Bu makale İslamî ilimler geleneğinde asırlardır tartışılan ve fıkıh usûlü ile belâgat disiplinlerinin kesişiminde yer alan “hakikat ve mecazın tek bir lafızda aynı anda cem‘i (birleşmesi)” meselesini, hadis metinleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışma bir kelimenin veya ifadenin aynı anda hem hakikî (gerçek) hem de mecazî anlamı taşıyıp taşıyamayacağına dair klasik tartışmaları, Nebevî beyanın dilsel ve retorik özellikleri ışığında yeniden değerlendirmektedir. Bu yönüyle makale mevcut literatürdeki Kur’an merkezli çalışmaları tamamlayıcı nitelikte olup hadislerdeki dilsel çok katmanlılığı merkeze alan özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma nitel yöntem esas alınarak yürütülmüştür. İlk olarak hakikat ve mecaz kavramlarının klasik usûl ve belâgat literatüründeki teorik temelleri ele alınmış; ardından hadislerde bu iki anlamın bir arada bulunduğu örnekler belirlenmiş ve bunlar Tîbî (ö. 743/1343), İbn Hacer (ö. 852/1449), Aynî (ö. 855/1451) ve Münâvî (ö. 1031/1622) gibi klasik şârihlerin yorumları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çözümlemeler, hadis dilinin yalnızca literal bir düzlemde değil aynı zamanda anlamın inşa edildiği vecîz bir söylem alanında da işlediğini göstermektedir. “El”, “kalp”, “nur” ve “hicret” gibi kelimelerin hem hakikî hem de mecazî anlamlarda kullanıldığı örnekler Nebevî dilin belâgat gücünü ve etkileyiciliğini açıkça göstermektedir. Elde edilen bulgular hakikat ve mecazın aynı lafızda birleşmesinin yalnızca edebî bir tercih değil aynı zamanda mesajın etkisini güçlendiren ve dinleyici üzerinde entelektüel ile duygusal bir yankı uyandıran güçlü bir retorik araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tür müşterek kullanımlar hadislerin anlam zenginliğini artırmakta ve onların tebliğ, terbiye ve irşad yönlerine güç kazandırmaktadır. Sonuç olarak makale hadislerin doğru anlaşılmasında dilbilimsel yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini; Nebevî beyanın hakikat–mecaz müşterekliği üzerinden yeniden yorumlanmasının anlam inşası sürecine önemli katkılar sunduğunu savunmaktadır. Böylece çalışma hadis dilinin klasik belâgat mirasıyla çağdaş dilbilimsel analizleri buluşturan bir yorum modeline zemin hazırlamakta ve Nebevî hitabetin belâgat inceliklerini modern idrake uygun biçimde yeniden görünür kılmaktadır.
This article systematically examines, through Hadith texts, the long-debated issue in the Islamic scholarly tradition concerning whether a single expression can simultaneously convey both literal (ḥaqīqī) and figurative (majāzī) meanings—the so-called “union of ḥaqīqah and majāz.” Situated at the intersection of uṣūl al-fiqh (principles of jurisprudence) and balāghah (rhetoric), the study re-evaluates classical discussions on this topic in light of the linguistic and rhetorical features of the Prophetic discourse (al-bayān al-nabawī). In this respect, it complements existing Qur’an-centered studies by offering an original perspective focused on the multilayered linguistic nature of Hadith. Adopting a qualitative approach, the research first outlines the theoretical foundations of ḥaqīqah and majāz in classical uṣūl and balāghah works. It then analyzes selected Hadith examples where both meanings coexist, drawing on the interpretations of classical commentators such as al-Tībī, al-Munāwī, al-ʿAynī, and Ibn Ḥajar. The findings show that Hadith language operates not merely on a literal level but within a dynamic and layered discursive field of meaning construction. Words like yad (hand), qalb (heart), nūr (light), and hijrah (migration) illustrate how the Prophetic expression embodies remarkable eloquence and rhetorical depth. The study concludes that the coexistence of literal and figurative meanings is not merely an aesthetic choice but a powerful rhetorical device that strengthens the message’s intellectual and emotional impact. Such usage enriches the semantic scope of Hadiths, enhancing their functions of communication, moral formation, and guidance. Ultimately, the article argues for moving beyond literalist readings by reinterpreting Prophetic discourse through the lens of ḥaqīqah–majāz interplay, thereby bridging classical balāghah heritage with contemporary linguistic analysis and revealing anew the rhetorical subtleties of Prophetic eloquence to modern understanding.
Hadith Rhetoric Literal meaning Figurative meaning Jointness.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı, Hadis, İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |