BibTex RIS Kaynak Göster

OSMANLI DEVLETİ’NİN RUSYA’DA ELÇİLİK AÇMASI 1856 VE ELÇİ YUSUF RIZA BEY’İN FAALİYETLERİ

Yıl 2012, Sayı: 26, 107 - 126, 27.04.2012

Öz

Bu makale ile, Osmanlı Devleti’nin Rusya’da daimi elçilik açması ele alınmışve konu Osmanlı Arşiv belgelerine dayanılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır.Burada dikkat çeken husus Osmanlı Devleti’nin bu ülkede daimi elçilik açmayıXIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar 1856 geciktirmesidir. Aslında OsmanlıDevleti’nin Rusya’da elçilik açma teşebbüsü Avrupa’da daimi elçilikler açmayabaşladığı yıllarda 1793 vd. düşünülmüş, fakat bu gerçekleştirilememiştir.Daha sonra burada elçilik açılmasına Çar II. Aleksandr’ın taç giyme törenivesile teşkil etmiştir. Bu törene Osmanlı Devleti’ni temsilen ”Geçici FevkaladeSefir“ unvanıyla Mehmed Paşa başkanlığında bir hayet gönderilmiştir. AyrıcaMehmed Paşa’ya Moskova’daki merasimde Devleti’nin şanına uygun birşekilde gitmesi gerektiği hatırlatılmış ve Petersburg’da da daimi elçilik açılmasıiçin de gerekli hazırlıkları yapması istenmiştir. Odesa üzerinden Moskova’yaulaşan Osmanlı heyeti Fransız heyetininkiyle eşdeğer bir araba ve donanımlatörene katılmıştır. Taç giyme töreninin sonuna doğru Rus Dış İşleri BakanıGorçakov Mehmed Paşa’dan Petersburg’da daimi elçilik açılacağını işitmiş vebu gelişmeden çok memnun olmuştur. Ardından Çar II. Aleksandr OsmanlıDevleti’nin Petersburg’da daimi elçilik açacağını öğrenmiş ve Osmanlı heyetineveda etmeyerek Petersburg’da görüşmeyi temenni ettiğini bildirmiştir. Dahasonra Petersburg’da tutulan hanede bir sefarethane için gerekli olan her şeyinteminine çalışılmıştır. Verilen görevi başarıyla tamamlayan Mehmed Paşa’nınyerine Maslahatgüzar olarak Server Efendi kalmıştır, fakat bir süre sonra ServerEfendi’nin İstanbul’a dönmesi üzerine, daha önce Atina elçiliği yapmış olanYusuf Rıza Bey Petersburg’a Orta Elçi olarak atanmıştır. İstanbul’dan Viyana’yaoradan da Petersburg’a geçen Yusuf Rıza Bey, daha sonra Çar ilegörüşmüş ve Çar görüşme esnasında hem memnuniyetini hem de bir siteminidile getirmiştir. Yusuf Rıza Bey ise yaptığı konuşma ile Çar’ın mennuniyetinikazanmıştır. Petersburg’da kaldığı dönemde çeşitli konularla ilgili İstanbul’abilgi aktaran Yusuf Rıza Bey’in görevi, Osmanlı Devleti’nin Petersburg’un daaralarında bulunduğu bazı elçiliklerde tasarrufa gitmesi üzerine 1858 yılındasona ermiş ve Petersburg elçiliği de Maslahatgüzarlığa dönüştürülmüştür.

ESTABLISHING AN OTTOMAN EMBASSY OFFICE IN RUSSIA 1856 AND ACTIVITES OF AMBASSADOR YUSUF RIZA BEY

Yıl 2012, Sayı: 26, 107 - 126, 27.04.2012

Öz

This article focuses on the establishment of a permanent embassy in Russia by theOttoman Empire, based on information revealed by the Ottoman archivaldocuments. It is significant that the Ottoman Empire waited until the second half ofthe nineteenth century 1856 to open a permanent embassy in Russia. In fact, theOttoman Empire had thought about opening an embassy in Russia in the periodwhen permanent embassies were established in Europe; however, this had not beenactualized. Later, the coronation of Alexander II became an opportunity to start thisprocess. A committee led by Mehmed Pasha as the ”temporary envoy extraordinary“was appointed to attend the ceremony. Moreover, Mehmed Pasha had beenreminded to attend the ceremony in a manner that suits the majesty of the OttomanEmpire and also asked to initiate the necessary preparations to open the embassy inPetersburg. The committee traveled to Moscow via Odesa and attended the ceremonyin a coach and with equipment that were equal to those of the French committee.Towards the end of the coronation ceremony, the Russian Foreign Affairs MinisterGorchakov heard from Mehmed Pasha the news of the imminent establishment ofan embassy in Petersburg and was very pleased. Later, when Tsar Alexander IIheard about the Ottoman Embassy to be opened in Petersburg, he did not bidfarewell to the Ottoman committee. Instead, he declared that he wished to meet themin Petersburg. In a while, everything that was necessary for an embassy was providedfor a rented house in Petersburg. Mehmed Pasha, who had accomplished hismission, was replaced by Server Bey as the diplomatic agent. But, upon his return toIstanbul, Yusuf Rıza Bey, who had previously been the ambassador to Athens, wasappointed to Petersburg as envoy extraordinary. Yusuf Rıza Bey traveled fromIstanbul to first Vienna and then to Petersburg and met the Tsar, who expressedboth his happiness and reproach. Yusuf Rıza Bey, on the other hand, pleased theTsar by the talk that he made. The appointment of Yusuf Rıza Bey, who conveyedinformation to the Ottoman Empire on various issues during his time in Petersburg,came to an end when the Ottoman Empire decided to retrench various embassiesincluding the one in Petersburg in 1858. The embassy then was transformed into adiplomatic agency.

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Yazarlar

Mustafa Aydın Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi 27 Nisan 2012
Yayımlandığı Sayı Yıl 2012 Sayı: 26

Kaynak Göster

MLA Aydın, Mustafa. “OSMANLI DEVLETİ’NİN RUSYA’DA ELÇİLİK AÇMASI 1856 VE ELÇİ YUSUF RIZA BEY’İN FAALİYETLERİ”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, sy. 26, 2012, ss. 107-26.

Türk Kültürü İncelemeleri – Haziran 2026 Sözlü Çeviri Özel Sayısı
Çağrı Metni



Sözlü çeviri, gündelik karşılaşmalardan kurumsal etkileşimlere kadar uzanan çeşitli bağlamlarda, iki dilli ve kültürlerarası iletişimin merkezinde yer alır. Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında, dillerden biri büyük ölçüde Türkçedir ve bu uygulamalar, Türkçenin diğer dillerle etkileşiminde ortaya çıkan iletişimsel, kültürel ve toplumsal dinamikleri yansıtır.
Haziran 2026 sayımız için hazırlamakta olduğumuz bu özel sayıyla, Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarını farklı tür ve bağlamlarda inceleyen özgün araştırmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalar, sözlü çevirinin dilsel, kültürel, toplumsal ve göstergebilimsel boyutlarına disiplinlerarası bir bakış sunarak, yalnızca çeviribilim alanına değil; Türk dili, kültürü ve toplumu üzerine yapılan araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.
Bu doğrultuda, sözlü çeviri üzerine çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenleri, araştırmacıları ve alanda aktif profesyonelleri, Haziran 2026 sayımıza katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Özel sayıya, Türkiye’deki sözlü çeviri ortamlarında iletişim süreçlerinin, rollerin ve çeviri uygulamalarının nasıl şekillendiğini tartışan kuramsal veya uygulamalı çalışmalarla katkı sunabilirsiniz.
Araştırma konularının, aşağıdaki temalar çerçevesinde tasarlanması önerilmektedir; ancak farklı yaklaşımlar ve konular da değerlendirmeye alınacaktır.

-Sözlü çeviri ortamlarında Türkçenin söylem yapıları ve etkileşimsel stratejileri,

-Mahkeme, hastane, okul gibi kamusal hizmet alanlarında yürütülen sözlü çeviri pratikleri,

-Andaş ve ardıl çeviride, Türkçeye özgü zorluklar ve stratejiler,

-Göç, azınlıklar ve çokdillilik bağlamında sözlü çeviri uygulamaları,

-Sözlü çeviri eğitimi ve öğretiminde dilsel ve kültürel boyutlar,

- Çeviri etiği ve profesyonel normların Türkiye’deki sözlü çeviri uygulamalarına etkisi,

-Teknoloji destekli sözlü çeviri araçlarının kullanımı,

-Toplumsal kriz, afet ve acil durumlarda sözlü çevirmenin rolü.


Önemli Notlar:
Özel sayıya gönderilecek makaleler için son teslim tarihi 15 Mart 2026 olarak belirlenmiştir.
Yazıların künye bilgileri, dipnot sistemi ve kaynakça gösterim şekli internet sayfamızda bulunan makale yazım şablonuna göre hazırlanacaktır.





Call for Papers
Turkish Cultural Studies – June 2026 Special Issue on Interpreting Studies

Interpreting occupies a central position in bilingual and intercultural communication across a wide range of contexts, from everyday encounters to institutional interactions. In interpreting settings in Turkey, one of the working languages is predominantly Turkish, and these practices reflect the communicative, cultural, and social dynamics that emerge through the interaction of Turkish with other languages.
With this special issue, scheduled for publication in June 2026, we aim to bring together original studies that explore interpreting practices in Turkey across diverse genres and contexts. Adopting an interdisciplinary perspective on the linguistic, cultural, social, and semiotic dimensions of interpreting, these contributions will provide valuable insights not only for the field of Translation and Interpreting Studies but also for research on Turkish language, culture, and society.
In this regard, we invite national and international scholars, researchers, and professionals working in the field of interpreting to contribute to our June 2026 issue. Submissions may include theoretical or applied studies that examine how communicative processes, roles, and interpreting practices are shaped within interpreting settings in Turkey.
Suggested, though not exclusive, areas of research include the following themes; alternative approaches and topics will also be considered.

-Discourse structures and interactional strategies of Turkish in interpreting settings,

-Interpreting practices in public service domains such as courts, hospitals, and schools,

-Turkish-specific challenges and strategies in simultaneous and consecutive interpreting,

-Interpreting practices in the context of migration, minority communities, and multilingualism,

-Linguistic and cultural dimensions in interpreter training and education,

-Translation ethics and the impact of professional norms on interpreting practices in Turkey,

-Use of technology-assisted interpreting tools,

-The role of interpreters in social crises, disasters, and emergency situations.

Important Notes:
The deadline for submitting articles to the special issue is March 15, 2026.
The article's citation information, footnote system, and bibliography format will be prepared according to the article writing template available on our website.