Türkiye’s geostrategic location in a rapidly evolving security environment presents both opportunities and risks, making the development of a robust and competitive defense industry a strategic necessity. This article employs qualitative document analysis, synthesizing open-source statistics, NATO and Turkish strategic documents, international databases, expert assessments, and sectoral reports. The study identifies notable advances in indigenous capabilities across land, air, naval, and space domains, supported by growing export diversification and NATO-compatible, cost-effective platforms such as UAVs, naval systems, and electronic-warfare assets. Nevertheless, persistent constraints include limited export-financing tools, challenges in talent retention, uneven cluster governance, and the need to scale dual-use innovation and broaden KOBİ participation. The analysis highlights that sustaining momentum requires a long-term strategy centered on strengthening public–private coordination, expanding financial mechanisms, investing in qualified workforce pipelines, and prioritizing dual-use technologies with measurable performance indicators. Deepening integration into NATO, EU, and partner markets through interoperable and affordable solutions will reinforce Türkiye’s competitiveness. The article concludes by recommending that future research establish benchmarks for capabilities, exports, and emerging technology adoption, thereby guiding both policy and industry in shaping Türkiye’s defense innovation trajectory.
Türkiye Defense Industry NATO Competitiveness Dual-Use Technologies
No ethical statement is required.
None
None
Türkiye’nin hızla değişen güvenlik ortamındaki jeostratejik konumu hem fırsatlar hem de riskler barındırmakta olup, güçlü ve rekabetçi bir savunma sanayii geliştirilmesini stratejik bir gereklilik hâline getirmektedir. Bu çalışma; açık kaynaklı istatistikler, NATO ve Türkiye’ye ait strateji belgeleri, uluslararası veri tabanları, uzman değerlendirmeleri ve sektörel raporların sentezlendiği nitel bir doküman analizine dayanmaktadır. Araştırma, kara, hava, deniz ve uzay alanlarında özgün kabiliyetlerin genişlemesi, ihracatın çeşitlenmesi ve İHA’lar, deniz platformları, elektronik harp sistemleri gibi maliyet etkin ve NATO uyumlu çözümlerin öne çıkması gibi önemli ilerlemeleri ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, ihracat finansmanı araçlarının sınırlılığı, nitelikli personelin elde tutulmasındaki güçlükler, kümelenmelerdeki yönetişim farklılıkları ve çift kullanımlı teknolojilerin ölçeklenmesi ile KOBİ katılımının artırılmasına duyulan ihtiyaç devam etmektedir. Çalışma, uzun vadeli başarının kamu–özel sektör koordinasyonunun güçlendirilmesi, finansal araçların geliştirilmesi, insan kaynağına yatırım yapılması ve ölçülebilir göstergelerle çift kullanımlı teknolojilere öncelik verilmesiyle mümkün olacağını vurgulamaktadır. NATO, AB ve diğer ortak pazarlara uyumlu ve maliyet etkin çözümlerle daha derin entegrasyon, Türkiye’nin rekabetçiliğini artıracaktır. Gelecekte yapılacak araştırmaların kabiliyetler, ihracat ve teknoloji benimseme süreçlerinde kıyaslama ölçütleri ortaya koyması, politika ve sanayiye yol gösterecektir.
Türkiye NATO Savunma Sanayi Rekabetçilik Çift Kullanımlı Teknolojiler.
Gerek yoktur.
YOK
Yok
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.30520/tjsosci.1828225 |
| IZ | https://izlik.org/JA42EJ79XF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 19 |