Comparison of Fracture Strength of Occlusal Splint Materials Manufactured by Three Different Methods: In Vitro Study
Öz
Aim: This study aimed to compare the fracture resistance of occlusal splint materials fabricated using three different production methods.
Materials and Methods: Digital designs of 10×10×2 mm blocks were prepared and fabricated using conventional, subtractive, and additive manufacturing (n=25). Supports were removed in all processes, and surface treatments were standardized. Fracture resistance tests were conducted using a universal testing machine with a 3 mm flat stainless steel compression tip at a loading speed of 1 mm/min. All tests were performed by the same operator under stable laboratory conditions. Maximum force at fracture was recorded in Newtons. Normality was assessed with the Shapiro Wilk test and intergroup differences were analyzed using the Kruskal-Wallis test followed by Bonferroni post hoc corrections (α=.05).
Results: The subtractive manufacturing group showed the highest fracture resistance, followed by the additive and conventional groups (P<0.05).
Conclusion: Digital fabrication techniques demonstrated superior mechanical performance compared to the conventional method, especially in terms of fracture resistance and clinical durability.
Anahtar Kelimeler
Üç Farklı Yöntemle Üretilen Okluzal Splint Materyallerinin Kırılma Dayanımlarının Karşılaştırılması: İn-Vitro Çalışma
Öz
Amaç: Bu çalışmanın amacı, üç farklı üretim yöntemiyle hazırlanan oklüzal splint materyallerinin kırılma dayanımlarını karşılaştırmaktır.
Gereç ve Yöntem: Dijital ortamda tasarlanan 10×10×2 mm boyutlarındaki örnekler; konvansiyonel (manuel olarak otopolimerizan akrilik ile), eksiltmeli (frezelenmiş PMMA bloklarla) ve eklemeli (DLP teknolojisiyle fotopolimer reçinelerden) yöntemlerle üretilmiştir (n=25). Her üretim sürecinde destek yapılar uzaklaştırılmış, yüzey işlemleri standart hale getirilmiştir. Kırılma dayanımı testleri, 3 mm çapındaki paslanmaz çelik düz kompresyon başlığı ve 1 mm/dk hızla çalışan universal test cihazı kullanılarak yapılmıştır. Tüm testler aynı operatör tarafından, sabit çevresel koşullarda gerçekleştirilmiştir. Maksimum kırılma kuvveti Newton cinsinden kaydedilmiştir. Veriler Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiş, gruplar arası farklar Kruskal-Wallis testi ve Bonferroni düzeltmeleriyle analiz edilmiştir.
Bulgular: Eksiltmeli üretim yöntemi en yüksek kırılma dayanımını göstermiş, bunu eklemeli ve konvansiyonel yöntem izlemiştir (P<0.05).
Sonuç: Dijital üretim yöntemleri, konvansiyonel yönteme kıyasla daha üstün mekanik performans sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Çalışmamız in-vitro olduğu için etik kurul onayı gerekmemektedir.
Sayın Editör,
Şeyma Yavuz, DDS, Elif Tuba Akçin, DDS ve Lale Karaağaçlıoğlu, DDS, PhD tarafından hazırlanan "Üç Farklı Yöntemle Üretilen Oklüzal Splintlerde Kırılma Direncinin Karşılaştırılması: İn Vitro Çalışma" başlıklı makaleyi ekte bulabilirsiniz. Bu çalışmayı Türk Klinik ve Laboratuvar Dergisi'nde yayınlamak istiyoruz. Bu çalışmanın özgün olduğunu, başka bir yerde yayınlanmadığını ve şu anda başka bir yerde yayınlanması için değerlendirme aşamasında olmadığını teyit ederiz.
Oklüzal splint üretiminde dijital yöntemlerin kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle üç boyutlu yazıcılar kullanılarak üretilen splintler önemli talep görmektedir. Ancak, dijital teknikler kullanılarak üretilen ürünlerin kırılma direnci üzerine sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Çalışmamız, gelecekteki in vitro ve in vivo araştırmalar için temel oluşturabilecek veriler sunmaktadır.
Bu makaleyle ilgili herhangi bir bilgi için lütfen benimle tercihen dtseymayavuz@gmail.com adresinden e-posta yoluyla iletişime geçebilirsiniz. Makaleyi değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim. Sizden en kısa sürede haber bekliyorum.
Saygılarımla
Dt. Şeyma Yavuz