İsrail Devleti, 7 Ekim 2023’den bu yana Gazze Şeridi’nde yaşayan sivillere karşı büyük bir kırıma başlamıştır. Soykırım [genocide], kent-kırım [urbicide], mekân-kırımı [spaciocide] başta olmak üzere, her türlü kırım, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçun İsrail Devleti tarafından işlendiği Gazze’de yaşanan bu gelişmeleri “Gazze-kırım” [Gazacide] olarak özel bir terimle betimlemek mümkündür. Zira günümüzde Gazze-kırım’ı icra eden Yahudilere karşı, bir zamanlar İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler benzer soykırım ve insanlık suçlarını işlemişler ve bu olay, insanlık tarihine kapkara bir leke olarak “Holokost” [Holocaust] gibi özel bir terimle geçmiştir. Buna karşın, bugün İsrail Devleti ile vatandaşlarının, kendilerine 1940’larda yapılan bu soykırımı unutup, benzerini 2020’lerde -tüm uluslararası toplumu ve her türlü uluslararası hukuk kuralını hiçe sayıp, insan ve vicdanlı olmayı da unutarak- Gazzelilere karşı icra etmesi ise tam bir ironi ve çelişki oluşturmaktadır. Dolayısıyla, bugün “İsrail’in Holokostu” [Israel’s Holocaust], diğer deyişle İsrail tarafından Gazze’de sebep olunan “Holokost” olarak da nitelenebilecek kırımlar ve insanlık suçları, vicdanlı insanlara bir yandan bu dünyanın, öte yandan bu dünyada kötülüğün sıradanlaştırılmasının ne denli korkutucu olabileceğini bilmeyi hatırlamanın hayati önemine işaret eder. Bu meyanda çalışmanın amacı, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım eylemleri ile insanlık suçlarının gerisindeki psikolojik ve içselleştirilmiş kötülük kodlarının çözüm ve analizini Hannah Arendt düşünü üzerinden yaparak ortaya koymaktır. Çalışmanın önemi, İsrail’in Gazze soykırımı üzerinden gerçekleştirdiği tüm kötülüklerin uluslararası toplumun gözünde sıradanlaşmasının ve yarattığı vurdumduymazlığın, uluslararası siyaset, ilişkiler, kurumlar ve hukukun geleceği bakımından büyük risk ve tehditler taşıdığına ve bugün İsrail’in uyguladığı bu soykırıma duyarsız kalmanın, insanlığın geleceğinde çok daha geniş kapsamlı ve vahşi etnik temizlik kalkışmalarına yol açabileceğine dikkat çekmektir. Esas olarak nitel araştırma metodolojisini benimseyen bu araştırmada, ikincil veri kaynakları kullanılarak bilimsel veriler elde edilmiş ve belge analizi, içerik analizi ve yorumsamacılık gibi bilimsel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır.
Soykırım Gazze Şeridi İsrail Gazze-kırım radikal kötülük kötülüğün sıradanlığı
The State of Israel has been carrying out a massive massacre against civilians living in the Gaza Strip since October 7, 2023. These events in Gaza, where the State of Israel is committing all kinds of massacres, ethnic cleansing, and crimes against humanity, including genocide, urbicide, and spaciocide, can be described with the specific term “Gazacide”. For just as the Jews who are perpetrating the Gaza genocide today were once victims of similar genocide and crimes against humanity by the Nazis during World War II, this event has gone down in human history as a dark stain, specifically referred to as the “Holocaust.” However, it is a complete irony and contradiction that the State of Israel and its citizens, having forgotten this genocide perpetrated against them in the 1940s, are now perpetrating something similar against the people of Gaza in the 2020s by disregarding the entire international community, all rules of international law, and forgetting humanity and conscience. Therefore, today’s “Israel’s Holocaust,” or the massacres and crimes against humanity perpetrated by Israel in Gaza, reminds conscientious people of the vital importance of understanding how terrifying this world can be, and how the normalization of evil within it can be. In this context, the aim of this study is to analyze and decipher the psychological and internalized codes of evil behind Israel’s genocidal acts and crimes against humanity in Gaza, using Hannah Arendt’s philosophy as a lens. The importance of this study lies in highlighting that the normalization of all the atrocities committed by Israel through the Gaza genocide in the eyes of the international community, and the resulting indifference, poses significant risks and threats to the future of international politics, relations, institutions, and law. It also emphasizes that remaining indifferent to this genocide perpetrated by Israel today could lead to far more widespread and brutal ethnic cleansing attempts in the future of humanity. This research, primarily employing qualitative research methodology, utilized secondary data sources to obtain scientific data and employed scientific research methods such as document analysis, content analysis, and interpretive analysis.
Genocide Gaza Strip Israel Gazacide radical evil the banalization of evil
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Karşılaştırmalı Siyasi Hareketler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 5 Sayı: 1 |