that religious orientation significantly influences individuals’ life-styles, social relationships, and psychological well-being. Most participants reported changes in their social circles following their turn toward religion, forming closer ties with religious individuals while distancing themselves from former social networks. The adoption of the headscarf, in particular, emerged as a meaningful marker of both personal and social transformation; while some participants experienced familial conflict during this process, others benefited from various social support mechanisms. From a psychological perspective, the majority of the women expressed that their turn toward religion fostered inner peace, self-confidence, patience, and a deeper sense of meaning in life, while reducing anxiety and enhancing overall life satisfaction. These qualitative findings suggest that religious orientation is not merely an internal transformative journey but rather a complex and dynamic process that interweaves social interactions, religious experiences, and psychological mechanisms.
Psychology of religion Turning to religion Conversion Religious experience Women's religiosity
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Psikolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 12 |
Türk Din Psikolojisi Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.