As it is known, there are various written sources inherited from their antecedents in Qizilbash Alevi communities. However, oral tradition has played a much more important role in the transmission of Alevism from generation to generation for centuries. The historical process has not allowed the information about Alevism to be handled within the framework of a systematic historiography. Information on the history of Alevism was scattered in cönk, menakıbname, and Buyruk manuscripts with the theme of Ehl-i beyt and Karbala, instead of works focusing only on the historical past. These, too, could be read from these traditional books by very few literate writers, since the literacy rate in the villages was low at that time. In other words, Alevi historiography could be transferred from generation to generation, mostly based on oral transmission. This process continued successfully within the framework of the Ocak system until the migration from the countryside to the city and the dissolution of traditional institutions.
With the urbanization and the dissolution of traditional institutions, this oral narrative tradition no longer worked. However, the older generations, who can still live in villages or have lived in villages until a certain age, have carried traditional Alevism and its information about the history of Alevism in their memories and have brought it to the present day. This information expressed not only historical events, but also dogma-like acceptance and a sacred devotion. Undoubtedly, it was the founding personalities of the Path and its institutions such as the Ocaks that provided this holiness.
The meaning of Alevi history and belief began to differ gradually for Alevis, who started to live in cities and were deprived of traditional sources of information. Traditional historical narratives began to be replaced by information that was more confusing and distorted traditional historical narratives.
It is seen that some historical events and themes left more traces in the oral history narratives of Alevism, both in the field studies carried out by other experts and in the field studies I carried out. In the same way, these are the historical events and themes that are most discussed and affected in today's world, where the oral tradition is increasingly being replaced by book knowledge.
In this study, in line with the field research we have carried out in rural and urban areas for about twenty-five years, the way in which traditional Alevism is handled, the historical events and themes that have come to the fore in Alevi history, and the debates on them today will be discussed. In addition to these, the examples of how their practices such as Alevism's beliefs, institutions, rituals and rules are legitimized and/or grounded by some historical events will be explained.
Bilindiği üzere Kızılbaş Alevi topluluklarda, kendilerine geçmişten intikal eden çeşitli
yazılı kaynaklar bulunmaktadır. Ancak Aleviliğin yüzyıllarca nesilden nesile aktarımında
sözlü gelenek çok daha önemli bir roller üstlenmiştir. Tarihsel süreç Aleviliğe ilişkin bilgilerin
sistematik bir tarih yazımı çerçevesinde ele alınmasına imkan tanımamıştır. Alevilik tarihine
ilişkin bilgiler, sadece tarihsel geçmişe odaklanan eserler yerine, cönklerin, menakıpnamelerin,
buyrukların, Ehl-i beyt ve Kerbela temalı elyazmaların içerisinde dağınık şekilde yer almıştır.
Bunlar da köylerde okuma yazma oranı düşük olduğu için çok az sayıda okur yazar tarafından
bu geleneksel kitaplardan okunabiliyordu. Alevilik tarihine ilişkin bilgiler çoğunlukla sözlü
aktarıma dayalı olarak nesilden nesile aktarılabildi. Bu aktarım süreci Ocak sistemi çerçevesinde
kırdan kente göç ve geleneksel kurumların çözülmesine kadar başarıyla varlığını sürdürdü.
Kentleşme ve geleneksel kurumların çözülmesi ile birlikte bu sözlü aktarım süreci artık
işlememeye başladı. Ancak hala köylerde yaşayabilen veya belli bir yaşa kadar köylerde
yaşamış olan yaşlı kuşaklar geleneksel Aleviliği ve onun Aleviliğin geçmişine ilişkin bilgileri
hafızalarında taşıyarak bugünlere ulaştırdılar. Bu bilgiler sadece tarihsel olayları değil aynı
zamanda adeta dogma niteliğinde kabulü ve kutsal bir bağlılığı da ifade etmekteydi. Hiç
şüphesiz bu kutsallığı sağlayan Yolun kurucu şahsiyetleri ve Ocaklar gibi kurumlarıydı.
Artık kentlerde yaşamaya başlayan ve geleneksel bilgi kaynaklarından mahrum kalan
Aleviler için Alevi tarihinin ve inancının ifade ettiği anlam giderek farklılaşmaya başladı.
Geleneksel tarih anlatılarının yerini, daha kafa karıştırıcı ve geleneksel tarih anlatımlarını
bozan bilgiler almaya başladı. Gerek başka uzmanlarca gerçekleştirilen alan araştırmalarında
gerekse benim gerçekleştirdiğim alan araştırmalarında Alevilerin sözlü tarih anlatımlarında
bazı tarihsel olayların ve temaların daha fazla iz bıraktığı görülmektedir. Aynı şekilde sözlü
geleneğin yerini giderek kitabi bilgiye bırakmaya başladığı günümüzde en fazla tartışılan ve
etkilenen tarihsel olaylar ve temalar da bunlar olmaktadır.
Bu çalışmada yaklaşık yirmi beş yıllık kırsal ve kentsel alanlarda gerçekleştirdiğimiz
alan araştırmaları doğrultusunda, geleneksel Aleviliğin tarihini ele alış biçimi, Alevi tarihinde
ön plana alınan tarihsel olay ve temalar ile bunlar üzerinde bugün yürütülen tartışmalar ele
alınmaya çalışılacaktır. Ayrıca bunlara ek olarak Aleviliğin inanç, kurum, ritüel, kural vb.
uygulamalarının nasıl tarihsel bir takım olaylarla meşrulaştırıldığı ve/veya temellendirildiğine
ilişkin de örnekler verilmeye çalışılacaktır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Alevilik Bektaşilik Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.60163/tkhcbva.1821243 |
| IZ | https://izlik.org/JA76YM68GX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 117 |
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi'nde yayımlanan makaleler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International lisansı ile lisanslanmıştır.