Osmanlı Dönemi Erzincan Şehri’nin Haremeyn’e Katkıları
Öz
İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren sevilen şeylerden infak etmeye yönelik teşvikler, vakıf müessesesinin yerleşmesine ve toplumun çeşitli ihtiyaçlarının bu yolla karşılanmasına zemin hazırlamıştır. Vakıf kurumu bütün İslâm devletlerinde görülmekle birlikte, Osmanlı döneminde hayatın hemen her alanına nüfuz etmiş; cami, medrese, kütüphane, hamam ve imaretten, fakir çocuklara oyuncak alınmasına ve evlenecek kızlara çeyiz yardımı yapılmasına kadar geniş bir yelpazede hizmet vermiştir. Osmanlılar, yalnız kendi coğrafyaları için değil, Hz. Peygamber’e ve Haremeyn’e duyulan sevgi ve hürmet sebebiyle henüz bu topraklar Osmanlı idaresine girmeden dahi Mekke ve Medine’nin ihtiyaçlarına yönelik vakıflar tesis etmişlerdir. 1517’de Haremeyn’in Osmanlı idaresine katılmasıyla bu vakıfların sayısı ve kapsamı artmış; elde edilen gelirler surre alayları vasıtasıyla düzenli olarak mukaddes beldelere gönderilmiştir. Bu çalışmada, söz konusu geleneğin taşradaki bir yansıması olarak Erzincan’dan Haremeyn’e yönelen yardımlar, arşiv kayıtları ve literatür ışığında incelenmektedir. Erzincan’ın Osmanlı idaresine katılmasının ardından (1514) kısa süre içinde Medine-i Münevvere için hamam, dükkan, ev ve zirai arazilerin vakfedildiği; ayrıca bazı zürrî vakıflarda nesil kesilmesi hâlinde gelirlerin Medine’ye tahsisinin şart koşulduğu tespit edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi belgeleri, Erzincan’daki Haremeyn evkâfı gelirlerinin, Amasya’nın kuzeybatısında yer alan Gelingiras (Karşıyaka) merkezinde toplandığını ve buradan toplu şekilde İstanbul’a sevk edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte Erzincan, Erzurum, Tokat ve Sivas gibi merkezlerin de aynı sisteme dâhil olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Erzincan’ın Haremeyn’e yaptığı katkılardan biri olan Haremeyn İkramiyesi, 19. yüzyılda maliye düzenlemeleriyle memur maaşlarından yapılan kesintilerle finanse edilmiştir. Arşiv belgelerinin yanı sıra, kentin Haremeyn’e katkılarına işaret eden ve Medine-i Münevvere’ye “vakıf şehir” olduğu yönündeki söylemi dile getiren bazı eserler de mevcuttur. Ancak bu aktarımlar, yeterli atıf ve belge desteğinden yoksun oldukları için bilimsel kesinlik taşımamaktadır. Bununla birlikte söz konusu rivayetler, Erzincan’ın toplumsal hafızasında meselenin hâlâ canlı olduğunu ve yöre halkınca önemsendiğini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Abdîzâde, Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar. Amasya Tarihi. ed. Songül Keçeci Kurt vd. Amasya: Amasya Belediyesi, 2022.
- Arsebük, Ahmet Esat. Medeni Hukuk, Başlangıç ve Şahsın Hukuku I. İstanbul: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1938.
- Aşık Paşazade. Tevârih-i Âl-i Osman. İstanbul: Matbaa-ı Âmire, 1332.
- Atalar, Münir. Osmanlı Devletinde Surre-i Hümâyûn ve Surre Alayları. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 3. Basım, 2015.
- Bayartan, Mehmet. “Osmanlı Şehirlerinde Vakıflar ve Vakıf Sisteminin Şehre Kattığı Değerler”. Osmanlı Bilimi Araştırmaları X/1 (Aralık 2008), 157-175.
- Bizbirlik, Alpay. “Hicri 1003 (1595) Tarihli Defterin Işığında Bazı Osmanlı Vilâyetlerindeki Haremeyn Vakıfları”. Osmanlı Araştırmaları 20 (2000), 37-72.
- BOA, Osmanlı Arşivi. Ali Emîrî - III. Selim [AE.SSLM.III]. No. 111, Gömlek No. 6758/1.
- BOA, Osmanlı Arşivi. Cevdet Belediye [C.BLD]. No. 55, Gömlek No. 2728/1.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
İslam Tarihi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Nihat Fırat
*
0000-0003-4244-0795
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
31 Mart 2026
Gönderilme Tarihi
25 Ekim 2025
Kabul Tarihi
3 Mart 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Sayı: 9