Hanefî Mezhebi Bağlamında Kadın Hakim Ataması: Teori ve Uygulama Boyutu
Öz
Geçmiş ve günümüzde yapılan tartışmalardan biri kadınların iş hayatına katılmasıdır. Bu noktada devlet başkanlığı ve kadılık daha çok gündem olmuştur. Kamu görevi olan kadılıkta teoride farklı bazı şartlar aranmıştır. Bunların bir kısmı sıhhat, bazıları tercih şartıdır. Tercih şartlarında zamanla esnekliğe gidilerek bu şartı taşımayanlar dahi hâkim olarak atanmış, örneğin fasık birinin, gözleri görmeyen birinin kadı olması, müçtehit olmayanın hâkim olması kabul edilmişken uygulamada kadın hâkim atamasının olmaması gerçekten dikkati celbeden bir durumdur. Hanefî mezhebinin görüşü dikkate alındığında konu daha da ilginç olmaktadır. Çünkü bu mezhepte kadılık için erkek olmak sıhhat şartı olmadığı gibi tercih şartı da değildir. Zira kadılık için bir erkek bir kadın iki aday olup erkeğin tercih edilerek atandığına dair bir malumat bulunmamaktadır. Diğer taraftan Hanefî mezhebi Abbasi ve Osmanlı devlet desteği alan, kadı atamalarında zamanla yetkili olan Kâdılkudâtlık makamında bir zaman bulunan fakihlere/kadılara sahip, Mecelle adında kanun metninin dayanağı olan bir mezheptir. Hanefî mezhebi için bu ortam ve metinde yer verilen diğer elverişli şartlar ve sonuçları düşünüldüğünde böyle bir çalışmanın yapılabileceği düşüncesi hâsıl olmuştur. Daha önce yapılan çalışmalarda konu teorik açıdan incelenmiş, teorinin uygulamaya yansıyıp yansımadığı ele alınmamıştır. Bu çalışmada kadının çalışma hayatı kapsamında resmi görevlerden biri olan hâkimlik mesleğinde görev alamamasının bir mezhep özelinde nedenleri üzerinde durulacaktır. Böylece fıkıh müktesebatında bir mezhep özelinde varsa başka uygulanmayan konulara dair yapılacak çalışmalara rehberlik amaçlanmıştır. Çalışma Hanefî mezhebi özelinde olduğundan söz konusu mezhebin konuyla ilgili fürû-i fıkıh ve edebü’l-kâdî literatürü taranmış ve elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Ayrıca tarihi ve sosyal açıdan konunun pratiğe yansıyabileceği elverişli şartlar ele alınmış ve bunlar değerlendirilmiştir. Çalışma bu iki özelliğiyle hukuk tarihine katkı sunmaktadır. Hanefî mezhebinde kadınların hakim olarak atanmasının, atama makamı ve atanan kişi açısından kerahet ve günahla izah edilmesi bu yolu dolaylı olarak kapatan âmillerden biri olmuştur.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Abdülbâkî, Muhammed Fuâd. el-Muʿcemü’l-müfehres li-elfâzi’l-Kurʾâni’l-Kerîm. İstanbul: Çağrı Yayınları, 1990.
- Aksoy, Kemal Faruk. Medresetü’l-Kudat ve Türk Hukuk Eğitimindeki Yeri. Kırıkkale: Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2023.
- Ali Haydar Efendi (Küçük), Hocaeminefendizade. Dürerü’l-Hükkâm Şerh-u Mecelleti’l-Ahkâm Çev. Raşit Gündoğdu, Osman Erdem. 4 Cilt. İstanbul: Diyanet İşleri Başkanlığı, 2. Basım, 2017.
- Arif, Arif Ali. “Fıkıh Kültürümüz ve Çağın Gerçeği Açısından Kadının Yargı Makamına Atanması çev. Sahip Beroje”. İslami Araştırmalar Dergisi 22/2 (2011), 118-136.
- Atar, Fahrettin. “Kadı”. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C. 24. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2001.
- Aydın, Mehmet Akif. “İmâmet”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C. 22. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2000.
- Aydın, Melikşah. İslam ve Osmanlı Hukukunda Hâkimlik ve Hâkimlerin Nitelikleri. Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2015.
- Bal, Emel Bengü. Tanzimattan Sonra Kadı ve Naip Yetiştirmek Amacıyla Kurulan Okul:Mekteb-i Nüvvâb. Sakarya: Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2016.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
İslam Hukuku
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Hasan Kılıç
*
0000-0003-3250-6789
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
31 Mart 2026
Gönderilme Tarihi
3 Kasım 2025
Kabul Tarihi
16 Mart 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Sayı: 9