Bu makale, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKan) ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sermaye piyasasındaki faaliyetler hem TTK hem de SPKan hükümlerine tabi olabildiğinden, bu iki kanunun uygulama alanları ve hangi durumlarda hangisinin öncelikli olarak uygulanacağının tespiti gerekir. Makalenin ilk bölümünde, SPKan ve TTK arasındaki ilişki genel hatlarıyla ele alınmıştır. SPKan'ın özel bir kanun olarak öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir. Bu prensip, SPKan ve TTK'daki bazı düzenlemelerle de teyit edilmektedir. İkinci bölümde, TTK'nın SPKan’a bakışı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, özellikle muhasebe standartları ile ilgili düzenlemeler ve yeniden yapılandırmaya dair hükümler ele alınmıştır. Ayrıca, TTK’daki payları borsada işlem gören veya halka açık şirketlerle ilgili düzenlemelerin, SPKan'daki hükümlerle çelişmediği sürece geçerli olacağı vurgulanmıştır. Üçüncü bölümde, SPKan’ın TTK’ya yaklaşımı tartışılmıştır. SPKan m. 2/2, SPKan’a dayalı ikincil mevzuatın genel kanunlara göre öncelikli olarak uygulanacağını düzenlemektedir. Bu bağlamda, düzenlemenin normlar hiyerarşisi açısından yarattığı sakıncalara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ayrıca, SPKan'da, TTK'nın bazı hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça ifade edildiği düzenlemeler de ele alınmıştır. Sonuç olarak, makalede her iki kanun arasındaki çatışmalarda hangi kanunun öncelikli olarak uygulanacağı konusunda TTK m. 330 ve SPKan m. 2/2’deki düzenlemelerin bir rehber niteliği taşıdığı, ancak her olayda öncelik sırasının detaylı olarak değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
sermaye piyasası ticaret hukuku özel kanun genel kanun ilişkisi
This article examines the relationship between the Capital Markets Law No. 6362 (CML) and the Turkish Commercial Code No. 6102 (TCC). Activites in the capital markets can be subject to both TCC and CML provisions. Therefore, it is necessary to determine the scope of application of these two laws and under which circumstances one takes precedence over the other. In the first section of the article, the relationship between the SPK and TCC is discussed in broad terms. As a special law, the CML must take precedence. This principle is also confirmed by certain provisions in both the CML and TCC. The second section evaluates the TCC’s perspective on the SPK. Specifically, regulations related to accounting standards and restructuring are addressed. It is also emphasised that provisions in the TCC concerning publicly traded or listed companies will apply, as long as they do not contradict with the provisions of the CML. The third section discusses the CML’s perspective on the TCC. Article 2/2 of the CML stipulates that secondary legislation based on the CML takes precedence over general laws. The article examines the potential issues this creates in terms of the hierarchy of norms. Furthermore, regulations in the CML explicitly state that certain provisions of the TCC will not apply. In conclusion, the article suggests that in conflicts between the two laws, the provisions of TCC Article 330 and CML Article 2/2 serve as a guide for determining which law should take precedence. However, it is also emphasised that the priority order should be carefully assessed in each case.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ticaret Hukuku (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 2 |