Amaç: Yapay zekâ, diş hekimliği alanında klinik uygulamalarda hızla kendine yer bulmuş ve çeşitli alanlarda önemli katkılar sağlamıştır. Klinik kullanımının getirdiği faydaların yanı sıra diş hekimliği eğitimi bağlamında otomatik öğrenme sistemleriyle desteklenen ve yapay zeka tabanlı yazılımlar, halen gelişime açık ve potansiyel vaat eden bir alandır. Diş hekimliği eğitimine yapay zekanın entegrasyonu eğitici ve öğrenciler açısından faydalar sağlayan güncel ve inovatif bir yaklaşımdır. Diş hekimliği fakültelerinde geleneksel eğitim modellerini dönüştürme potansiyeline sahip olan yapay zekâ tabanlı yaklaşımlar, öğrenme kalitesini artırmak ve öğrenci başarısını desteklemek amacıyla zeki öğretim sistemlerini devreye sokmaktadır. Bu durum, diş hekimliği eğitiminde öğrenme süreçleri, öğretme, ölçme-değerlendirme ve geri bildirim süreçlerinin gözden geçirilmesine ve hatta köklü değişimlere kapı aralayabilecek bir potansiyele sahiptir.
Yöntem: Bu derleme, geleneksel bir yöntemle hazırlanmış olup, diş hekimliği eğitiminde yapay zekâ uygulamalarının mevcut durumu ve potansiyel etkilerini incelemektedir. Son zamanlarda yapay zekanın hızla gelişmesiyle birlikte literatürde tıp eğitimi alanında da yaygın kullanımına ilişkin yayınlar artmaktadır. Mezuniyet öncesi eğitim öğretimde, müfredat içeriğinde, ölçme değerlendirmede, üç boyutlu sanal eğitim ortamları yaratılmasında ve diş hekimliği eğitiminin gelecek perspektifleri açısından yapay zekanın getirdiği yenilikler vurgulanmıştır. Yapay zekanın diş hekimliği eğitimindeki yeri eğiticiler, öğrenciler ve eğitim sistemleri açısından literatür örnekleriyle paylaşılmıştır.
Bulgular: Tıp eğitiminde yapay zekâ kullanımı, sağlık alanında etkin teorik ve pratik eğitim açısından sürekli bir dönüşüm geçirerek kapsamını genişletmektedir. Yapay zekâ destekli uygulama ve yazılımlar ile sanal gerçeklik simülatörlerinden haptik cihazlara, robotik hastalara kadar pek çok inovatif yenilik, diş hekimliği eğitiminin zorlu klinik öncesi ve klinik eğitim süreçlerine hızla entegre olmaktadır. Bu teknolojiler, öğrencilerin beklenen motor beceri seviyesine daha kısa sürede ulaşmalarını sağlamakta ve klinik öncesi dönemde gerçek hasta deneyimine benzer çalışmalar yapmalarına olanak tanımaktadır. Klinik dönemde ise yapay zekâ tabanlı sistemler klinik hataları azaltarak güvenli dental uygulamalar yapılmasına, hasta bulgularının analizinde, tedavi planlamasında karar vermede yardımcı olmakta böylece tedavi kalitesini artırmaktadır. Bu teknolojilerin eğitim, müfredat geliştirilmesi, ölçme değerlendirilmesi gibi süreçlerde kullanımı, hem eğiticiler hem de öğrenciler açısından diş hekimliği eğitiminin ilerlemesine önemli katkılar sunmaktadır.
Öğrencilerin ve eğiticilerin bu teknolojileri kabul edilebilir bulması, eğitim süreçlerinde yapay zekânın etkinliğini artıran başka bir önemli faktördür.
Sonuç:
Diş hekimliği öğrencilerinin ve eğiticilerin yapay zekâ destekli uygulamalar konusunda etkin birer kullanıcı olmaları, hem meslektaşlarının hem de hastalarının eğitimi konusunda önemli bir rol oynamalarını gerektirmektedir. Özellikle yapay zekâ tabanlı teknolojilerin kullanıldığı durumlarda, öğrencilerin, hasta yönetiminde yüz yüze deneyim kazanmaları oldukça önemli bir faktördür. Yapay zeka tabanlı uygulamaların kullanıldığı durumlar, yapay zekanın diş hekimliği eğitimindeki yeri, avantaj ve dezavantajları, kısıtlılıkları tartışılmıştır.
Yapay zekanın diş hekimliği eğitiminde aktif kullanılması, öğrenci merkezli öğrenmeye yönelik olarak yenilikçi bir yaklaşım sağlamaktadır. Eğitime yapay zekanın entegrasyonu hem diş hekimliğinde mezuniyet öncesi eğitiminde hem de yaşam boyu öğrenmede gelecekte klinik uygulamalarda inovatif teknolojilerin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.
Bu derleme etik kurul izni gerekmediğinden alınmamıştır. Ancak yazıda tüm yazarlar etik kurallar çerçevesinde hazırlandığını bildirir.
Destekleyen bir kurum yoktur.
Diş hekimliği eğitiminde yapay zekanın yeri ve kullanım alanlarına ilişkin bu derlemede akademik danışmanlıkları ve geri bildirimleri açısından değerli katkıları için Doç. Dr. İbrahim Şevki Bayrakdar’a, Dr. Fazıl Serdar Gürel’e, Dr. Özhan Albayrak’a teşekkür etmek isteriz.
AIM: Artificial intelligence (AI) has rapidly gained a foothold in clinical dentistry and has made significant contributions across various domains. In addition to the benefits it brings to clinical practice, AI applications and AI-supported software in dental education remain an area with potential for further development and promise. The integration of AI into dental education is a contemporary and innovative approach that provides benefits for both educators and students. AI-based approaches, which have the potential to transform traditional educational models in dental schools, are introducing intelligent teaching systems to enhance learning quality and support student success. This has the potential to lead to a reassessment and even profound changes in the learning, teaching, assessment, and feedback processes in dental education.
METHODS: This review, prepared through a traditional approach, examines the current state and potential impacts of AI applications in dental education. With the rapid advancement of AI, there has been an increase in publications regarding its widespread use in medical education. Innovations brought by AI are highlighted in pre-graduation education, curriculum content, assessment, creation of 3D virtual learning environments, and future perspectives in dental education. The role of AI in dental education has been shared with examples from the literature, focusing on educators, students, and educational systems.
RESULTS: The use of AI in medical education is continuously expanding, undergoing constant transformation for effective theoretical and practical training in the healthcare field. A range of innovative advancements, from AI-supported applications and software to virtual reality simulators, haptic devices, and robotic patients, are rapidly being integrated into the challenging pre-clinical and clinical education processes of dental education. These technologies enable students to reach the expected motor skill level more quickly and allow them to engage in activities that simulate real patient experiences during the pre-clinical phase. In the clinical phase, AI-supported clinical decision support systems help reduce clinical errors, facilitate safe dental practices, assist in analyzing patient findings, and aid in treatment planning, ultimately improving treatment quality. The use of these technologies in education, curriculum development, and assessment processes significantly contributes to the advancement of dental education for both educators and students. The acceptance of these technologies by both students and educators is another key factor that enhances the effectiveness of AI in educational processes.
CONCLUSIONS: For dental students and educators to become effective users of AI-supported applications, it is essential that they play a significant role in the education of both their peers and patients. In particular, it is crucial for students to be well-trained in face-to-face patient management, especially when using AI-based technologies. In this context, the use of AI applications, their role in dental education, their advantages and disadvantages, and their limitations have been discussed. The active use of AI in dental education provides an innovative, student-centered approach to learning. The integration of AI into education will not only advance dental education but also ensure the effective use of innovative technologies in clinical applications in lifelong learning.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Tıp Eğitimi |
Bölüm | Derleme |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 28 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | |
Gönderilme Tarihi | 23 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 6 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 24 Sayı: 72 |