İslam’ın anlaşılması ve uygulanmasında Kur'an’ın ardından en önemli kaynak sünnettir. Müslümanlar, İslam'ın doğuşundan itibaren sünneti rehber edinmiş ve bu konuda zengin bir ilim geleneği oluşturmuşlardır. Özellikle Hz. Peygamber'in fiilleri, Müslümanlar için örnek olması bakımından son derece önemlidir. Bu noktada, Hz. Peygamber'in fiillerinden hangilerinin dinî olarak bağlayıcı olduğu konusu öne çıkmaktadır. Bu araştırmada, Hz. Peygamber'den sâdır olan fiillerin, ümmeti için gerekliliği meselesi, kronolojik bir yöntemle Cessâs, Debûsî, Serahsî ve Pezdevî gibi klasik dönem Hanefî usûlcülerin eserleri çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmada, söz konusu usulcülerin mücerred fiiller konusunda “tevakkuf” veya mutlak “vücûb” yerine, delil bulunmadıkça ağırlıklı olarak “ibâha” görüşünü benimsedikleri tespit edilmiştir. Çalışmanın devamında, usûlcülerin bu yaklaşımlarının, Hanefî geleneğinde beşerî fiilleri ifade eden ‘Sünnet-i zevâid’ tasnifiyle ne derece uyumlu olduğu sorgulanmıştır. Usûl eserlerindeki teorik çerçeve ile sünnet taksimi arasındaki bu mukayese neticesinde; Sünnet-i zevâid kategorisinin, usulcülerin fiillerin bağlayıcılığına dair belirledikleri genel ilkelerle tutarlı bir zeminde yeniden değerlendirilmesi ve sınırlarının netleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
The sunnah serves as the primary source after the Qur'an in understanding Islam. Specifically, the Prophet's acts are vital examples, raising the question of their religious bindingness. This study examines the necessity of the Prophet's acts for the Ummah through the works of classical Hanafi jurists Jassas, Dabusi, Sarakhsi, and Pazdawi. It determines that regarding bare acts (af’al mujarrada), these scholars predominantly adopt the view of ibaha (permissibility) rather than tawaqquf or wujub, unless evidence suggests otherwise. Furthermore, the study questions the compatibility of this approach with the Sunnah al-Zawaid classification used for customary acts in the Hanafi tradition. Comparing the theoretical framework of usul with sunnah classification, the study concludes that the Sunnah al-zawaid category requires re-evaluation and clarification to ensure consistency with the general principles regarding the binding nature of the Prophet's acts.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Ekim 2024 |
| Kabul Tarihi | 1 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32711/tiad.1574695 |
| IZ | https://izlik.org/JA63PR56GN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Türkiye İlahiyat Araştrımaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.